Gülay Samancı’ya basın toplantısında İl Yönetim Kurulu Üyeleri Candan Duran ile Kamil Şentürk de eşlik etti.
İşte Samancı’nın basın toplantısından önemli ayrıntılar;
Son dönemde Suriye ve Mısır’da yaşanan gelişmeler, hepimizi derinden yaralamıştır. Suriye’de yaşananlar, insan aklının alacağı çerçevenin dışına çıkmıştır. Son saldırı, vahşet ve katliam niteliğindedir. İnsanlık vicdanı bir kere daha büyük bir darbe ve derin bir yara almıştır. Ortadoğu; insanlık, özgürlük, istikrar ve demokrasi adına çok kritik, tarihi bir dönemden geçmektedir. Mısırda yaşanan seçilmiş cumhurbaşkanı ve yönetimine yapılan darbenin en kısa sürede sona erdirilip, sadece sivillerden oluşan geçiş sürecinin derhal devreye sokulması görüşündeyiz. Bunun için yapılan barışçıl gösterilerde kadınların ve çocukların içinde olduğu yüzlerce Mısırlının katledilmesini şiddetle kınıyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun seçilmiş bir iktidara kastetmek, halka kastetmek, demokrasiye müdahale etmek demektir. Bugün Mısır’da yaşananlara sessiz kalanlar, en az darbeyi yapanlar ve katliamları gerçekleştirenler kadar sorumludurlar.
Ülkemizde darbelerden nasibini almış, yapılan her darbe Türkiye’ye büyük bedeller ödetmiştir. Ne zaman ülke, ekonomide büyüme eğilimine girmiş, demokraside standart yükseltmeye başlamışsa suni gündemler oluşturulmuş, gereksiz gerilim ve tartışmalara sürüklenmiş, darbe ve kaos ortamının zemini hazırlanmıştır. Aynı oyunlar Gezi Parkı olaylarıyla yeniden sahnelenmek istenmiş fakat halkımız bu oyuna gelmemiştir. Olayların çıktığı dönemde İstanbul'a inşa edilecek üçüncü havalimanıyla ilgili ihale gerçekleştirilmiş, devletin kasasından tek kuruş çıkmadan yap işlet devret modeliyle yılda yüz milyon yolcu kapasiteli havalimanının startı verilmişti.
Aynı ay içinde İstanbul’a üçüncü köprünün temelleri atıldı. Hükümeti devraldığımızda IMF’ye 23,5 milyar dolar olan borcun son taksiti ödendi. Ayrıca Merkez Bankası rezervleri iktidara geldiğimizde 27,5 milyar dolar iken mayıs ayında 135 milyar dolar seviyesine ulaşarak bu alanda rekor kırdı. Faiz, tarihinin en düşük seviyesine geriledi, kredi derecelendirme kuruluşları arka arkaya notlarını artırarak, Türkiye'yi yatırım yapılabilir ülkeler arasına aldı. Tam da böyle güzelliklerin, ülkemiz adına umut verici gelişmelerin yaşandığı bu dönemde bu eylemler başlatıldı. Gerçekten derdi çevre ve ağaç olan insanları tenzih ederek söylüyorum ki; art niyetli insanlar bu olaylara karıştı iyi niyetli vatandaşlarımız da bu çirkin senaryoya figüran oldular. Ağacın, çevrenin arkasına saklanarak korkakça küçük hesaplarını gerçekleştirmeye çalışanlar kendi iradesine ve demokrasiye sahip çıkan bir milletle karşılaştılar. Bu millet yakında tekrar sandık başına gidecek. Ve son kararı yine milletimiz verecek. Sandık milli iradenin ve demokrasinin birinci adresidir. Ak parti varlığını ve gücünü belli odaklardan, belli çevrelerden değil, sadece halktan ve milletten alan bir partidir. Biz, milletimiz için yaptığımız çalışma ve projelerde hedeflerimizi büyük, çıtamızı yüksek tutmaya devam ediyoruz. 2023 hedefimizin ilk beş yılı itibariyle 2018 yılı sonunda milli gelirimiz yaklaşık 1.3 trilyon dolara ulaşmış olacak. Kişi başı milli gelirini ise 16 bin dolar olarak hedeflemekteyiz. Yine önümüzdeki 5 yıl içinde 4 milyon yeni istihdam alanı oluşturularak işsizlik oranı 2018 yılı sonunda 7.2 seviyesine düşmüş olacak. Kapasite ve donanım olarak bu iddialı hedefleri tutturacak her türlü imkân ve potansiyele sahibiz.
Ülkemizin artık her alanda geldiği nokta bellidir. Ancak, hâlen bu gelişmelerden, oluşan istikrarlı ve huzurlu havadan rahatsız olanlar var. Terör meselesi yıllardır bu ülkenin ayağında bir pranga idi. Nice canlar aldı. Şimdi ortalığın yatışması, sorunun çözülmesi, sürecin olumlu işlemesinden rahatsız olanlar var. Çözüm süreci planlanan takvim hedef doğrultusunda başarılı bir şekilde ilerlemekte. Herkes, gücü ve imkânı ölçüsünde süreci desteklemekte. Artık terörün ve şiddetin olmadığı bir ortamda sağlıklı ve kalıcı çözümler üreterek yeni yatırımlar yapacağız. Bizi bir arada tutan vatanımızdır, bayrağımızdır, paylaştığımız ortak değerlerimizdir. Biz en baştan beri tek vatan, tek devlet, tek bayrak dedik. Daha güçlü bir Türkiye düsturuna bu şekilde sevgiyle ve hoşgörüyle, birbirimizi ötekileştirmeden ulaşacağız.
Türkiye şu anda ekonomisiyle güçlü, dış politikasıyla söz sahibi, içeride kardeşliğini pekiştiren geleceğe her zamankinden daha güçlü ve güvenle bakan, bulunduğu coğrafya içinde örnek alınan bir ülke konumuna gelmiştir. Bundan sonraki gayretimiz de demokrasiyi, hukuku, istikrarı ve milli iradeyi koruyarak yine halkımız için çalışmak ülkemizi yüceltmek yönünde olacaktır.