Telefon dinlemelerine takılan ve şifreli olduğu söylenen örgütsel kelimeler ise günlük hayatta her gün birçok kişinin kullandığı "hocam ", "abi ", "mekan", "çay içmek", "ders" gibi kelimeler. Soruşturma kapsamında örgütsel söylem olarak nitelendirilen kelimeler telefon takibinden elde edilip emniyet sorgusunda sanıkların önüne konuldu.
3 İLDE 3 TÜRKİYE SORUMLUSU
Operasyon kapsamında dikkat çeken bir diğer unsur ise Halis Bayancık"ın El-Kaide Türkiye sorumlusu olarak kamuoyuna yansıtılması oldu. Geçtiğimiz yıl Konya'da gerçekleştirilen operasyonda da Haydar Kırkan isimli kişi örgütün Türkiye sorumlusu olarak kamuoyuna duyurulmuş, Haydar Kırkan medya lincinden kaçtığı için bir süre teslim olmamış, davanın ilk duruşmasında geldiği mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Geçtiğimiz aylarda Gaziantep'teki operasyonda da Mehmet Polat isimli kişinin örgütün Türkiye ve Gaziantep sorumlusu olduğu ileri sürülmüştü. Üç ilde yapılan 3 operasyonun hepsinde gözaltına alınan 3 farklı kişinin Türkiye sorumlusu gibi gösterilmesi kafalarda soru işareti bıraktı.
KROKİ YOK, KAMYONET YOK
İstanbul’daki operasyonda gözaltına alınan kişilerin, 15-20 Kasım saldırılarına benzer bir saldırı hazırlığı içerisinde oldukları, hatta evlerine yapılan baskınlarda bazı konsoloslukların krokilerinin ele geçirildiği haberleri de tamamen asılsız. Zanlıların avukatları, gözaltına alınan kişilerin ev ve işyerlerinde basında yazıldığı gibi bir kroki çıkmadığını, emniyet ve savcılık sorgulamalarında da böyle bir soru ve suçlama ile muhatap olunmadığını söylediler. Ayrıca gazetelerin gündeme getirdiği gibi bombalı araçla saldırı için kamyonet temin edildiği bilgisi de tamamen hayali.
TUTUKLAMALARA İTİRAZ EDİLDİ
Sanık avukatları, El Kaide üyeliği suçlamasının içini dolduracak herhangi bir delil olmadığı, şüphelerden yola çıkılarak örgütsel bir oluşum meydana getirilmeye çalışıldığı gerekçesiyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde tutuklamalara itirazda bulundular.
Vakit