Bakan Davutoğlu’nun desteğiyle Viyana AKH Üniversite hastanesinde akciğer nakli başarı ile gerçekleşen genç şehrimize döndü. Ünsal ailesi şimdi bir yandan gözyaşları ile mutluluğu paylaşırken diğer yandan da Bakan Davutoğlu’na ve kendilerine vesile olanlara dua ediyorlar
31 yaşındaki Konyalı harita mühendisi Hasan Hüseyin Ünsal dünyada ender görülen ve tedavisi olmayan IPF isimli akciğer hastalığına yakalanınca dünyası kararır. Tabiî ki tüm aile fertleri de Hasan Hüseyin içir çaresizdirler ve arayış içerisine girerler. Önce Konya ardından Ankara’da çalmadık kapı bırakmayan aile son olarak Tarım eski Bakanı Sami Güçlü vasıtası ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na ulaşır.. Davutoğlu’nun da Avusturya Dışişleri Bakanı ile görüşmesinin ardından Viyana AKH Üniversite hastanesinde akciğer nakli başarı ile gerçekleşen genç bir hafta önce gülerek şehrimize döner. Ünsal ailesi şimdi bir yandan gözyaşları ile mutluluğu paylaşırken diğer yandan da Bakan Davutoğlu’na ve kendilerine vesile olanlara dua ediyorlar.
DRAM AŞIRI ÖKSÜRÜK İLE BAŞLADI
Ünsal ailesinin mutlu sonla noktalanan dramları 2011 Ocak ayında başladı. Emekli bir baba ve ev hanımı olan annenin üç çocuğundan birisi olan Harita Mühendisi Hasan Hüseyin Ünsal aşırı öksürük şikayeti ile hastaneye gider.. Burada çekilen filmlerin ve yapılan tetkiklerin ardından Ünsal çiftine çocuklarını Ankara’ya götürmeleri ve bir de orada muayene ettirmeleri önerilir. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde muayene olan gence Prof. Dr. Özlem Özdemir Karabasar tarafından dünyada tedavisi olmayan ve Tıp dünyasında çok ender görülen IPF (Idiyopatik Pulmoner Fibrozis) adlı akciğer hastalığı teşhisi konulur.
AİLE ÇZARESİZLİK İÇERİSİNDE SAMİ GÜÇLÜ’YE ULAŞIR
İki kız bir erkek evlat sahibi olan ve çocuğunun bu hastalığı ile bir anda yıkılan emekli Necati Ünsal hemşerisi olan Sami Güçlü’ye ulaşarak yardım ister. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı nezdinde temaslarda bulunan ve aileye yardım arayışına giren Güçlü, bu hastalığın tedavisinin Türkiye’de mümkün olmadığını öğrenince Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na ulaşır.
GENÇ MÜHENDİSİN DURUMU DAHA DA AĞIRLAŞIR
Hasan Hüseyin Ünsal’ın Ankara’da tedavisi devam ederken gribal enfeksiyona yakalanır. Hastalık daha da ağırlaşır ve genç için tehlike çanları çalmaya devam eder. Bir süre sonra oksijen tüpüne bağımlı hale gelen Hasan Hüseyin yürümez olur el ve ayaklarını hareket ettiremez. Kendisine uygulanan ilaç tedavisine cevap vermeyen Ünsal'a iyileşmediği için doktorlar tarafından en geç Mayıs ayına kadar akciğer nakli yapılması gerektiği aile fertlerine bildirilir.
BAKAN DAVUTOĞLU AVUSTURYALI MESLEKTAŞINI ARAR…
O ana kadar yapılan yazışmalarda Türkiye’de tedavisi ve çift taraflı nakil imkanı bulunmayan ülkemizde Avusturya’nın hasta kabul etmediği resmen aileye bildirilir. Aile çaresizlik içerisinde çırpınışlarını sürdürürken Sami Güçlü’nün de çabaları ile konu bir kez daha Dışişleri yetkililerine iletilir. Bakan Davutoğlu bu haberin kendisine ulaşmasının ardından genç mühendise yardımcı olabilmek amacıyla Avusturya Dışişleri Bakanı ile görüşür ve bu gence yardım talebinde bulunur. Dışişlerinin devre girmesi ile Hasan Hüseyin Ünsal’ında kaderi değişmeye başlar.
VİYANA’DAN GELEN MÜJDE
Zaman zamsan karamsarlığa düşen ve biricik evlatlarının her geçen gün eridiğine şahit olan anne baba ve kız kardeşlere müjdeli haber Ekim ayında Viyana’dan gelir. Viyana AKH Hastanesi'nden Dr. Walter Klepetko, 13 Aralık 2011 tarihinde hastayı görmek istediklerine dair davet mektubunu aileye gönderir. Artık aile ve Hasan Hüseyin için yepyeni bir umut ışığı doğmuştur. Oksijen tüpüne bağlı olarak hayatını sürdüren Ünsal ve yakınları, yine Avusturya’dan gelen ambulans uçakla bu ülkeye uçarlar. Dr. Walter Klepetko ile yapılan görüşmenin ardından, aile anlar ki o ana kadar Türkiye’den bir tek hasta dahi kabul etmeyen Avusturya, Bakan Davutoğlu’nun devreye girmesi ile sadece bir defaya mahsus olmak üzere genç mühendisi artık kabul edecektir.
AİLE TEKRAR TÜRKİYE’YE DÖNER
Nakil için Viyana’da listeye alınmanın ve kendilerine gelecek sıranın umudu ile oldukça moralli ve heyecanlı bir şekilde Türkiye’ye dönen aile, evlatlarını yeniden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırır ve Viyana’nın istediği tüm tetkikler yapılır. Bu arada yine Avusturya’nın istediği 40 bin Euro kaparoda SGK tarafından da bir hafta içerisinde Viyana AKH Hastanesi'ne yatırılır. Genç mühendis Ünsal artık, 26 Aralık 2011 tarihi itibariyle akciğer nakli için listeye resmen alınmıştır.
KARDEŞİ İÇİN ÇIRPINAN ABLA BİR KEZ DAHA DEVREDE
Bu arada abisinin hastalığının ortaya çıkması ile birlikte kahrolan ve ona yardımcı olabilmek için adeta çırpınan İstanbul’da bulunan evli kardeşi Emine Maybek 2012 yılı başında bir kez daha Viyana’ya AKH Hastanesine gider. “O benim abim, ona canımı verinim” diyerek çalmadık kapı bırakmayan, dahası kapalı kapıları bile açan kardeş tekrar Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile görüşür.
Viyana'daki Türk Büyükelçiliği'nin bir kez daha devreye girmesi ile Hasan Hüseyin Ünsal 3 Mayıs 2012 tarihinde Viyana AKH Hastanesi'ne kabul edilir.
SADECE 4 SAAT SONRA ARANAN AKCİĞER BULUNUR
Bir kez daha ambulans uçakla Viyana’ya giden Hasan Hüseyin Ünsal yepyeni ümitler, yepyeni hayaller ile hastaneye yatar. Artık sona gelinmiştir. Tüm duası sürenin de daralması ile bir an önce aranan akciğerin bulunmasıdır. Ve hastaneye yattıktan sadece 4 saat sonra Ünsal ailesini sevinç gözyaşlarına boğan müjde gelir. Aranan akciğer bulunmuştur.
9 SAAT SÜREN AMELİYAT
Derhal ameliyata alınan Hasan Hüseyin yaklaşık 9 saat süren ameliyatın ardından başarı ile çift taraflı akciğer nakli gerçekleşir. Burada bir hafta yoğun bakım ünitesinde tedavi altında alınan Ünsal’ın tedavisi bir süre daha burada devam eder. Abisinin hastalığından kurtulması ve bir an önce yeniden sağlıklı olarak aralarına dönmesi için hastalığının başlangıcından bugüne adeta bir kuş gibi çırpınan kardeş Emine Maybek, abisinin fizik tedavisi ve diğer birçok test için bir süre daha Viyana’da tedavi gördüğü serviste anne ve babası ile birlikte bir an olsun kardeşinin yanından ayrılmaz.
BEŞİKTAŞLI FUTBOLCULAR HASAN HÜSEYİN ÜNSAL’I YALNIZ BIRAKMAZLAR
Hasan Hüseyin aynı zamanda fanatik bir Beşiktaş taraftarıdır. Abisi için tüm kapıları çaldığını belirttiğimiz kardeş Emine Maybek bu yoğun arayış içerisinde Beşiktaş Kulübü ve Beşiktaşlı futbolcular ile de temasa geçer. Bu hastalığın tedavisinde moralin çok önemli olduğunu belirten Maybek, "Abimin yanından bir gün olsun ayrılmadık. Sürekli kendisine destek olduk, moral vermeye çalıştık. Abim koyu bir Beşiktaş taraftarı olduğu için Beşiktaş Spor Kulübü ile irtibata geçtim ve takımdaki bazı futbolcuların kendisine “Geçmiş olsun” mesajlarını videoya çekip abime izlettirdim” derken gözyaşlarını tutamıyordu.
GENÇ MÜHENDİS 1 HAFTA ÖNCE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE KONYA’YA GÖNDÜ
Evinde ziyaret ettiğimiz Hasan Hüseyin şimdi karşımızda son derece sağlıklı ve mutlu idi. Anne babanın mutlulukları evin içerisinde dalga dalga bu tarifsiz sevincin yayılmasını sağlıyordu. Çok iyi olduğunu ifade eden artık gelecek ile ilgili projelerini gülümseyerek bize anlatan genç mühendis “İnşallah en kısa zamanda yeniden işimin başında olacağım. Evleneceğim ve şehrime ülkeme faydalı olmaya çalışacağım. Bu arada benim için gecesini gündüze katan bana yardımcı olan anneme babama kardeşlerime yakınlarımıza ve de özellikle büyüklerimize Sayın Dışişleri Bakanımıza sonsuz teşekkür eder saygılarımı sunarım” diyordu. Memleket