Anadolu Selçukluları zamanında kurumsallaşan, Osmanlı'da yaygınlaşan aşevleri, işlevini, zaman içinde değişime uğrayarak sürdürüyor.
Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alaaddin Aköz, yaptığı açıklamada aşevi kültürünün temelinin Türk-İslam kültüründeki yardımlaşmaya dayandığını belirtti.
İslamiyetin doğuşundan itibaren, yoksul ve düşkünlere ücretsiz sıcak yemek verilmesi uygulamasının olduğunu ifade eden Doç. Dr. Aköz, aşevi kültürünün Anadolu Selçukluları zamanında kurumsallaştığını, Osmanlı'da ise yaygınlaşarak en parlak noktasına geldiğini bildirdi.
Doç. Dr. Aköz, aslında aşevi kültürünün, vakıf kurumu çatısı altında değerlendirilmesi gereken bir unsur olduğunu belirterek, ''Osmanlı'da her şehirde mutlaka en az bir vakıf, bu vakfa bağlı külliye, külliyenin içinde de fakirlerin ücretsiz yemek yediği aşevleri vardı. Buradan yılın her günü ücretsiz yararlanan kişiler ise 'rızıklanan' olarak isimlendirilirdi'' dedi.
Osmanlı döneminde aşevi kültürünün çok yaygın olduğunu ve önemli bir sosyal yardımlaşma kurumu özelliği taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Aköz, şunları söyledi:
''Kentlere uzak küçük yerleşim birimlerinde ise her zaman sıcak çorba ile yemeğin kaynadığı tekke ve zaviyeler, aşevlerinin işlevini yerine getirirdi. Ancak tekke ve zaviyelerde bir kişinin karnı ancak 3 gün doyurulur, daha sonra kişiye artık gitmesi gerektiği uygun bir dille söylenirdi.''
YOKSULUN MAHALLESİNE SICAK YEMEK
Aşevleri, zaman içinde pek çok değişime uğrasa da işlevini bugün de tüm sıcaklığıyla devam ettiriyor. Bugün bazı belediyelerin kurduğu mobil aşevleri, fakir ve düşkünlerin dostu aşevlerinin tarihsel dönüşümünü açık şekilde gösteriyor.
Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, belediyenin bünyesindeki aşevinin yılın 365 günü sıcak yemek dağıttığını belirtti.
Geçen yıl ramazan ayı öncesinde bir de mobil aşevi kurduklarını ifade eden Hançerli, şöyle konuştu:
''İftar çadırlarından çoğunlukla aynı kişilerin yararlandığını biliyoruz. Çoğu merkeze uzak kenar mahallelerde oturan yoksullar, ramazan ayında kent merkezlerinde kurulan iftar çadırlarına gitmekte zorlanıyordu. Bir kamyon üzerine kurduğumuz mobil aşevimiz ise sıcak yemeği yoksulun ayağına getiriyor. Bir mahalleye gitmeden önce kaymakamlık ve muhtar ile bağlantı kurup, burada yemek dağıtacağımız kişilere, yemek fişlerini dağıtıyoruz. Ramazan ayında mobil aşevimiz günde 150 aileye yemek dağıtıyor.''
MOBİL AŞEVİNDE YEMEKLER STERİL KAPLARDA
Vatandaşın yemek doldurması için evinden kap getirmesini de istemediklerini belirten Hançerli, şöyle devam etti:
''Bamya çorbası, kavurma, pilav, helva, salatadan oluşan yemekleri, steril saklama kaplarına koyarak, ekmeğiyle birlikte vatandaşa dağıtıyoruz. Salata hariç, bu yemek zaten Konya'nın geleneksel düğün yemeği. Bir anlamda mobil aşevi ile düğün yemeği dağıtmış oluyoruz. Bu da dar gelirli aileler için çok şey ifade ediyor.''
Hançerli, ayrıca mobil aşevinin deprem, sel gibi doğal afetler için de hazırda bekletildiğini, içindeki düzenek sayesinde hemen her yerde aralıksız yemek pişirip dağıtabilecek özelliklere sahip olduğunu söyledi.