Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Nazım Koçu, yaptığı açıklamada insan sağlığı ve yaşamı açısından tehlikeli olan hava kirliliğinin özellikle kış aylarında sınır değerlerin çok üzerine çıktığını belirtti.
Atmosferdeki gazların su buharının yoğun olduğu bulutlarda suyla birleşerek sülfürik ve nitrik aside dönüştüğünü ifade eden Koçu, ''Bu asitler, daha sona yağmur damlaları ile birlikte yere inerek tarihi eserler üzerine düşmekte. Yapı yüzeyine düşen asit yağmurları tarihi eserlerin bozulmasını hızlandırmakta'' dedi.
Tarihi eserlerin özellikle kış aylarında hava kirliliğinin en yoğun olarak yaşandığı kent merkezinin tam ortasında kaldığını belirten Koçu, şunları kaydetti:
''Atmosferdeki duman, toz, kükürtdioksit, karbondioksit ve karbonmonoksit havanın nemi ile reaksiyona girerek tarihi eserlerin yapısını bozabiliyor. Hava kirliliği sonucunda oluşan sülfatlar tarihi eserlerdeki yapı taşlarını bozmakta ve bu gözeneklerde kalsiyum sülfat oluşmaktadır. Böyle durumda yapı taşları bünyesine su aldıkça şişer, kuruması sırasında ise büzülür. Gözeneklerin sürekli şişip küçülmesinden dolayı da gerilmeler, yüzeyde kavlamalar oluşur.''
Koçu, atmosferdeki zararlı gazların tarihi eserler üzerindeki kalker kökenli malzemeleri 25 yılda 1-3 mm yüzey erozyonuna uğratabildiğini bildirdi.
HAVA KİRLİLİĞİNİN ÖNLENEBİLMESİ İÇİN...
Hava kirliliğinin önlenmesinde bireylerin bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Koçu, ''Sanayi tesislerinden, konutlardan, ulaşım araçlarından atmosfere salınan zararlı gazlar kirliliğin en önemli nedenlerindendir. Bu etkenlerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi gerekir. Bunun yanında yeşillendirme çalışmaları yapılarak hava kirliliğinin önüne geçilmeye çalışılmalı'' diye konuştu.
Tarihi eserlerde su ve neme karşı gerekli yalıtımlar yapılması gerektiğini belirten Koçu, tarihi eserlerdeki tespit edilen bozulmaların uzmanlar denetiminde onarılması gerektiğini bildirdi.
Yapılarda yenilenebilir enerji kullanımı konusunda araştırmalar yapılması gerektiğine de dikkati çeken Koçu, çevreyi ve atmosferi kirletmeyen yapıların tasarımına ve uygulamasına geçilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
aa