HUDER: Herkes işini yapsın

Yargıtay ve Danıştay'a 'sorumluluk bilinciyle hareket edin ve kaybettiğiniz tarafsızlıklarınızı ve güveni kazanma yoluna gidin' çağrısı...

Yargıtay Başkanlar Kurulu tarafından yayınlanan bildiri Huder tarafından yapılan basın toplantısıyla eleştirildi.

 

Basın toplantısında konuşan Huder Konya Şube Başkanı Özgür Solak, konuşmasında şunları söyledi: Siyasi ve yargıya intikal etmiş konular hakkında talihsiz açıklamalar yapılmış; bir gün sonra da Danıştay Başkanlığı tarafından bu bildiriye destek mahiyetinde bir basın açıklaması yapılmıştır.

 

Gerek 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nda, gerekse 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nda Başkanlar Kurulu’nun görevleri arasında “kamuoyunu aydınlatmak için bildiri yayınlamak” gibi bir görev yer almamaktadır. Her iki kanunun amacından da kurulların böyle bir görevi olduğu sonucuna ulaşmak mümkün değildir. Yargı organları, ancak kendilerine yasalarla tanınmış yetkileri, yasal sınırlar içerisinde ve belirli usullerle kullanabilir. Yargıtay ve Danıştay’ın siyasi alanda oldukça tartışmalı ve hassas, özellikle yargıya intikal etmiş ve karar aşamasındaki konularda hangi amaçla olursa olsun açıklama yapması kabul edilemez.

 

Hangi seviyede olursa olsun yargı organlarının bu tür basın açıklamaları yapması öncelikle organların kendisini yıpratır. Zira ortaya atılan görüşleri kabullenmeyen kamuoyu, görüş sahibi kurumların meşruiyetini sorgulamaya başlar; kamuoyunun adalet duygusu zedelenir ve yargıya güveni sarsılır. 

 

Ne yazık ki, Yargıtay ve Danıştay son dönemlerde, toplumun büyük bir kesimi tarafından da kabul görmeyen bir takım açıklamalarda bulunmayı adet haline getirmiştir. Bu kurumlar, sorumluluk bilinciyle hareket etmeli ve kamuoyu nezdinde kaybettikleri tarafsızlıklarını ve güveni kazanma yoluna gitmelidirler.  Sivil anayasa tartışmaları gündemde değil iken; buna ilişkin bir yargı süreci de yok iken, bildiride bu konuya ayrıntılı olarak değinilmesi ve önceki bildiriden uzunca alıntı yapılması tarafımızdan, “fırsat bulmuşken” yasama organını etkileme ve baskı altına alma olarak yorumlanmıştır. Bir yandan, yasama, yürütme ve yargı erklerinin bağımsızlığından bahsedilen bildiride, diğer yandan sivil anayasa çalışmalarının hedef alınması ve meclisin anayasa koyma yetkisinin sorgulanması apaçık çelişkidir.

 

Yüksek yargı mensuplarının, kuvvetler ayrılığı prensibinin kabul edildiği parlamenter sistemimizde, bu kuvvetler arasında sanki bir hiyerarşi varmış ve yargı da bu hiyerarşinin en üstündeymiş gibi açıklama yapması, korumaya çalışıldığı iddia edilen kuvvetler ayrılığı prensibini zedeler mahiyettedir. Yargılama yetkisini Türk milleti adına kullanan yüksek mahkemelerimizin yine millet iradesiyle oluşan yasama organının tasarruflarını peşinen şaibeli ve hukuka aykırı görmesi, kararlarında kullandığı “Türk Milleti Adına” ifadesiyle açıkça çelişmektedir. Bu da millet adına kullanılan yetkinin, millete karşı ve millete rağmen kullanılması anlamına gelmektedir.

 

Başörtüsüne ilişkin Anayasa değişikliklerinin engellenemediğinden yakınan Başkanlar Kurulu, ne yazık ki, Anayasa Mahkemesinde yargı süreci devam eden bu konuda fikir beyan etmesi ve meclisin beşte dördü tarafından kabul edilen bir düzenlemenin meşruiyetini sorgulanması Anayasa Mahkemesini etkilemeye ve üyeler üzerinde baskı oluşturmaya yöneliktir.

 

Başkanlar kurulunun, AKP hakkındaki iddianameye sahip çıkması ve sahip çıkış tarzı da yine Anayasa Mahkemesini etkileyecek niteliktedir. Bildiri bu anlamda neredeyse Anayasa Mahkemesine bir “tembih” özelliği taşımaktadır. Temyiz süreçlerinin ortalama 2-3 yıl sürdüğü bir dönemde Yargıtay Başkanlar Kurulunun geç gelen adaletin fayda etmeyeceğinden yakınması gerekirken, kendi görevi olmayan ve tamamı siyasi ve yargıya intikal etmiş konulardaki yakınmalarını duymak endişe vericidir.  Bugün yargının bağımsızlığından dem vuran Başkanlar Kurulu’nun 28 Şubat brifinglerine, Genelkurmay’ın e-muhtırasına ve Sayın Baykal’ın 367 kararının arefesinde sarf ettiği “iç savaş çıkar” sözüne karşı niçin yargının bağımsızlığını savunmadığını haklı olarak sormak gerekir.

 

Ferit Hepokur-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?