FETÖ’nün Yeni Dalgası; İç Savaş

Derviş Argun

15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı diye başlayan ve okurken içimizi cayır cayır yakan senaryolar, sosyal ortamlarda paylaşılıyor. Senaryo olması, orada yazılanların gerçekliğine gölge düşürmez. Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş’un da dediği gibi, bu hain çetenin esas görevi, Türkiye’yi uluslararası güçler tarafından müdahale edilebilir bir ülke haline getirmek. Yani sosyal çatışmaların esir aldığı, etnik ya da mezhebi unsurların birbirini boğazladığı, kimi paramiliter güçlerin, daha önce gömülen silahların çıkartılıp dağıtılmasıyla alana sürüldüğü bir ülke haline getirmek.

Aynı güçler muhtemelen, bu tablodaki Türkiye’yi kurtarmak! için, 900 km’lik Suriye sınırını kullanarak dünyanın tüm savaşçı sivil güçlerini Türkiye’ye sevk edeceklerdi. Yani Türkiye’yi, Suriye’ye yaptıkları gibi, parçalanma öncesi çatışmalı kaos ortamına sokacaklardı.

Peki, bu tehlike geçti mi? Hayır.  

Halen bu katiller sürüsü ve onların tasmasını elinde tutan güçler, bu ihtimal üzerine çalışmalarına devam ediyorlar. Sokakları terörize etmek, dini kimlik, etnik kimlik, mezhep kimliği v.s farklılıklarımız üzerinden bizi çatışan bir toplum haline getirmek istiyorlar. FETÖ, ABD’nin kırk yıl besleyip büyüttüğü ve alana açık hedef olarak sürdüğü yeni güç. Çözüm süreci boyunca hükümetin ortaya koyduğu yaklaşımdan dolayı PKK, Kürt halkı üzerinde hakimiyetini kaybedip onları kaos planlarına dahil edemeyince, ABD, hazır kıta bekleyen yedek güç, paralel yapıyı devreye soktu. Çünkü ABD için Türkiye’nin ivedi bir biçimde, işgal edilebilir, uluslararası komplolara açık bir kaos cumhuriyetine dönmesi gerek.

FETÖ liderinin 15 Temmuz darbe girişimi için uluslararası bir araştırma komisyonu talebi, bundan bağımsız değil. Ayrıca bu talep bile,  FETÖ liderinin önümüzdeki dönem için planladığı şeytani tuzakların ipuçlarını veriyor.

Kaldı ki, paralel yapının bu milletle bu güne kadar yaptığı mücadele grafiğini incelersek, durmayacağını, yeni planlarını devreye sokacağını da çok rahat görebiliriz. Onlar, buna cesaret edemese bile, iplerini elinde tutan efendileri onları buna mecbur kılacak. 

Becerebilirler mi? Allah’ın izniyle, Hayır.

Deneyebilirler mi? Son çareleri olduğu için, Evet.

Bu sebepledir ki, herkesin, ama özellikle İslamcı köklerden gelen insanların dikkat etmesi gereken en önemli konu, içimize sızarak bizi manipüle edip şiddete bulaştırmak isteyenlerdir.  Bunların hem iyi niyetli hem de hemen yanı başımızda bulunan insanlardan olma ihtimali, düşmanlarımızdan olma ihtimalinden daha yüksektir. Kendi içimizde konuşarak çözebileceğimiz konuları, savaşarak çözmemizi teklif edenlerle, omuz omuza olmamız gerekirken, boğaz boğaza olmamız gerektiği telkinini yapanlara karşı, hem ellerimizi hem gönüllerimizi kapalı tutacağız.

Bu olur mu demeyin? Darbenin ilk saatlerinde feraset sahibi milletimiz, kadın, erkek, yediden yetmişe sivil bir duruş ve direniş göstererek tankları, helikopterleri ve uçakları, yani top yekûn darbecileri geri püskürtürken, kırk yıldır bu milletin üzerinden rızkını çıkaran kimi yazarlarımız bize, silahlarımızı yanımıza alarak sokağa çıkmamızı teklif etmedi mi? Sadece bu örnek bile FETÖ’nün muhtemel yeni dalgası için planladığı iç savaş ihtimaline karşı, ne denli teyakkuzda olmamız gerektiğini ispat eder.  

Biz millet olarak, 15 Temmuz darbe teşebbüsünü nasıl defettiysek, sonrasında oluşması muhtemel fitne cenderesinden de aynı şekilde çıkacağız. Temennimiz, bu fitne cenderesine hiç girmeden yolumuza devam etmektir. Bunun için hepimize çok önemli görevler düşüyor. Hükümetin, FETÖ mensubu terör unsurlarına karşı hızlı ve adil müdahalesi devam ederken, bizler de, yanımızdakinin ideolojisine bakmadan kol hizasında durmalı ve bahse konu muhtemel fitneye karşı omuz omuza vermeliyiz.

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.