Bugün bayramın son günü. Akşam yazarı Gürkan Hacır'da bugünkü köşesinde, Fethullah Gülen'in askerlik yıllarında kıldırdığı bayram namazıyla ilgili anısına yer verdi.. Çok sayıda subay ve askerin katıldığı namazda Gülen Hoca'nın etkileyici vaazı da askerlerin dikkatini çekti... İşte Hacır'ın yazısı:
Fethullah Gülen bir 10 Kasım günü askeri birliğine teslim oldu. 10 Kasım 1961. Mamak mekanize birliklerine bağlı 1. Telsiz Bölüğü'nde görev aldı. O yıl özellikle Mamak'ta darbeci Albay Talat Aydemir ve Binbaşı Fethi Gürcan'ın rüzgarı esiyordu. Gülen bu ihtilal yanlısı subaylara karşı hep tedbirli yaklaşıyordu. 21 Şubat 1962'de yapılan darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca Talat Aydemir'in orduyla ilişkisi kesilmişti. Ama Aydemir yanlısı subaylar yerlerinde kalmıştı. Etkisi halen hissediliyordu.
NAMAZA ÇOK SAYIDA SUBAY VE ASKER KATILDI
Gülen Hoca kurban bayramının ilk günü 14 Mayıs 1962'de bayram namazını kıldırdı. Çok sayıda subay ve askerin katıldığı namazda Gülen Hoca'nın etkileyici vaazı da askerlerin dikkatini çekti. Namaz sonrası birçoğu yanına gelerek tanışmak istedi. Vaazı çok beğenmişlerdi.
Yusuf Bilgin'in 'Mamak Günleri'ne kulak verelim:
DİNLE ALAKALARI YOKTU, MANEVİYATLA ALAY EDERLERDİ
'Talat Aydemir, 27 Mayıs'ı yapanlara karşı yeni bir ihtilal yapma teşebbüsüne girdi. O zamanlar İsmet Paşa hakim durumda. Talat Aydemir, Mussolini kafasında bir adam. Gelseydi, aynen Mussolini gibi hareket edecekti. O ve yakından onu destekleyenler tamamen diktatör insanlardı. Dinle diyanetle alakaları yoktu. Hatta maneviyatla alay ederlerdi.
"NAMAZLARIMIN ÇOĞU NÖBETE DENK GELİYORDU"
İhtilal teşebbüsü olmadan bir ay evvelinden hazırlıklara başlandı. Bize hakiki mermi verdiler. Karda kışta, tel örgü boyu nöbet tutuyorduk. Hele son günler iyice sıkıydı. Kar altında sekiz saat nöbet tuttuğumu biliyorum. Bir de ramazan ayı olduğu için, oruç tutuyorum. Yemek yeme fırsatı bulamıyordum. Cebime bisküvi koyar, içtimada subay bana doğru bakmıyorsa ağzıma bir tane atardım. Bu bazen sahur, bazen de benim için iftar olurdu. Namazlarımın çoğu nöbete denk geliyordu. Namazımı yine terk etmiyordum.
"ÜZERLERİMİZDE UÇAKLAR UÇMAYA BAŞLADI"
Son gece hepimiz pür heyecandık. Radyo Evini bir onlar, bir bizim taraf teslim alıyordu. Önce ihtilal ilan ediliyor, ardından asiler bastırıldı deniyordu. 28. Tümen hükümet tarafındaymış. Tabii ki, biz bunun farkına daha sonra vardık. Üzerimizde uçaklar uçmaya başladı. Niyetleri Mamak'ı ortadan kaldırmakmış. Bizim taraf teslim oldu.
"İKİ AY DIŞARI ÇIKMAMA CEZASI VERDİLER, KENDİMİ İBADETE VERDİM"
Sabah umum bir içtima yapıldı. İçtimada silahlar da yanımızdaydı. Ceza olarak silahlarımızın mekanizmalarını aldılar. Elimizde sadece boru gibi bir demir parçası kalmıştı. İki ay kadar da dışarıya çıkmama cezası verdiler. İki ay, muhabere ve temel eğitim kursları gördük.Dışarıya çıkmadığım için, ben kendimi bütünüyle ibadete verdim. Kış geceleri uzun olduğundan erkenden mescide gidiyor ve gece geç vakitlere kadar ibadetle meşgul oluyordum. Duygu ve düşünce dünyamın iyice durulduğunu hissettim.
Bir gün bizi yine topladılar. Size bir müjdemiz var, dediler. Hepimiz merakla bekliyoruz. 'Mekanizmalarınızı iade edeceğiz.' Tabii ki, pek sevinenimiz olmadı. Her sabah onları temizleyeceğiz diye canımız çıkıyordu. Yine böyle bir dönemin başlaması pek sevimli sayılmazdı.'