ABD Merkez Bankası (Fed), küresel piyasaların kilitlendiği faiz kararını duyurdu. 8 yıllık Jerome Powell döneminin sona ermesinin ardından başkanlık koltuğuna oturan Kevin Warsh, ilk sınavını verdi. Fed, para piyasalarının beklentileri doğrultusunda politika faizini yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında sabit tuttu. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında bu karar, 12'ye karşı 0 oyla oy birliğiyle alındı.
Yeni Dönemin İlk Metni: Geleceğe Yönelik Sinyal Yok
Kevin Warsh yönetiminde yayımlanan ve dikkat çekici şekilde kısaltılmış olan yeni politika metninde, gelecek döneme ilişkin hiçbir yönlendirmeye (forward guidance) yer verilmedi. Metinde, piyasa likiditesini doğrudan ilgilendiren bankacılık sistemindeki "bol rezerv" politikasının sürdürüleceği yeniden teyit edildi.
Noktasal Grafiklerde Şahin Görünüm
Faizlerin sabit kalmasına rağmen, Fed yetkililerinin geleceğe yönelik faiz beklentilerini ortaya koyan noktasal tahminler belirgin şekilde şahin bir duruş gösterdi. Komite içindeki dokuz Fed yetkilisi, 2026 yılı içinde faiz artırımı yapılması gerektiğini düşündüğünü belirterek sıkı para politikası yanlısı bir duruş sergiledi.
Faiz Artırım Beklentileri Neden Zayıfladı?
ABD'den gelen güçlü istihdam verileri ve yükselen enflasyon, Fed'in yıl sonuna kadar en az bir kez faiz artıracağı yönündeki senaryoları masada tutmaya devam ediyor. Ancak, jeopolitik gelişmelere ilişkin küresel piyasalara yansıyan olumlu haber akışı, bankanın yakın vadede sert bir faiz artırımına gitme ihtimalini bir miktar zayıflatmış durumda.
Powell'ın Gitmediği Sıra Dışı Görev Değişimi
ABD Senatosu'ndaki oylama sürecinin ardından resmen göreve başlayan Kevin Warsh, enflasyon ve faiz politikalarında köklü reformlar yapmayı hedeflediğini ilan etmişti. Bu yeni dönemin en sıra dışı gelişmesi ise görev süresi dolan eski başkan Jerome Powell'ın Fed yönetim kurulunda kalmaya devam etmesi oldu. Powell'ın bu kararı, yeni dönemdeki karar mekanizmaları üzerinde nasıl bir etki yaratacağı konusunda piyasalarda derin bir yankı uyandırdı.