“Ülkemizin gündemi edebiyatçılara, tarihçilere, siyaset tarihçilerine, mizahçılara malzeme sağlama konusunda çok mümbittir” diyen platform sözcüsü Bayram Vanlı, “Bu siyasal gündemi takip edebilmek için orta seviyenin üzerinde bir kültürel birikim gerekmektedir. Kastedilenleri anlamak maksatları öğrenmek için halkımızın çokça ansiklopedi karıştırması gerekiyor. İyi ki varsın Google! Değilse halkımız bu seri atışmaları ve onların maksatlarını nasıl takip edebilecektir. Tapınak şövalyelerinden, Haşhaşilere, Hasan Sabbah’tan, Yezid’e, Ulubatlı Hasan’dan, II. Abdulhamid’e, kadar herkes diğerine ve kendine bir rol biçmekte, yeni tanımlar yapmaktadır. Biri ötekinin inine girmekte, şu bunun evine ateş düşürmektedir. Birisi ananas! pazarlamakta diğeri muz cumhuriyeti! idare etmektedir. Dualar, beddualara karışmış, parti ile cemaat, kalkınma ile hizmet, fedailik ile adalet bir savaşa tutuşmuş gitmektedir. Yani bizim anlayacağımız maklube çoktan inkılâp olmuştur. Bu herc-u mercin içerisinde çatışmanın üçüncü şahıslar ve gruplara da yansıması olayı daha da çirkinleştirmektedir. Taraflardan birinin yardım kuruluşlarını ve bazı aktivistleri hedef alan ve çatışmaya dahil etmeye çalışan gayreti ile bir diğer tarafın bağcıyı dövmek isterken bağa zarar verecek şekilde istihbarat teşkilatını dini gruplara yönelttiği iddiası vahim olan durumu içinden çıkılmaz daha vahim bir karanlık noktaya götürmektedir. Bu gidiş tuzun koktuğunun ilan edilmesine kadar varacaktır” dedi. İHH baskınlarına da değinen Vanlı, “İHH ve el-Kaide yapılanmaları adı altında belirgin camialara yönelik baskılar meseleyi kendi çizgisinden çıkarıp, farklı mecralara yöneltmeye çalışanlar şu bilinmelidir ki; Her Şahıs ve her kurum kendi yaptıklarından mesuldür. Düşmanını dövemeyenin onun selam verdiğini dövmeye kalkışması bir acizlikten ibarettir. Sapla samanı birbirine karıştırmak bir basiret körlüğüdür. Ortadoğu’ya örnek olarak sunulan Türkiye’nin, Ortadoğu’yu örnek alır hale gelmesi dikkat çekici bir durumdur. Başkasının camına atılan taşlar, sırçadan sarayda çatlaklar oluşturmaktadır. Ülkemiz siyasetindeki yeni trend, “Ölümle tehdit ediliyorum, başarısız suikast girişimi yapıldı, ailemin ve çevremin can güvenliği tehlikede” gibi ifadelerden oluşmaktadır. Herkes tehdit olunmakta, herkes saldırıya maruz kalmaktadır. Bunlar doğru ise ülkede can ve mal güvenliği kalmamıştır. Etkili ve yetkili ağızlara toplum içinde derin endişeler meydana getirecek toplumsal histeriye yol açacak ifadelerden kaçınmaya davet ediyoruz. Her trendin peşine düşerek, yeterince gergin olan toplumu germeyin” diye konuştu.
Herkes yaptıklarından mesul
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 332. Hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. Bu haftaki gündemde siyasette yaşanan gelişmeler ve İHH binalarına yapılan baskınlar vardı
Yerel Haberleri
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ