Hollanda’da Kartel Politika!

yazar-45

Geçen hafta Hollanda’da hükümetin bir gecede düştüğünü yazmıştık. Bu hafta ise yeni kurulan hükümeti, şeçimleri ve siyasi partileri ele alacağız.

İlginç! Bir ülkede hükümet düşüyor ve hızlı bir şekilde yani bir hafta gibi kısa bir zamanda hükümet kuruluyor. Gerçi geçici bir hükümet, seçim hükümeti ya da azınlık hükümeti ama, önemli olan hükümetin bu hızda kurulması Usta siyasetçi, eski başbakan Ruud Lubbers on günde hükümeti kurdu. Ve hayat normal devam ediyor Hollanda’da. Başka ülkelerde olsa herhalde günlerce tartışılır, kavgalar edilirdi. Yeni kurulan kabineye muhalefet partilerinden bazı eleştiriler gelirken, yeni hükümete güvensizlik sözkonusu olmadı. Hükümeti düşüren D66’lar bile cıngart çıkartmadılar desem yeri vardır. Onbeş dakika gibi zaman diliminde Başbakan Balkenende yeni hükümeti ve görevlerini açıkladı. Seçim hükümetinin iki ana görevi görünüyor. Bunlar: vergi planını ve 2007 bütçesini hazırlamak.

Peki ne olacak şimdi. Seçimler öne alındı. Mayıs ayında yapılacak milletvekili seçimleri 22 Kasım’da yapılacak. Tüm siyasi partiler harıl harıl seçim hazırlığı yapıyorlar. Biz de hazırlıksız yakalandık. Sivil toplum örgütleri olarak siyasi partilerle oturup, konuşup seçilebilecek muhtemel aday adayları için konuşma zamanı bile bulamayacağız herhalde. Yaz tatili bir taraftan sıkıştırıyor.

Seçimlerin gündeme gelmesiyle birlikte hangi partiye oy vereceğiz sorusu da beraberinde geliyor. İsterseniz bu soruya cevap veren Hollandalı siyaset bilimcilerinden André Krouwel’a biraz kulak verelim.

Siyaset bilimci ve Vrije Universitesinde öğretim görevlisi olan Krouwe Hollanda’nın günlük gazetelerinden Trouw’a yazmış olduğu bir yazına şu sözlerle başlıyor: “Gerçek değişimi isteyenler, önümüzdeki seçimlerde PvdA (işçi parti) ya oy vermesinler”.  Zira muhalefet mevcut sistemin bir parçasıdır.

Ve yazısına şöyle devam ediyor: “2006 seçimlerini hangi partinin kazanacağı o kadar önemli mi? Seçimlerde, oy kullanmaya gerek var mı? Siyaset seçmeni hayal kırıklığına uğratıyorlar. Çünkü geçtiğimiz dönemde üç büyük parti program olarak birbirine o kadar yakınlaştı ki. Üçüncü Yol’u seçen PvdA bile liberalleşmekten kendini alıkoyamadı. Liberaller, VVD seksenli yılların Pazar düşüncesini geride bıraktı ve güçlü devlet’i yeniden keşfetti. Hıristiyan Demokratlar da “CDA” değişimden payını aldı. Sosyal-Hıristiyan bir parti olmaktan öte muhafazakarlığı seçti”.

Siyaset bilimci André Krouwel’e göre Hollanda’da artık bir parti kartel’i oluştu. PvdA, VVD ve CDA kendilerini zorlamadan ortak hükümet kurabilirler. Hollanda uzun zamandır bu üç partinin hegemonyası altında. Her üç parti dramatik olarak sosyal olmaktan uzaklaşıp, eskiden temsil ettikleri sosyal grupları bırakıp Hollanda orta sınıfının partileri haline geldiler. Hollanda’da tartışma artık hangi partinin ne düşündüğü şeklinden çıkıp başbakanın Bos mu yoksa Balkenende mi olacağı yönündedir. Yani liderlerin tartışması dönemidir Hollandanın gündemi.

Seçimlere hazırlanan Hollanda’da Liberallar ve D66’lılar geçtiğimiz günlerde parti liderlerini seçtiler. İşçi Partisi ve Hıristiyan Demokratlar henüz böyle bir seçimi yapmadılar. Bu haliyle seçime giden Hollanda’da seçim sonuçlarını şimdiden kestirmek kolay diyor siyaset bilimciler. Üç büyük ve klasik parti hemen kendi aralarında hazırlayacakları bir liste ile hükümeti nasıl kuracaklarını çok kolay belirleyebilirler. Zira bu üç parti Hollanda’da siyasi kariyer yapmak isteyenlerin yuvası. Herkezin gözü bu partilerde…

Hollanda’da siyasi kartel’in oluşmasında, bürokraside yer alanların siyasete soyunmasıyla oluştu ve bürokrasi palamentoya girdi ve bürokratlar ülkeyi yönetir oldu diyor siyaset bilimci Krouwel. Böyle olunca halk temsilcileri devlet temsilcileri haline geldi. Yani milletvekilleri halkı temsil edeceği yere devleti halka karşı temsil eder hale gelmiş. Seçmen temsilcisi ile devleti temsil edenler arasındaki farkı seçemez olmuş. Dolayısıyla devlet taraftar olmuş. Kartel partilerin gelirleri devletten olunca, seçmen kongrelerde sadece alkış tutan insanlar haline gelmiş.

Evet Hollanda siyasetinin durumu siyaset bilimcilerine göre yukarıdaki gibi. Vatandaş uzun zamandır mevcut politikadan rahatsız. Bu rahatsızlığını hatırlayacak olursak popülist siyasetçi Pim Fortuyn’a oy vererek göstermişti bir zamanlar.

Siyaset bilimcilerin bu uyarılarını umarım devleti yönetenler ve hasseten siyasi partiler anlarlar, kavrarlar ve bu gidişatın değişmesi için köklü değşiklik yapacak politikalar üretebilirler. Aksi takdirde gelecek seçimlerde vatandaş mevcut kartel siyasi partilere evet veya hayır demiş olacaklar.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.