Gözleri görmeyen çocuk

Fahri Kubilay

Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra, yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa:

“Buraların yabancısıyım” demiş. “Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler.”

 

Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:

“Ben de buraya ilk defa geliyorum” demiş. “Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.”

 

Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez. Çocuk:

“Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz?” diye gülümsemiş. “Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten.”

“İyi ama...” demiş adam, “Bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malûm?”

 

“Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez” diye atılmış çocuk. “Üstelik manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu duyacaksınız.”

 

Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kâğıt para çıkartıp teşekkür ederken fark etmiş onun kör olduğunu.

 

Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın durumunu fark ettiğini. Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken:

“Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim, görmeyi o kadar çok özledim ki... Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?”

 

Adam, çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına yönelirken:

“Artık emin değilim” demiş. “Emin olduğum tek şey, benden iyi gördüğündür...onca nimetin kıymetini anlayabilelim.

 

Bir hatırlama ile konuyu bitirelim insanın başta sıhhati ve tüm organları olmak üzere, sahip olduğu hiçbir şeyi kendi isteği ile elde edemediğini bizim inancımızdır. Bu inanç sistemi her şeyin kendisine Allah tarafından bahşedildiğini” hatırlaması ve buna göre hayata bakması gerekiyor. Tüm insanlık sonsuzca açılmış ilahi bir kredi ile doğuyor ve yaşıyor.

Hepimiz şunu çok iyi bilmeliyiz. Dünya bir imtihan salonudur.  Sınanmak insanın kaderidir bu dünyada mutlaka sınancağız mallarımızdan canlarımızdan eksilmesi, birbirimizle, kedimizle sınanacağız.

 

Bazen fazlamızla sınanacağız bazen noksanımızla.

Özürlünün kendisi özrüyle sınanır, yakınları onunla sınanır, biz onların tümüyle sınanırız. Noksanlar, noksan olmayanlara sahip olduklarını hatırlatan bir uyarı levhasıdır.

Asıl noksanlık; özürlülük, sakatlık gibi hakikati anlamaktan aciz olmaktır. 

 

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.