Adana Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mustafa Tuncel pazartesi gününden bu yana 40 yıllık yol arkadaşı ve yardımcılığını yaptığı MHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Durak'a yönelik ağır eleştiriler yapıyor...
"Durak 2 milyar dolarlık servetini bereketli maaşıyla mı biriktirdi!"
"Başkan verimsiz toprakları çok sever!"
MHP'li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak hakkında, 8 Mart Pazartesi gününden bu yana düzenlenen Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantılarında her gün ayrı bir konuda dikkat çekici açıklamalar yapan MHP'li Meclis Üyesi Mustafa Tuncel'in konuşmaları devam etti. Tuncel, 10 Mart Çarşamba günü yapılan meclis oturumunda Başkan Durak'ın 2 milyar dolarlık servetinin kaynağını bir poşet içinde kürsüye getirdiği 'verimsiz boz toprakla' izah etmeye çalıştı.
Mustafa Tuncel, konuşma yaptığı kürsüdeki mikrofonun bir ara kapanması üzerine gerginleşti ve görevlilerden aldığı telsiz mikrofonla salonda gezerek devam ettiği konuşmasında kullandığı bazı ifadeler Başkan Durak'ı hayli kızdırdı. MHP'li Durak konuşmacıya, "İnsanların kafasını karıştırma" diye bağırdı. Aytaç Durak'la 30 yıllık siyaset arkadaşı olan Mustafa Tuncel'in karşılıklı atışmalarıyla hayli gergin anların yaşandığı konuşmaları şöyle gelişti;
"Arkadaşlar şurada bir poşet var getirin bana onu. Bu poşetin içinde ne olduğunu tahmin edersiniz. Toprak. Kırmızı toprak var bu poşeti içinde... (Poşeti açıp içine baktıktan sonra) Ama kırmızı da değilmiş. Bu boz toprak. Verimsiz toprak yani. Başkanın en sevdiği toprak çeşidi.
Başkan yakın arkadaşlarına, bürokratlarına şöyle yapar (eliyle boğazını işaret ediyor ve boğazına vuruyor) Tık tık tık. 'Buradan bir şey geçmezse, hiç korkmayın' Alın size bir topak toprak. Şu toprağı yiyebilecek arkadaş var mı aranızda? Meclis üyeleri, bu toprağı yiyebilirmisiniz?
Bu toprak boğazdan geçer mi? Tabi bu anlamda başkanın da boğazından bir şey geçmiyor...
"SAYIN BAŞKANIN 2 MİLYAR DOLARLIK SERVETİ VAR"
Arkadaşlar çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz. Sayın başkanımızın 2 milyar dolarlık serveti var. Topraktan kazanmış. Ben 23 senedir başkanın burada hiçbir (ticari) iş yaptığını görmedim. Bu toprakları bereketli maaşıyla alıyor.
Adana'da mal bildiriminde bulunuyor, kayınbabasının köydeki tarlalarını gösteriyor."
MHP'li Başkan Aytaç Durak bu aşamada araya girdi; "Sayın Tuncel burası ne adliye ne mahkeme. Siz böyle iftira atmaya devam ederseniz sizi dinleyen insanların kafası karışır."
Mustafa Tuncel: Kafaları karışmaz. Kafalarını berraklaştırıyorum ben.
Aytaç Durak: 2 milyar dolar dediniz.
Tuncel: Evet
Durak: Siz biliyormusunuz 2 milyar dolar nedir?
Tuncel: Yok ben hesaptan kitaptan anlamam. Ben köy çocuğuyum. Çobanım ben çoban.
Durak: (Arkasında bekleyen zabıtaya dönerek) Yukarıda bekleyen arka odada bir dosya getir bana. O şey var ya... Tapuları getir bana. 84'den evvel ben neydim, belediye başkanı olmadan evvel neydim... (Mustafa Tuncel'in 1 saat 10 dakika süren konuşması sırasında ve sonrasında Aytaç Durak'ın istediği ve içinde kendine ait arsaların tapularının bulunan dosyalar salona getirilmedi)
Tuncel: Başkanım sizi beyaz yakanızla memurluk yaptığınız günden beri ben tanırım.
Durak: Ben de sizi tanırım. Şimdi suç işleyeceksiniz... Sizi de dava edeceğim.
"SİZİNLE BERABER HAPİSTE YATMAYI KENDİME ŞEREF ADDEDERİM"
Tuncel: Tamam ben suç işleyeyim. Sizinle beraber hapiste yatmayı kendime şeref addederim. Beraber gideceğiz sizinle hapse. Ben sizi yalnız göndermem başkan. (CHP'li meclis üyelerinin oturduğu sıralardan alkışlar ve 'bravo' sesleri) Sizinle beraber yatacağız hapiste.
Durak: Şimdi bakın dünkü kasette adı olanlar da alkışlıyor. Şimdi karıştırmayın burayı.
Tuncel: Başkanım kaseti de getireceğiz. Kaseti de konuşacağız.
Durak: Şimdi kaset olayıyla bunu karıştırmayın. Benim malımla mülkümle eğer konuşacaksanız varsa bir suistimal, varsa bir kanunsuzluk, varsa bir ahlaksızlık adliye 300 metre ileride.
Tuncel: Siz düzmece yaptırdığınız kaseti geleceksiniz meclisin huzurunda hakim gibi savcı gibi polis gibi açıklayacaksınız bu suç olmayacak....
(Meclis üyeleri sıralarından sesler yükseldi, 'mikrofon kapalı mı? ses gelmiyor'
Tuncel: Ya kapansın kapatırlar. Ver şu el mikrofonunu... (Meclis üyelerinin bulunduğu sıralara giden MHP'li Mustafa Tuncel burada bulunan telsiz mikrofonu eline aldı)
Durak: Kasette suç varsa benim açıklamamda adliye yolu açık...
Tuncel: Siz niye adliyeye göndermiyorsunuz da kaseti getiriyorsunuz buraya? Herkesin özel... Burada niye açıklıyorsunuz? (Eline aldığı mikrofondan da ses gelmeyince kızan Tuncel görevlilere kızdı; 'mikrofonu niye kapatıyorsunuz? Beni delirtmeyin ha...' Kürsüdeki mikrofonun açıldığı uyarısı üzerine; 'Ben gezerek konuşacağım el mikrofonunu açın' dedi.