Yapay zeka araçları, iş dünyasında raporlamadan veri analizine, içerik hazırlamadan planlamaya kadar pek çok alanda çalışanların vazgeçilmez yardımcısı haline geldi. Ancak bu teknolojik dönüşüm, şirketler ile çalışanlar arasında yeni bir "şeffaflık" tartışmasını da beraberinde getiriyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yapay zekaya bakışını ve kullanım alışkanlıklarını mercek altına almak adına LinkedIn üzerinden dinamik bir araştırma gerçekleştirdi. Toplam 254 kişinin katılımıyla yapılan araştırma, yapay zekanın iş hayatındaki yükselişini çarpıcı verilerle ortaya koydu.
Her 5 Çalışandan 1'i Yapay Zeka Kullanımını Gizliyor
Araştırma kapsamında çalışanlara, iş süreçlerinde yapay zeka araçlarını kullanırken şirketlerine karşı ne kadar açık oldukları soruldu. Katılımcıların yüzde 61'i bu konuda tamamen şeffaf olduğunu beyan etti. Ancak madalyonun diğer yüzü, yapay zekanın iş hayatında kimi zaman "sessizce" yer edindiğini gösteriyor:
Katılımcıların yüzde 14'ü yapay zekayı şirketine söylediğinden daha fazla kullandığını itiraf etti.
Yüzde 5'lik bir kesim ise şirketinin olumsuz yaklaşabileceği endişesiyle yapay zeka kullandığını tamamen gizliyor.
Bu veriler, yaklaşık her 5 çalışandan 1'inin (yüzde 19) yapay zeka kullanımını ya da kullanım düzeyini şirketiyle açıkça paylaşmadığını net bir şekilde gözler önüne seriyor. Öte yandan, katılımcıların yüzde 20'si ise iş süreçlerinde henüz hiçbir yapay zeka aracı kullanmadığını belirtiyor.
Geleceğe Hazırlık: Yapay Zeka İçin İş Değiştirenler Bile Var
Yapay zekanın iş tanımlarını doğrudan etkilediği bu yeni dönemde, çalışanların geleceğe yönelik adaptasyon planları da oldukça dikkat çekici. Araştırma sonuçları, iş dünyasında güçlü bir gelişim isteğinin dalgalandığını gösteriyor.
Katılımcıların yüzde 62'si, yapay zekanın önümüzdeki iki yıl içinde iş tanımlarını önemli ölçüde değiştireceğini bilmesi halinde yapay zeka becerilerini geliştireceğini vurguluyor. Buna karşın, her 4 çalışandan 1'i (yüzde 25) yapay zekanın yarattığı etkinin abartıldığını düşünerek süreci tamamen akışına bırakmayı tercih ediyor. Dönüşümün hızına ayak uydurmak yerine radikal bir karar alarak iş veya sektör değişikliği yapacağını ifade edenlerin oranı ise yüzde 13 olarak kayıtlara geçti.