Halk HAS parti'ye niye oy versin?

HAS Parti Konya Milletvekili Adayı Mustafa Necati Özkan, merak edilen soruları cevapladı.

 Özkan, HAS parti’nin insan merkezli çalışmalar ortaya koymak için yola çıktığını belirtti ve “Halk HAS Parti’ye niye oy versin” sorusuna bakın nasıl cevap verdi

  • HAS Parti kısa bir süre önce kuruldu ve seçime gidiyor. Bu süreci ve partinizin en belirgin özelliklerini kısa bir şekilde özetler misiniz Sayın Özkan?

HAS Parti Kısa Sürede Kuruldu ve Halkın Teveccühü Sayesinde Büyüdü

Genel başkanımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un da ifade ettiği gibi; HAS Parti rahmetli Adnan Menderes'in Demokrat Partisi'ne benzetiliyor. O da çok kısa bir süre içinde kurulmuştu ama memlekete uzun yıllar hizmet etmişti. HAS PARTİ'nin bu kadar kısa süre içinde kurulup seçime hazır hale getirilmesinin ardında, Türkiye'nin bu üsluba ve muhtevaya duyduğu özleminin yansımasıdır. Seçimlerde eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında bir seçim yapılacak. İktidar ve ana muhalefet partisinin işi gücü anlamsız kavgalarla milletin vaktini çalmak. Kavga etmekten başka yaptıkları iş yok. Kolay bir şekilde oy almak için böyle bir yola başvuruyorlar. HAS Parti asla bu oyunun içinde olmayacak. Bizden kimseye karşı bir hakaret duymayacaksınız.

 

  • Halk size neden oy versin, yani sizin ve partinizin diğer siyasi partilerden ayrılan özellikleri nelerdir?

Vatandaşın tek derdi aş ve iş

Halkın umut bağladığı iktidara güveninin kalmadığını gördük. Vatandaşın şu anda ki tek derdi, evinde işsiz olan evladına iş ve aş bulmaktır. Gelişmekte olan ülkelerin dahi hızla vatandaşına ekonomik ve sosyal istikrar sağlamak için radikal önlemler alarak yatırım yaptığına dikkat çekmek istiyorum. İktidar ne yazık ki şu gün bile vatandaşın ekonomik ve sosyal yaşamını iyileştirecek projeler peşinde değil çılgın projelerle hayal peşinde koşmaktadır. Oysa bu millet siyaset tarihimizde çok az iktidarlara nasip olan büyük bir destek vererek işbaşına getirdiği AK Parti milletin umduğunu değil kendi umduklarını bulmak için çalışıyorlar. Öğrencilerin sınavından tutunda, tarım ve hayvancılıktaki yanlış politikalar, sanayideki yanlış teşvikler ve özelleştirmedeki yanlış politikalarla halkımızın alım gücünü ortadan kaldırmıştır.

Milli kaynaklarımızın en önemli kalemini temsil eden tarım politikalarımız ne yazık ki batılı ülkelerin çiftçilerinin geleceğine kurban edilerek hemen her kalemdeki tarım ürününü ithal ediyoruz. Peki bizim bu bereketli topraklarımız ne olacak? Sonuç olarak günlerdir yaptığımız Pazar ve esnaf ziyaretlerinde0 ne yazık ki alım gücünden mahrum olan, tek derdi aş ve iş olan insanlarımızı görmenin mutsuzluğu içerisindeyiz. Milletin huzuru ve güveni için, istikrarlı bir ekonomik ve sosyal yaşam için milletin iktidara bir uyarıda bulunması gerekmektedir.

12 Haziran seçimlerine çok az bir zaman kaldı. Ancak geride kalan günlere baktığımız zaman özellikle ulusal medyada boy gösteren partilerin insan merkezli bir seçim stratejisi izlemediklerini açıkça görüyoruz. HAS Parti olarak biz insan merkezli bir siyaset yapıyoruz ve bunu da sürdürmeye devam edeceğiz. Siyasi partilerin izlediği politikanın iki temel özelliği var. Bunlardan birincisi uygulanabilirliği mümkün olmayan uçuk vaatlerle insanlarımızı tartıştırması gündemi sürekli bunlarla yoruyor olması, diğeri ise siyasi parti genel başkanlarının ahlak sınırlarını zorlayacak şekilde birbirlerine hakaret ederek taraftar toplamaya çalışması. İzlenen bu yoldan da açıkça anlaşılıyor ki; bu partiler milletimizin sorunlarına çözüm üretmek yerine milleti kavga ettirerek kamplaştırmak ve bu yolla oy devşirmek peşindedirler. Milletimizin de takdir ettiği üzere HAS Parti genel başkanı ve teşkilatları böylesine seviyesiz bir kavga ve tartışmaların içinde olmadı ve bundan sonra da asla olmayacaktır. Bu sebeple halkın sesi partisi olarak bizler insanı esas alan ve insanımızın hayatını kolaylaştıracak teklif ve taleplerle karşınıza çıkıyoruz.

 

  • HAS Parti Genel Başkanı Prof.Dr. Numan kurtulmuş siyasete yeni bir üslüp getirdiğini ifade ediyor bizde bunu gözlemliyoruz, Genel Başkanınızın ve teşkilatlar olarak sizler nasıl bir üslupla siyaset yapmak gayesindesiniz?

Küfürbaz siyasetçilere oy vermeyin

Başbakanın bir çiftçi gence, "Ananı da al git" dediğini, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise Başbakanın annesine küfür ettiğini belleklerimizden silemiyoruz. Annelere küfür eden siyasetçileri seçmek zorunda değilsiniz. Siyasetçilerin, "Anneler acaba çocuklarını doyurabiliyor mu?" diye düşünmeleri gerekirken, başbakana küfür eden Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendi partisi içindeki kadın vekiller ve vekil adayları tarafından eleştirilmemesini anlamak mümkün değil. Küfürbaz siyasetçilerin annelerinin, eşlerinin ve kızlarının yüzlerine nasıl baktıklarını merak ediyorum. Başbakan'ın anasına küfür eden bir siyasi lider akşam evine gittiğinde acaba eşinin yüzüne bakabilmiş midir? Birde utanmadan ülkemizde kadına uygulanan şiddetten bahsediyorlar. Tabi ki bu ülkede kadına şiddet uygulanır. Sizler meydanlarda birbirinizin annesine küfür ederseniz, dört duvar arasında, sizlerden aldığı cesaretle tabi ki erkekler eşlerini döver. Benim ülkemde acaba analar çocuklarının karnını doyurabiliyor mu? Diye düşünmeleri gerekirken birbirlerinin anaları üstünden siyaset yapanlara bu millet en güzel cevabı sandıkta verecektir. Küfürbaz siyasetçilerin yüzünden annelerimizin yüzüne bakacak halimiz kalmadı.

Halkımıza sesleniyorum; İki küfürbazdan birisini seçmek zorunda değilsiniz. Sizlere, "bize oy vermezseniz CHP iktidara gelir, geçmişte olduğu gibi yine ülkemizde yoksulluklar ve kuyruklar oluşur" diyebilirler. Ya da tam tersini söyleyip "bize oy vermezseniz Ak Parti kazanır ve ülkemiz iyice keşmekeş bir ortama sürüklenir. Bu yüzden oylarınızı CHP'ye verin" de diyebilirler. İktidar ve ana muhalefet liderlerin bu sözlerine asla kulak asmayın. Herkese adalet, herkese özgürlük ve hakça paylaşım için, annelerin alınları ak ve başları dik yürüyebilmeleri için ülkemizin Halkın Sesi Partisine ihtiyacı var.

 

  • Konya geçmişten günümüze tahıl ambarı olarak bilinir. Tarım politikalarınız nasıl olacak?

Halkın Sesi Çiftçinin Yanında

Has Parti iktidarında çiftçiye yapılan yardımlar iki katına çıkarılacak ve çiftçiye verilen motorin, gübre ile zirai ilaçlar üzerindeki vergilerin kaldırılacak. Köyüne dönenlere de 50 adet koyun verilecek ve tüketici bir toplumdan üretici bir topluma geçmek için bu atılımları yapmanın zorunlu olduğuna inanıyoruz. Has Parti her zaman çiftçinin ve üreticinin yanında olacak ve tarımsal üretimi artırmak, tarıma yönelik desteklemeleri yerinde kontrol etmek ve organik tarımı desteklemek için 10.000 veteriner-ziraat mühendisi atanacak. Çiftçilerimizin de artık tek umutlarının Has Parti olduğunu biliyorlar ve dile getiriyorlar. Çiftçilerimiz artık emeklerinin karşılığını almak istiyorlar, bunun yolu da HAS Parti’den geçiyor.

Tarıma öncelik verilecek

HAS Parti iktidarında tarıma ağırlık verilecek. Bu yolla üretim çoğalacak ve Türkiye meyve ithal eden değil, meyve ihraç eden bir ülke haline gelecektir.

 

  • Ekonomik politikaların yanlışlıklarından bahsediyorsunuz. Özellikle küçük esnafın ekonomiye katkı sağlaması ve kalkınması için nasıl bir yol izleyeceksiniz?

HAS Parti İktidarında AVM'ler şehir dışına çıkarılacak

HAS Parti iktidarında küçük ve orta büyüklükteki esnafı günden güne eriten alışveriş merkezlerinin şehirlerin dışına çıkarılacağını söyledi. GSMH'nin arttığını ancak bu paranın emekçinin, esnafın, işçinin veya emeklinin cebine girmedi. Artan GSMH'dan üç buçuk zadegân nasiplendi. 8 yıllık Ak Parti iktidarında ödenen iç borç faizi tam 620 milyar dolar.

HAS Parti iktidarında esnafı boğan alışveriş merkezlerinin (AVM) şehir dışına çıkartılacak. 10 yıldan beridir uygulanan yanlış ekonomi politikasının en acı şekilde hissedilen yerler, Konya’da bedesten, İstanbul'da Mahmutbey, Ankara'da Çıkrıkçı gibi merkezlerdir. Esnaf ve sanatkârları yok etme pahasına şehirlerin ortasına devasa alışveriş merkezleri kuruldu. Küresel sermaye mal satacak diye bizim küçük ve orta büyüklükteki esnafımız yokluk çekiyor.

 

  • Genel anlamda ekonominin değişmesi ve daha iyi bir yol izlenmesinden bahsediyorsunuz. Ekonomi alanında farklılık olarak nasıl bir ekonomik model izleyeceksiniz?

Partiler Değil Sistem Değişmeli

AK Parti yerine iktidara CHP gelse ya da MHP gelse Fark eden bir şey olmayacak. Çünkü aynı ekonomik sistemi uygulayacaklar. Yaptıkları kavgada bu sistemi sen daha iyi uygularsın ben daha iyi uygularım. Yanlışları gözlemleyip bu yanlışlara çözüm getirmek yerine bir birlerine hakaretler yağdırıyor. Şu anda Uygulanan Zengini daha çok zengin Fakiri daha çok fakir yapan Derviş-Fischer ekonomik modelini değiştirmek ve yıllık 60 katrilyon ödenen faizi ortadan kaldırmak İktidarın ve Muhalefetin En çılgın projesi olmalı. HAS Parti olarak biz bu yola siyaseti formatlıyoruz sloganıyla çıktık ve HAS Parti iktidarında bu ekonomik sistem tamamen değişecek ve Üretime dayalı herkesin refahtan adil pay alacağı bir sistemi bu topraklara getireceğiz.

 

  • Memurlar ve kamu çalışanları için öncelikli hedeflerini nelerdir?

Memur'a grev hakkı verilecek

Has Parti'nin çalışma hayatının demokratikleşmesi ve emeğin daha değerli olması için çalıştığını hep dile getiriyoruz. Bu noktada Türkiye'de reform yapılması ve sendikal hakların gelişmesi için yakın fikirlere sahibiz. Biz Has Parti olarak Türkiye'de siyasi ve hukuki reformların yapılmasını teklif ediyoruz. Türkiye yeni dönemde kendi Anayasa'sını yapmalı ve acilen yeni, sivil ve özgür bir Anayasa'ya kavuşmalıdır. Memura siyaset yasağı kalkacak, Hakça paylaşımın sağlandığı vatandaşlık bakımından herkesin eşit ve özgür yurttaşlar olduğu bir Türkiye'yi kurmak zorundayız.

4b ve 4c Statüsü Kaldırılacak, Herkes Eşit Hak Sahibi Olacak

Bu gün uygulanan ekonomik program finans kapitalizmini esas almaktadır. Onun için bu günkü ekonomik sistem, insanı ve insan onurunu dikkate almaz. Tek amaç zengini daha zengin yapmak ve fakirin emeğini sömürmektir. Oysa HAS Parti'nin temel amacı herkesin onuruyla yaşayacağı bir gelire sahip olması ve hiç kimseye muhtaç olmadan onurlu bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Onun için HAS Parti iktidarında eşit işe eşit ücret esas alınmıştır. Bu bağlamda 657 sayılı kanunda yer alan 4b ve 4c gibi sınıflandırmaları kabul etmiyoruz. HAS Parti iktidarında bu sınıflandırmaya son verilecek ve bu statüdeki çalışanlarımız muadilleri ile aynı ücrete ve statüye sahip olacaklardır.

 

  • Üniversite ve öğrencilerle ilgili olarak eğitim sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÖK'ü Kaldıracağız

Partimiz, sınav sistemindeki sıkıntıları giderecek programı devreye koyarak, başta YÖK'ün kaldırılmasını sağlayacaktır.

Eğitim Sistemi Katılımcı Bir Şekilde Yeniden Düzenlenecek

YÖK yerine yüksek öğretim konusunda devlete düşen görevleri ve üniversitelerarasındaki koordinasyonu sağlamak üzere, üyeleri Denetim Meclisi tarafından seçilen bir üst kurul oluşturulacaktır. Aynı zamanda eğitim reformunun hayata geçirilmesi için bilimsel altyapı çalışmaları derhal başlatılacaktır. Eğitim reformu hazırlanırken sistemin tüm unsurlarının aktif katılımı sağlanacaktır. Eğitim şuraları göstermelik olmaktan çıkartılacaktır. İşin başında sık aralıklarla toplanacak, eğitim şuralarında yapılacak eğitim reformunun parametreleri tespit edilecektir. Öğretmen yetkinliği/etkinliğinin artırılması için öğretmen yetiştirme programları gözden geçirilecektir. Öğretmenlerin işe alınmalarında mevcut KPSS'den vazgeçilecek, mesleki yeterliliği ölçecek sınav sistemi getirilecektir.

 

  • Sizin özellikle ortaya attığınız askerlik konusu var bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?

Askerlik Herkes İçin 3 Ay'a İnecek

Bizim milletimizin en belirgin özelliklerinden birisi asker millet olmamızdır. Yeryüzünde başka hiçbir millette askerlik bizim milletimiz kadar sevilmez ve gençler kına yakılarak askere gönderilmez. Bu bizim milletimizin gurur kaynağıdır. Ancak barış dönemindeki15 aylık askerlik süresi oldukça uzun ve gereksizdir. Bunun için biz barış dönemindeki askerlik süresinin herkes için 3 ayla sınırlanmasını ve bu süre içinde tüm askerlerimizin hiç kimseye muhtaç olmayacak şekilde maaşa bağlanmasını talep ve taahhüt ediyoruz. Çünkü hepimiz biliyoruz ki; 20 yaşında lise mezunu gençlerimiz askere gitmeden önce işe başlamışsa 15 ay sonunda askerden döndüğü zaman işini kaybetmektedir. 25 yaşında üniversite bitiren bir gencimiz askere gitmeden işe hayatına atılamamakta, askerden dönene kadar da mesleğinden soğuma tehlikesi yaşamaktadır. Askere gitmeden evlenen gençlerimiz 15 ay boyunca ailesinin hasretini çekmekte ve bakımında zorlanmaktadır. Nişanlanıp da askere giden pek çok gencimiz bu uzun sürede pek çok sorun yaşamakta veya dönene kadar nişanlısını kaybetmektedir. Anadolu'nun fakir insanı evini geçindirmekte zorlanırken ayrıca birde askere gönderdiği oğluna para bulmakta oldukça zorlanmakta ve çoğu zaman başkalarına muhtaç olmaktadır. İşte bunlar ve sayılabilecek pek çok sebeple bu kadar uzun askerlik süresinin psikolojik ve sosyolojik travmalara sebep olduğu apaçık bir gerçektir. Bu sebeple çok uzun olan askerlik süresinin herkes için 3 ay olması ve bu süre içinde askerlerin hiç kimseye muhtaç olmayacak şekilde maaşa bağlanmasını talep etmekteyiz. Şimdi diyecekler ki etrafımız düşmanlarla kaplı; bizde onlara şunu söyleriz. Biz barış zamanından bahsediyoruz. Savaş zamanında zaten 70 milyon hepimiz askeriz ve can vermek dahil her şeyi yapmaya hazırız. Yine bu gün sizlerle paylaşacağımız ikinci taahhüdümüz ise işçilerimizi yakından ilgilendirmektedir.

Politika Haberleri

Numan Kurtulmuş: "Netanyahu, saldırganlığını tüm dünyaya göstermiştir"
GÜNEYDEN GELEN KONYA'YA GİRMEYECEK
YURT DIŞINDAN 714 SUÇLU İADE EDİLDİ
Milli Elektrikli Trende Seri Üretim Başlıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Newsweek'e Küresel Diplomasi Mesajları