Abbas, Türkiye'ye ilk kez "İslâm" projesiyle ilgili olarak 1971 yılında geldi. Irak savaşı döneminde ve 1987'de de Türkiye'de bulundu. Geçtiğimiz günlerde "Türkiye Fotoğrafları" projesi kapsamında İstanbul, Adana, Bursa, Kırşehir, Şanlıurfa gibi şehirlerde fotoğraflar çeken Abbas çekimler için Konya'da da bir hafta kaldı. İstanbul fotoğraf çevrelerince Konyalı fotoğrafçılar Ahmet Kuş, İbrahim Dıvarcı ve Feyzi Şimşek ile irtibatı temin edilen Abbas, Konya'daki çekimlerle ilgili olarak sanatçılarla istişarede bulundu. Konyalı fotoğrafçılar Abbas'a "Konya ve İlçelerindeki Selçuklu Eserleri Fotoğraf Albümü"nü hediye ederek çalışmalarında yardımcı oldular. Abbas, Konya'daki tarihî yapıların tahribatı karşısında üzüldüğünü ifade ederek "Keşke otantik halleri ile muhafaza edilebilselerdi" dedi. Rehberi ve tercümanı olan Adanalı fotoğrafçı Alp Sime ile Konya'ya tekrar gelmek istediklerini ifade eden Abbas Türkiye'deki çekimlerinde yaşadığı bürokratik işlemlerin çokluğuna da bir anlam veremediğini ifade etti.
ABBAS KİMDİR?
1944 doğumlu, İran asıllı Fransız fotoğrafçı. 1970'ten itibaren üçüncü dünya ülkelerinde gerçekleşen önemli sosyal ve politik olayları takip etti. 1978 1980 arası İran devrimini fotoğrafladı. Bu fotoğraflar "Iran Diary" ismiyle kitap olarak yayımlandı. 1981'de Magnum Photos'a katıldı. 1983'ten 1986'ya kadar Meksika üzerine çalıştı. 1987'den başlayarak yedi yıl boyunca İslâm'ın dünya çapında yeniden yükselişini belgelemeye yönelik projesini gerçekleştirdi. 1994'te bu projesini "Allah O Akbar: A Journey Through Militant Islam" adıyla kitaplaştırdı. 1995 yılında başlayıp 2000 yılına kadar çalıştığı "Hıristiyanlık" projesi ise geçtiğimiz Eylül 2000 tarihinde kitap olarak yayımlandı.
MAGNUM FOTOĞRAF AJANSI
Magnum ajansı 1947 yılında, 2.Dünya savaşının ardından yaşanan belirsizlik ortamı içerisinde dört önemli fotoğrafçı tarafından kurulmuştur. Dört fotoğrafçıda savaştan doğrudan etkilenmiş isimlerdir. Robert Capa, savaş yüzünden ülkesini terk etmiş (önce siyasi sebeplerden Macaristan'ı ardından, savaş yüzünden Fransa'yı), Henri Cartier Bresson Almanlara esir düşmüş, George Rodger Pasifikte Japonlardan kaçmak için binlerce kilometre yürümüş, David "Chim" Seymour ise bir Yahudi olarak sürekli saklanmak zorunda kalmış ve toplama kamplarında ailesini kaybetmiştir. Savaşın psikolojik yıkımı içerisindeki Capa ve Seymour öncülüğünde kurulan ajans, kısa zamanda dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarından biri haline gelmiştir.