Normal şartlarda fare, hamster ve sincap gibi kemirgenlerin dışkı ve tükürük yoluyla bulaştırdığı hantavirüs, form değiştirerek küresel bir tehdit haline geldi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, virüsün Andes (And-v) varyantının insandan insana yakın temas, öksürük ve hatta cinsel ilişki yoluyla bulaşabildiğini açıkladı. Bu yeni varyantın, alışılagelmiş salgın modellerinden farklı olarak 2018'deki seyahat gemisi vakalarından beri takip edildiği belirtiliyor.
"Kendi Suyunuzda Boğulabilirsiniz"
Virüsün vücuda girdikten sonraki kuluçka süresi oldukça geniş bir yelpazeye sahip; belirtiler 1 ila 8 hafta arasında ortaya çıkabiliyor. Erbaş, hastalığın seyrini şu sözlerle özetliyor: "Asla burun akıntısı yapmaz, direkt akciğer ödemi ve şiddetli öksürükle başlar. İkinci günde hastayı entübe edebilir." Tedavisi olmayan virüste ölüm oranının %50 gibi çok yüksek bir seviyede olduğu, sadece plazma tedavisiyle kurtulma şansının artırılabileceği vurgulanıyor.
Belirli Gen Grupları ve Kronik Hastalar Büyük Risk Altında
Hantavirüsün seçici bir öldürme mekanizmasına sahip olduğunu belirten Erbaş, özellikle 70 yaş üstü ve ek hastalığı olanların (diyabet, KOAH) risk grubunda olduğunu söyledi. Ayrıca genetik bir yatkınlığa dikkat çeken Erbaş; HLA-B8 gen grubuna sahip olan Tip-1 diyabetliler, çölyak hastaları, Haşimato ve Graves gibi bağışıklık sistemi hastalıkları olan kişilerin virüse karşı çok daha savunmasız olduğunu ifade etti.
Askeri Teknolojiler ve Püskürtmeli Aşı Çalışmaları
Virüsün geleceğinin yıllar öncesinden tahmin edildiğini belirten Erbaş, ABD'de Maryland'daki askeri birliklerde aşı çalışmalarının denendiğini açıkladı. Bu aşılar, geleneksel iğneli yöntemlerin aksine püskürtmeli tabancalar ile 0,5 mm'lik bir basınçla cilde uygulanıyor. Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılan bu virüslerin, hibrit varyantlar oluşturularak araştırıldığı da gelen çarpıcı bilgiler arasında.