Hollanda'da 'imam eğitimi' sonlandırılıyor

Hollanda'da camilerde görev yapacak imamların eğitilmesi amacıyla devlet tarafından başlatılan 'imam eğitimi' programı sonlandırılıyor

 

Ülkede 2006 yılında camilerde görev alacak imamların yetiştirilmesi amacıyla InHolland Meslek Yüksek Okulu'nda başlatılan ''imam eğitimi''nin ''ekonomik gerekçelerle'' sonlandırıldığının açıklanmasına karşın, bu gerekçe Müslümanlarca inandırıcı bulunmadı.

Halen 105 öğrencinin devam ettiği bölümün 2018 yılında tamamen kapatılacağını belirten InHolland Yönetim Kurulu Başkanı Doekle Terpstra, ''en pahalı eğitimiz'' diye tanımladığı bölüme bu tarihten sonra öğrenci alınmayacağını açıkladı.

2006 yılında dönemin ''Uyum''dan sorumlu Devlet Bakanı Rita Verdonk'un zorlaması sonucu ''Devlet ile Müslümanlar Arası İletişim Organı''na (CMO) bağlı kurumların kısmi onayıyla başlatılan eğitimde, Hollandaca'ya ve ülke kültürüne vakıf imamların yetiştirilmesinin amaçlandığı belirtilmişti. Hollanda Diyanet Vakfı (HDV), eğitimin içeriğinin ve süresinin yetersiz olması gerekçesiyle eski Devlet Bakanı Verdonk'un bu projesine destek vermemiş ve CMO içinde de karşı oy kullanmıştı.

InHolland'da 2006 yılında başlatılan ''imam eğitimi''nin başlamasının ardından programı inceleyen Leiden Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Pieter Sjoerd van Koningsveld, sözkonusu programın ''Türkiye'deki İmam Hatip Liseleri'nin seviyesinin altında olduğunu'' söylemişti.

-Müslümanlar Avrupa'nın parçası-

Avrupa'da yaşayan Müslümanların sayısının 20 ila 25 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, 27 üyeli Avrupa Birliği'ndeki (AB) 20 ülkenin nüfusundan ve nüfusu en az olan 10 AB ülkesinin toplam nüfusundan daha büyük

Avrupa'da yaşayan Müslüman nüfusun önemli bir kesimini göçmenler teşkil ediyor. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yıkılan Avrupa'nın yeniden inşası ve sanayileşme sırasında ortaya çıkan işçi ihtiyacı dolayısıyla Türkiye, Fas, Cezayir gibi Müslüman ülkelerden Avrupa'ya işçiler davet edilmişti.

Özellikle 1960'lardan itibaren başlayan kitlesel 'misafir işçi' göçü, yetmişlerin sonlarına gelindiğinde aile birleşimi yoluyla eş ve çocukların da Almanya, Hollanda, Fransa, İngiltere, Belçika gibi sanayileşmiş Batı Avrupa ülkelerine intikali, kalıcı göçmenlik olgusunu ortaya çıkardı.

1990'lardan sonra ise hem Batı Avrupa ülkelerinin hükümetleri ekonomik ve sosyal politikalarını düzenlerken, hem de göçmenler kişisel ve ailevi gelecek planlarını yaparken kalıcılık halini dikkate almaya başladı. 2000'li yıllara gelindiğinde Avrupa'da yaşayan Müslümanlar, Avrupalı Müslüman düşünür Tarık Ramazan'ın deyimiyle göçmenlikten gittikçe uzaklaşarak ''Avrupalı Müslüman'' kimliğini benimsemeye başladı.

-Hollanda'da 5 yüksek öğretim kurumunda İslam ilahiyatı eğitimi veriliyor-

16 milyon nüfuslu Hollanda'da yaklaşık bir milyon Müslüman yaşıyor ve halen 5 yüksek öğretim kurumunda İslam ilahiyatı eğitimi veriliyor. Lisans düzeyinde eğitim veren bu programların en eskisi 1997'de kurulan Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR), en yenisi ise 2006'da uyumdan sorumlu devlet bakanlığının verdiği bütçe ile InHolland Meslek Yüksek Okulu bünyesinde kurulan ''imam eğitimi'' ve ''İslam dersi öğretmeni'' programları.

Müslüman grupların inisiyatifi ile kurulan IUR 2010 yılında ''manevi bakım ve rehberlik'' yüksek lisans programı için Hollanda ve Belçika Felemenk Bölgesi Akreditasyon Kurumu NVAO'dan akreditasyon aldı. Geçen Ocak ayında ise IUR'nin lisans düzeyindeki İslam eğitimi tanındı. 2001 yılında Avrupa İslam Üniversitesi (IUE) adıyla başlatılan İslam eğitimi ise henüz NVAO tarafından tanınmadı.

Leiden ve VU Amsterdam üniversiteleri bünyesinde açılan iki İslam ilahiyatı eğitimi ise Hollanda üniversitelerinin din bilimleri eğitiminde oluşturduğu iki ayrı geleneği temsil ediyor. 2005 yılında 1.6 milyon avro hükümet desteğiyle kurulan VU Amsterdam ''din ve hayat tarzları/İslam'' programı 'simplex-ordo', 2006 yılında 2.5 milyon avro destekle kurulan Leiden ''İslam ilahiyatı'' programı ise 'dublex-ordo' modeline göre yapılandırılmış.

'Dublex-ordo' modeline göre dini ele alırken tamamen akademik, bilimsel yaklaşımlar esas alınıyor. Dine dışarıdan, seküler bir çerçeveden bakılıyor. Bu yönteme göre, mesela 'İslam akaidi' dersini bir ateistin vermesinde teorik olarak hiçbir mahzur bulunmuyor. Eğer İslami cemaatler kendi anlayışlarına göre bir İslam semineri vermek istiyorlarsa, üniversitedeki akademik eğitimden sonra, ayrı bir program olarak vermeleri, bunun da yine üniversitenin binası içinde ve gözetimi altında yapılması mümkün. Bu yönteme göre papaz yetiştiren kiliseler, üniversitenin 3 yıllık eğitimini bitiren adaylara 3 yıl da kendi atadıkları profesörlerden ders aldırıyorlar. Süreç birbirinden ayrı iki bölüme ayrıldığı için 'dublex-ordo' adıyla anılıyor.

'Simplex-ordo' modelinde ise din eğitimi, akademik olmakla birlikte dini bir yaklaşımla veriliyor. Din diyolojik-hermenötik bir metotla tartışılıyor. Dinin kendi dinamikleri ve kendi mantığı içinde verilen dersler, diğer modelde olduğu gibi üç yıldan sonra ayrı bir program olarak değil, bütün programın içine yayılmış olarak ilk yıldan itibaren veriliyor. Bu yönteme göre İslam dini ile ilgili dersler, Müslüman öğretim üyeleri tarafından veriliyor.

Hollanda, Belçika ve Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa devleti, imamların ülke içinde yetiştirilmesini sağlamaya yönelik politikalar izliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı ise hem Türkiye'den Avrupa'ya imam gönderilmesi yolunun sürekli olarak açık kalmasını sağlamaya çalışıyor, hem de Avrupa ülkelerinde İmam Hatip liseleri ve İlahiyat fakülteleri kurma girişimlerinde bulunuyor. Bütün bunlara ilaveten Türkiye'de Ankara ve Marmara üniversiteleri bünyesinde Türk kökenli Avrupa vatandaşı öğrencilere mahsus 'yurt dışı ilahiyat' bölümleri bulunuyor.

Dünya Haberleri

İRAN'DAN MÜZAKERE AÇIKLAMASI
EVE DÖNDÜK BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE KATILMIYORUZ
İSVEÇ TÜRKİYE'YLE KARIŞTI!
TRUMP'A SUİKAST GİRİŞİMİ
TÜRKİYE'DEN KORKAN YUNAN FRANSA'YA SARILDI