CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, dün 1 saati aşan CHP grup konuşmasında 23 Nisan'dan 1 Mayıs'a ve pirinçteki fiyat artışlarına kadar hemen her konuya değinip Erdoğan'ın eleştirilerine yanıt verdi ancak partisi hakkında kapatma davasına konu olabileceği ileri sürülen "Kanaltürk'e faturasız 4 milyon YTL aktarımı" konusuna hiç girmedi.
Baykal Meclis'teki uzun konuşması boyunca oldukça gergin gözükürken hemen her konuya değinmesine rağmen, 4 trilyonla ilgili tek kelime etmedi, gazetecilerin çıkışta soru sormasına fırsat verecek bir pozisyona girmeden ayrıldı.
CHP'nin Siyasi Partiler Yasası'na aykırı olarak Kanaltürk televizyonuna 4 milyon YTL aktardığı iddiası ilk olarak geçen yıl gündeme geldi. Maliye Bakanlığı, Kanaltürk'ün resmi kuruluşu Yaşam Televizyon Yayın Hizmetleri Anonim Şirketi'ne CHP'den 2004 ve 2005 yıllarında toplam 4 milyon 102 bin 109 YTL para aktarıldığını tespit etti. Bakanlık para trafiğini rapor haline getirerek hem Anayasa Mahkemesi'ne hem de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Bakanlık, Anayasa Mahkemesi'nden, Siyasi Parti tüzel kişiliği açısından işlem yapılmasını, İstanbul Başsavcılığı'ndan da para aktarımını gerçekleştiren kişiler için yasal sürecin başlatılmasını istedi. İstanbul Başsavcılığı, görevsizlik kararı vererek dosyayı 20 Mart'ta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Başsavcılık ise hiçbir işlem yapmadan beklettiği dosyayı, haber gazetelerde çıktığı gün alel acele Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi.
GENÇ PARTİ GİBİ
CHP hakkında, Anayasa'nın 69 ve Siyasi Partiler Yasası'nın 67 ve 70'inci maddelerine göre kapatma davasına konu olabileceği ileri sürülen bu sürecin, kapatılan RP'nin kayıp trilyon davası ile benzerliği savunuldu ancak daha çok geçen yıl Genç Parti hakkında ortaya atılan iddialarla örtüşüyor. Maliye, geçen yıl GP'nin 2002 yılı hesaplarını incelemiş, Uzan Grubu'na ait Mavi Ajans ve Canlı Limited Şirketi'ne 450 trilyonu aşkın faturalar kesildiğini, buna karşın bir hizmet alınmadığı ileri sürülmüştü. Bakanlık usulsüzlük iddialarının araştırılması için Yargıtay Başsavcılığı'na başvurmuştu. Yargıtay Başsavcılığı o dönemde de bu evrakı "mali hesapların incelenmesi çerçevesinde değerlendirilmesi" için Anayasa Mahkemesi'ne göndermişti.
Memleket