YSK'nın, BDP'nin desteklediği 7 isim dahil 12 bağımsız adayı veto ettiği kararı değerlendiren Gökçek, demokratik bir yarışta bunların olmamasını herkesin arzu ettiğini ama yasaların getirdiği bir takım kaidelerin olduğunu söyledi. Gökçek, "Zannediyorum adayların bir kısmının geri dönmesi yasal olarak mümkün olacak. Ama bazı yasalar önceden konmuş bu ne Ak Parti'nin koyduğu bir kanun ne de bir başkasının. Bunda devletin suçu yok. YSK'nın da herhangi bi suçu yok onlar yasaları uyguluyorlar. E o yasaları bilerek davransana, davranmıyorsan hem kabahatli sensin hem de bu yasaları kaldırın. Üç gün kala mı kalkacak bunun mantığı yok. Doğru demiyorum, demokratik yarışta mümkün olduğu kadar bu esnekliği sağlamak lazım. Ama bu yasalar bugün konulmuş değil o yapılan gürültüler patırtılar ortalığı yakmalar hiç hoş hadise değil" diye konuştu.
O SAKIZI SAKLAMADIĞIMA ÜZÜLDÜM
Bir seyincinin, "Sarkozy'nin karşısında nasıl sakız çiğnedin, büyük adamsın" mesajı üzerine ise Gökçek teşekkür ederek, O konuda twitter'da inanılmaz teşekkür aldım. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, Sayın Cumhurbaşkanımız Fransa'ya gittiğinde aleni karşısında sakız çiğnemiş ve saygısızlık yapmıştı. Buraya tekrar geldiğinde havaaalanında üç kişi karşılıyor vali bey, ben ,garnizon komutanı, merdivenlerden iniyor uçağın, inerken bir arada durdu devamlı sakız çiğniyor. Yani son derece saygısızca bir sakız. İndi aşağıya, Sayın Başbakanımızın yanına gitti. Aynen tavır şu, seyircilerim beni bağışlasın" diyerek Sarkozy'nin oturma şeklini gösterdi. Böyle bir saygısızlığın olmasının mümkün olmadığını ifade eden Gökçek, "O da benim çok ağrıma gitti. Ve ondan sonra havaalanına gelince, madem sakız çiğnemek kendisine göre normal, ben de ondan sonra hatımda yapmadığım bir şey yaptım. Hem de sakız değil dört tane draje aldım ağzıma. Yalnız bir şeye üzüldüm o sakızı attım. Orada onu saklamam lazımdı. Bir yerde tarihi bir değeri vardı. Hatta inanamayacaksınız CHP'lilerden bile çok müspet mesajlar aldım twitter'da" şeklinde konuştu.
BENİ YIPRATMAK İÇİN İFTİRA KAMPANYASI AÇTILAR
Bir seyircinin, "Kılıçdaroğlu ile televizyona çıktınız. Ankara'nın nasıl soyulduğunu Kılıçdaroğlu ispatladı" mesajı üzerine de Gökçek, "Ben seçim öncesi sadece Kılıçdaroğlu'na değil, benim hakkımda iftara atan herkes, benim donulmazlığım yok şerefli ve onurlu insanlar hemen savcılığa gider neyse ellerindeki deliller hepsini verirler dedim. Aradan ikisi sene geçti, bir sefer benim hakkımda suç duyurusunda bulunan olmadı. Demek ki, yalan söylediler, önce bu yalanların kabul edilmesi lazım" ifadelerini kullandı.
"Bunların, sadece siyaseten, sırf beni yıpratmak için bir iftira kampanyası açtıklarının delili değil midir" diye soran Gökçek şöyle devam etti:
"İki sene oldu, götür savcılığa ver dilekçeni. İçişleri Bakanlığı'nın müfettişleri seni aklıyorlar demeye çalışıyorlar. Benim hakkımda şikayette bulundukları zaman ki, bu şikayetlerin yüzde 90'ı Çankaya Belediyesi tarafından yapılır. Ve imar konusunda bir plan gelir. Biz bozarız, ikincisi gelir, aynısını yapmayız hemen bizim hakkımızda suç duyurusunda bulunurlar, onlarca bulundular. İçişleri Bakanlığı kanuni işi yaptığımızı ortaya koyduğumuz zaman, Danıştay'a giderler. Danıştay 1. Daire istisnasız hepsi hakkında benim yargılanmam için karar verir. Ben savcının karşısına giderim. Bir iki seferde savcının karşısından mahkemeye gittim ama hiç birisi o seçimdeki iddialar değil dikkat edin."
Tan'ın, "Sayın Kılıçdaroğlu ile televizyonda olan tartışmada yenildiğinizi düşünenler var. Ne söylersiniz" sorusu üzerine Gökçek, "Yenildiğimi düşünenler www. melihgokcek.com.tr'ye girerler, orada iftiralar bölümüne girerler. Kılıçdaroğlu ile tartışmamın bantı var. 38 defa orada sorduğum soruya cevap vermediğini, nasıl kaçtığını, tabiri caizse nasıl liğme liğme döküldüğünü görürler" karşılığını verdi.
"BU ADAMLAR TEZGAHA ALIŞMIŞLAR"
"Medyanın, o dönemin içerisindeki Uğur Dündar'ın birlikte hazırlamış oldukları tezgahı, arkasındandan da belli bir medya grubu, Ankara'da Melih Gökçek'i çökertirsek Ak Parti'nin bir ayağını çökertmiş oluruz teziyle yüklendiğni bilmeyen yok" diye konuşan Gökçek, "Öyleki televizyon istasyonunda yapılan o günkü hazırlıkları biliyoruz. Melih Gökçek acaba ne olursa, nasıl sıkıntıya düşer, acaba lambaları nasıl üstüne koyarız . Bunu içeride arkadaş anlatıyor: Melih Gökçek'in şekeri vardır sinirlendirirsek zaten terleme durumu olur, bir de ışıkları üzerine verirsek müthiş kontrolünü kaybeder. Bu kadar mizansenle bu kadar tezgahla ki, o dönemin içerisinde Uğur Dündar ile pazarlık ettik. Bir konu konuşacaktık, satın alınan sayaçların fiyatını konuşacaktık. Bak başka şey konuşmam sonunda arzu edersen bir beş dakika ben onun hakkında konuşayım o benim hakkımda konuşsun öyle anlaştık ama öyle bir şey olur mu adamlar tezgaha alışmışlar" ifadelerini kullandı.
O tezgah konusununda en güzel delilin Kanal B 'de muhabir ile Kılıçdaroğlu arasında çıktığını belirten Gökçek, "Muhabir diyor ki, 'Sayın Haberal bize tembih eti, her türlü puştluğu yapın Ak Parti adaylarına' Kılıçdaroğlu da, 'evet' diyor, bunun belgesi var. Bu tezgahlara rağmen ben Allah'ın izniyle dördüncü kez seçildim bak hala buradayım" dedi.
"Bundan sonraki seçimde de inşallah Allah nasip ederse Kılıçdaroğlu'nu Ankara'ya aday olarak bekliyorum" diyen Gökçek, "Gürsel Tekin'den rica ediyorum nasılsa onu yiyecek. Yedikten sonra bunu da bana karşı aday yapsın" şeklinde konuştu.