Düşüncelerin, inançların, kimliklerin üzerinden tankların geçtiği ve özgürlüklerin yok edildiği bir dönem olarak tanımlanan 28 Şubat döneminde 100 bine yakın kız öğrencinin eğitim hayatından mahrum bırakıldı. Kuran kurslarının kapatıldığı, kuran eğitimine yaş sınırı getirildi özetle islami kimliğin yok edilmeye çalışıldığı bir dönemin anlatıldığı programa AK Parti Milletvekili Leyla Şahin Usta, AK Parti İl Başkanı Musa Arat, Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Lütfiye Poçanoğlu, Araştırmacı yazar Mustafa Yazgan ve çok sayıda davetli katıldı. Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Lütfiye Poçanoğlu, her karanlığın bir aydınlığı olduğuna inandıklarını söyleyerek, “Milletin uyanması, birliği ve beraberliği ile vatana, insani ve inanç haklarımıza ve dünyadaki itibarımıza göz diken hainleri ezip geçtik 15 Temmuz’da. Yapılan zulüm anlarında insanlar kanlarıyla canlarıyla mücadeleler verdiler. Sadece başörtü değildi sorun. Sorun islam ve inançlı insanların devletin yönetiminde olmalarıydı. Evet, inanlar mağdur oldular zulüm gördüler, eziyet çektiler ama zulümler o günlerde kaldı. Yaşanan acılar unutulmadı. Bize de burada düşen görev o acıları unutturmamak.” dedi. Ak Parti Milletvekili Leyla Şahin Usta, kendisinin o dönemde mağdur olan öğrencilerden biri olduğunu ifade etti. 28 Şubat sürecinin sadece başörtüsü yasağı olmadığını vurgulayan Usta, vesayet odaklarının Türkiye’ye kendi gücünü ve yaşam tarzını oturtma çabası olduğunu dile getirdi. Usta, “Ekonomi ayağıyla, medya ayağıyla, siyaset ayağıyla ve işin içindeki cuntayla beraber, hatta sivil toplum kuruluşları olarak geçen sendikalarında aktif olarak katıldığı inançlı insanların üzerinden geçtikleri bir dönemden bahsediyoruz. Onlar geçtiklerini zannediyorlar ama geçemediler. Ben öğrenciyken yakalandım. Cerrah Paşa Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisiyken birden yasakla karşılaştık. Sınavlara alınmadık, stajlara giremedik. Ve ya girsek bile yoklama kâğıdında isimlerimizin üzerine eksi işareti koyularak türbanlı kelimesi eklendi. Bir sonraki yoklamada sınıfta olduğumuz halde ismimiz okunmadı ya da direk kapıdan sokmayarak bizleri engellemeye çalıştılar. Gerekçe olarak da sadece biz inanan insanları Müslümanları bir tehdit, tehlike olarak gördüklerini söylüyorlardı. Somut olarak hiçbir şey olmamasına rağmen bunu bir gerekçe olarak gösterip bizlere siz haksızsınız, size verecek hiçbir şeyimiz yok diyorlardı. Ki biz bu hakları herkes gibi emek vererek, çalışarak, devletin okullarında okuyarak, devletin açmış olduğu imtihanlarla ve imkânlarla o mevkilere gelmiş herkesin hakkının bir anda hiçe sayıldı. Sadece öğrenciler değil. Öğretmenler, doktorlar işlerinden atıldı. Yüksek Askeri Şura kararıyla hiçbir hak verilmeden askerler, polisler atıldı. Kendilerince bu zulmü haklı gördüler.” şeklinde konuştu. Leyla Şahin Usta o dönemle FETÖ arasındaki bağlantıya değinerek, Gezi Parkı olaylarındaki gibi kamu malına zarar vermeden hakları aradıklarına dikkati çekerek konuşmasına son verdi. Ferit Hepokur-Memleket