MÜSİAD Konya Şubesinde bu hafta Cuma Toplantısında Prof. Dr. Saffet Köse vardı. “Hicreti Günümüzde Nasıl Algılamalıyız?” konulu konferansa çok sayıda İş Adamı ve Sanayici katıldı.
Prof. Dr. Saffet Köse “Hicreti Günümüzde Nasıl Algılamalıyız?” konulu konferansta gerçek hicretin ne olduğunu, hicret etmenin gerekliliklerini ve hicretin nasıl başladığını anlattı. MÜSİAD Konya Şubesi Brifing salonunda yapılan ve çok sayıda dinleyicinin iştirak ettiği konferansın açılış konuşmasını MÜSİAD Konya Şube Başkan Yardımcısı Dr. Lütfi Şimşek yaptı. Şimşek; Şeb i Arus gecesinde girmiş olduğumuz yeni hicri yılımızın tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum. İslam dininin esas aldığı yıl olan hicri yıl hakkında gerçekten bilmediğimiz çok şey var. Bu gün burada sayın hocamızla birlikte hicretin ne olduğu ve nasıl anlaşılması gerektiği konularını öğrenmeye çalışacağız” dedi. Açılış konuşmasının ardından konferansa geçildi. Hicretin ne olduğunu ve günümüzde nasıl anlaşılması gerektiği konularına değinen Prof. Dr. Saffet Köse “Hicret kelimesi sözlükte terk etmek, ayrılmak, bir yeri terk ederek başka bir yere göç etmek anlamınadır. Hicret; Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimizin ve Mekkeli Müslümanların Medine'ye göçünü, genel anlamda ise gayr–i müslim bir ülkeden İslâm ülkesine göç etmeyi ifade eder. Müslümanlar, müşrikler tarafından yaşadıkları yerlerde birçok kötü olaya maruz bırakılmışlardır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammet (S.A.V) sahabelerine daima sabırlı olmayı öğretmiş her ne olursa olsun var oluş sebeplerini asla terk etmemeleri gerektiğini söylemiştir. O yıllarda müşriklerin Müslümanlara yapmış olduğu zulümler birçok Müslüman kardeşimizin yerlerinden olmalarına sebebiyet vermiştir. İşte bu zulümler dolayısıyla Peygamber Aleyhisselam efendimiz, Peygamberliğinin 13. yılında ashabıyla beraber, yurtlarını, mallarını, hatta sahabeden birçoğu anne, baba, eş ve çocuklarını bırakarak Medine'ye hicret etmek zorunda kalmışlardır. Hicret sadece bir yerden bir yere göç etmek olarak anlaşılmamalıdır. Dinimizde Allah’ın yasaklamış olduğu şeylerden uzak durmak, insanın nefsinden kaçıp Allah’a sığınması ve haram kazanç elde eden kişilerin, Allah’ın rızasını kazanmak için helal kazanç yolları araması da hicret olarak kabul edilir. Gerçek hicret bir yerden bir yere göç etmek değil gönülden Allah’a doğru yol almaktır” dedi.