Gazeteci yazar Nuriye Akman, Akılda Kalan'a bu hafta tarihçi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nu konuk etti. Milliyetçi Hareket Partisi'nin Kayseri milletvekili adayı olan Halaçoğlu, MHP'nin kaset skandalı hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı.
VÜCUT CERAHATI ÜZERİNDEN ATIYOR
"Her camia içerinde yanlış yapan insanlar her zaman olacaktır, olmuştur da... Fakat bunları tavsif etmemiz mümkün değil. Vücut cerahati üzerinden atar" diyen Halaçoğlu, bu kasetlerin kasıtlı olarak seçim arifesinde ortaya çıktığını belirtti. Kasetlerin tam seçim sırasında ortaya çıkarılmasını "Milliyetçi Hareket Partisi'nin meclise girmesini engelleme yolunda ulusal veya uluslararası nitelikte bir komplo" olarak nitelendiren Halaçoğlu, bu tür olayların Türk siyasetine yakışmadığını vurguladı. Halaçoğlu, "Yapanlara yakışmadığı gibi bunu bu şekilde sunanlara da yakışmıyor" dedi.
KUTSALLARA KÜFÜT AFFEDİLEMEZ
Yusuf Halaçoğlu, programda Recai Yıldırım ve Metin Çobanoğlu'nun kasetlerde yer alan muhafazakâr dünyanın kutsallarına ettiği hakaretleri tasvip etmenin asla mümkün olmadığını söyledi. Akman'ın "Bunlar, bir partinin liderine en yakın insanlar. En tepe noktaya kadar gelmişler. Bu durum bir günde mi, bir kasetle mi öğrenilir? Bu fikriyat gizlenebilir mi? sorusunu Halaçoğlu, "Hiç kimsenin özel hayatını takip ettirmediğiniz takdirde bilemezsiniz" şeklinde yanıtladı.
"Türk siyasi hayatında insanların kendilerine dikkat etmesi gerekir" diyen Halaçoğlu, bu olayın özel hayata müdahalenin ötesinde bir durum olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: "Siyasi alanda da tam seçime yaklaşıldığı bir dönemde yapılması manidardır zannediyorum. Buna yol açtıktan sonra acaba Türkiye'de kaç kişi hakkında kaset çıkacak?"
BAHÇELİ DAHA ÖNCE DUYMUŞ OLSAYDI
Akman'ın "Bu kişilerle ilgili ilk iki kaset çıktığı zaman sekiz kaset daha var tartışmaları başladı. Hatta Sayın Bahçeli kaseti olan kim varsa şimdiden gitsin dedi. Nitekim Genel Başkan Yardımcılarından Bülent Didinmez ve İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu'ya ait üçüncü bir kaset daha yayınlandı. MHP'nin bütün yöneticileri böyle mi diye soruluyor ister istemez?" demesi üzerine Halaçoğlu, "Tabii ki değil. Ancak insanların özel hayatını nasıl takip edebilirsiniz? Devlet Bey'in bu tür yolsuzluk ve buna benzer konular hakkında ne kadar hassas olduğunu biliyorsunuz. Daha önce duymuş olsaydı, Anında partiden çıkarırdı" diye konuştu.
"PARTİSİNE KIZAN ÜLKÜCÜLER ÜLKÜCÜ DEĞİLDİR!"
Yusuf Halaçoğlu, Akılda Kalan'da MHP'nin kaset olayına kızan ülkücülerin başka partilere oy verme ihtimali üzerinde de konuştu. Akman'ın "Sizce partisine kızan ülkücüler hangi partiye kayma potansiyeli taşırlar? MHP, tabanları itibariyle Ak Parti'ye mi daha yakındır, CHP'ye mi daha yakındır?" sorusunu Halaçoğlu, "Partisine kızan ülkücüler başka bir partiye gitmez. Gidenler ülkücü değil" şeklinde yanıtladı.
Halaçoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Ülkücü, belli bir fikre sahip olup, bu fikir üzerinde ısrarla duran, kendi partisinden memnun olmasa bile fikrinden dönmeyen insan demektir. Ama siz eğer fikrinizden dönüyor da, gidip başka bir partiye oy veriyorsanız, o fikirde olmayan partilere oy veren insanların, kendi partisinden vazgeçip başka bir partiye oy veren insanların o fikirde sebatkâr olmadığını gösterir"