Vefatının 57. yılında Hacı Veyiszade’yi Anma ve Anlama Programı yapıldı. Merhum Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu Hoca Efendi’yi anma programı Türk Anadolu Vakfı, Konya İlahiyat Fakültesi, Konya İl Müftülüğü ve Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile Aziziye Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Akpınar, Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Türk Anadolu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Öge, Müftü Yardımcıları Dr. Hamza Küçük, Muharrem Biçer ve birçok öğrenci ile vatandaşlar katılımlarını gerçekleştirdi. Programa açılış konuşmaları ile başlandı. İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Akpınar, “Kahtı Rical döneminin nadir şahsiyetlerinden olan Hacı Veyiszade anıyoruz. Bizler Hacı Veyiszade Hoca Efendiyi anmaktan daha çok onu anlamaya çalışmalıyız. Onlar kendi kulluk sorumluluklarını yerine getirdiler. Şimdi biz kendi dönemimizi yaşıyoruz. Şimdi sorumlukları yerine getirme sırası bizdedir. Geçmişimizi köklerimizi doğru bir şekilde tanımalıyız” İfadelerini kullandı. Hacı Veyis Efendi ve Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu'nun hayatından bahsederek yaşadıkları dönemleri anlatan Prof. Dr. Ali Akpınar sözlerine şöyle devam etti: “Bir araya gelmemize sebep olan Hacı Veyiszade hocamıza ve onun rahmete kavuşan bütün akranlarına gani gani rahmetler diliyorum. 1900’lü yıllar Osmanlının kuşatıldığı bir dönemde 300 bin insanını balkan savaşlarında veren yaklaşık olarak 1 milyon insanını topraklarla buluşturan Anadolu Müslümanlarıdır. Bu dönemlere is Kaht-ı Rical (Bir memlekette büyük devlet ve siyaset adamları ile alimlerin bulunmaması) adı verilir. Kahtı Rical döneminin nadir şahsiyetlerinden olan Hacı Veyiszade’yi anıyoruz. O kişiyi anlamaya çalışıyoruz. O güzel insanların yaşamasını ve yaşatılmasını sağlamak için programlar düzenliyoruz. Kuran-ı Kerim’in ifadesi ile ‘önden giden öncüler’, ’ben ilklerden olmakla emir olundum kim nereye savrulursa savrulsun ben onun yolunda kalmakla emir olundum’diyerek doğru yolda ilerleyen şahsiyetlerden birisini konuşuyoruz. Aslında anmış olduğumuz hoca efendimizin ismi Mustafa’dır. Ama biz onu babasının ismi ile anıyoruz. Hacı Veyis baba ismidir. Zade ise oğlu demektir. Hacı Veyis efendi Osmanlının o zor zamanlarında iyi yetişmiş bir İslam Alimidir. Mustafa Efendi hocamızda onun oğludur. Hacı Veyis efendinin hayatından bahsedeyim. Bir gün Akşehirli yani Mehmet Emin hocalarının olduğu mecliste Hacı Veyis Efendi’de oradadır. Kendisi ilim adamıdır ama belki kendisinden daha iyi ilim adamlarının olduğu bir meclistedir. Cebinden küçük bir kitap çıkartır ve arz ederseniz buradan bir bölüm okuyalım der. Orada bulunan Akşehirli Hoca sinirlenir ve hocaya, ‘adama iki laf ettirmezsin. O kitabı cebine koy o kitap hepimizde var’ der. Veyis Efendi sesini çıkartmadan kitabı cebine koyar. Aradan birkaç gün geçtikten sonra hocanın evine bir tas çalma yoğurt hocanın komşuları tarafından hediye olarak gönderilir. Hoca hanımına der ki, ‘hanım bu yoğurdu bozmayalım. Geçen Akşehirli hocayı kırdık ona hediye edelim ve gönlünü alalım.' Veyis Efendi, hocaya götürür ve şöyle der; 'Hocam geçenlerde sizleri kırdım hakkınızı helal edin.’ Akşehirli Hoca da der ki; ‘asıl ben senin kalbini kırdım sen hakkını helal et.’ Yani Veyis Efendi hocamız incitmediği gibi incinmeyen de bir hocadır. Hacı Veyis Hoca Efendinin bir oğlu Mustafa Efendi diğeri ise Ali Ulvi Kurucu Hocanın babası İbrahim Efendidir. Bu iki şahsiyetin iki tercih ve metodu vardır. İbrahim Efendi bu toplumda yaşanmaz diyerek başka diyarları gitmeye göze almıştır. Bu hicreti ise dinini kurtarma adına yapıyor. Mustafa Efendi’de o zorlukların içerisindedir. Ama o diyarında kalmayı tercih ediyor. Yöneticisine kadar doğru bildiği mesajı ulaştırmak isteyen bir hocadır Hacı Veyiszade. Onu anacağız ama anmak yeterli değildir. Onu anlamaya çalışacağız. Onlar kendi dönemlerini yaşadılar. Kendi kulluk sorumluluklarını yerine getirdiler. Şimdi biz kendi dönemimizi yaşıyoruz. Şimdi sorumlukları yerine getirme sırası bizdedir. Geçmişimizi köklerimizi doğru bir şekilde tanımalıyız. Biz nasıl onlar gibi olabiliriz bunun gibi muhasebeler yapmamız gerekir. ‘Anacağız, anlayacağız, yaşayacağız, yaşatacağız’ yani kısaca onlar gibi olmaya çalışacağız. Hacı Veyis Efendileri, Hacı Veyiszade Mustafa Efendileri çoğaltmaya gayret edeceğiz. “
HACI VEYİSZADE’Yİ ANMA PROGRAMINI GELENEKSEL HALE GETİRDİK
Vakıf olarak Hacı Veyiszade Anma Programını geleneksel hale getirdiklerini söyleyen ve vakıf hakkında bilgi veren Anadolu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Öge “Bizler de emeği olan, gençlerimizin bugünlere gelmesini sağlayan Hacı Veyiszade’yi minnetle anıyorum. Türk Anadolu Vakfı olarak biz bu programı artık gelenekselleştirdik. Normalde 5-6 Şubat tarihlerinde olacak olan bu programımız okullarımızın açılmasının gecikmesi sebebiyle 1 hafta gecikmeyle oldu. Vakfımız kurulduğu günden bugüne kadar hep ilmin, eğitimin, İslam’ın, dinin, İmam hatiplinin yanında olmuştur. Olmaya da devam edecektir. Son yıllarda özellikle İlahiyat fakültemiz ile işbirliği halinde düzenlediğimiz bir takım programlar hem ilahiyat fakültesi öğrencilerimize hem de halkımıza güzel hizmetler sunuyor. Anadolu Konferansları adı altında başlattığımız konferanslar dizisi kitaplaştı artık. Bunlar daha da güzel mecralara aktarılacaktır. Bir alimin etkisi, bir din adamının etkisi tartışılmazdır. Bunun en güzel örneği şuanda anmış olduğumuz Hacı Veyiszade’dir. Rabbim hepsinin ruhlarını şad kabirlerini cennet eylesin" diyerek sözlerini tamamladı. Programda gerçekleşen açılış konuşmalarının ardından öğrenciler koro halinde ilahi söyledi. Kur'an Kursu Birincisi Tunahan Çakıcı, İmam Hatip Lisesi Birincisi Rümeysa Yılmaz ve Kur'an Kursu Eser Sahiplerine ödülleri takdim edildi. Ferit Hepokur-Memleket