Günümüzde, eşini aldatan erkek hikayeleri kimseyi şaşırtmayacak kadar olağan hale geldi. İddialar zaman zaman köşe yazılarından manşetlere de taşınıyor. Siyaset, bürokrasi ve iş dünyasından kimsenin tahmin edemediği bir çok isim imam nikahı yaparak ikinci bir eş alıyor, ikinci bir ev kuruyor. Dindar görünen bir çok ismin evlilikleri, maalesef evliliklerine hiç özen göstermedikleri için zarara uğruyor.
“Çapkınlık, aldatma” gibi son dönemde hayatımıza giren kavramlar ‘İslam'da nikahsız olarak bir kadına dokunma’nın haram kılınmasının Müslümanlar üzerindeki geçerliliğini tartışılır hale getirdi. Dindar olduğu zannedilen birçok erkek bu yasağı imam nikahı yaparak ortadan kaldırmaya çalışıyor.
Son dönemde resmi nikahlı eşin yanında, sekreterini de dini nikahla alan bir çok kişiden söz ediliyor. Nikahın açıkça ilan edilmesini emreden dinin buyruğunu bu işi yapanlar nedense görmezden geliyorlar.
Uzmanlara göre aldatan erkek kendi eksik gördüğünden dolayı aldatıyor. Bu konudaki genel görüşe göre ‘duygusal veya cinsel anlamda eksik olan erkek, başka bir kadınla her şeyin daha güzel olacağını’ düşündüğü için evleniyor. Yani erkek kendinde eksik gördüğü şeyi eşini aldatarak tamamlamaya çalışıyor.
Öte yandan aldatan erkek düzeninin bozulmasını istemediği için boşanmıyor. Kadınlarına benzemeyen kadınları seçiyorlar. Genelde uzun süreli ilişkiler yaşıyorlar. Her gece biriyle birlikte olsa yakalanacağı korkusundan dolayı çok azı aşık oluyor. Aslında olay şu: Evlilikleri klasik hale gelmiştir. Karısı erkekle ilgilenmez, cinsel ihtiyaçlarını gidermez, adam iş veya siyaset konuşacak, dinlemez. Adam da kendisiyle ilgilenecek birini buluyor. Kadınlar, evlerini veya komşularını kocalarından daha değerli görünce erkekler de çevre baskısından dolayı boşanamıyor.
Bu durum çoğu kez sıradan hayat yaşayanlar için geçerli. Bir de sosyal statü değişiminden kaynaklanan aldatmalar var. Erkeğin girdiği yeni sosyal çevreye hanımlar uyum sağlayamayınca bu tip aldatma olayları yaşanıyor. Erkek, yeni sosyal çevresinde karşılaştığı diğer erkeklerin çapkınlık hikayelerinden etkilenerek bu yola sapıyor. Zenginleşme ya da başka yollarla sosyal çevresi ve statüsü değişen erkekler, eşlerinin bu sosyal çevreye uyum göstermemesine içerleyerek başka kadınlarla “metres” hayatı yaşıyor.
Din alimlerine göre Müslüman erkekler, İslam’ın çok kadınla evliliğe cevaz vermesini suistimal ederek, hatta zaman zaman bu konudaki açık emirleri görmezden gelerek ilk hanımlarının “rızası” olmadan “dini nikah”, “imam nikahı” adı altında ikinci, üçüncü hanımı alıyorlar. Oysa İslam’da çok eşlilik, ilk eşin rıza vermesiyle mümkün.
Öte yandan geleneksel Türk kültüründe ilk eşin üzerine evlenilen kadına “kuma” deniyor. Özellikle ilk eşin rıza göstermediği hallerde kumalar ile ilk eşler arasındaki tartışmalar erkeğin ikinci evlilikte aradığı mutluluğu da bulamamasıyla sonuçlanacak boyutlara ulaşıyor. Eşler arasındaki tartışma ve kavgalar erkekleri de huzursuz ediyor. Memleket olarak sağlıklı bir aile ortamının ancak sevgi ve saygıya dayalı olarak sağlanabileceğini deklare ediyoruz.
Memleket