Ben basında sıkça gördüğümüz Ertuğrul Özkök hayranlarından veya onlardan daha da fazla olan Özkök'ten nefret edenlerden değilim. Onu ne çok ciddiye alıyorum ne de hafife. Bir pop ikonu izler gibi izliyorum yaptıklarını. Hele de gazetesinin yönetimini bıraktıktan sonraki hallerini. Anlamaya çalışıyorum yaptıklarını. Yaş dönümü krizine veriyorum bir kısmını. Bir kısmına ise “İnşallah o yaşa gelince ben de böyle şeyler yapmak istemem” diye korkuyla bakıyorum.
Daha önce de rahatsız olduğum yazılar yazmıştı ama geçen pazar yazdığı yazı hepsinin şahikası oldu bence. “Helalleşme” başlığını taşıyan yazı kadar hatta belki de ondan çok fotoğraflar rahatsız etti beni. Bir önceki cümlemdeki “rahatsız etti” yerine korkuttu, tedirgin etti, sinir etti, öfkelere gark eyledi gibi duygu tanımlamalarını da koyabiliriz canımız isterse. Ahmet Kaya'nın mezarında çekilmiş fotoğraflardan bahsediyoruz. Hürriyet Gazetesi'ne attığı bir manşetle Ahmet Kaya'nın sonunun başlangıcının imzasını atmış olan adamın şimdi helalleşme adı altında böyle bir fotoğraf çektirmesi çok rahatsız edici. Bilirsiniz susmaktan yana biri değilimdir. Hatta en sevdiğim şey korktuğumuz şeylerin üzerine gidip konuşulmasına çabalamaktır. Ama bu kez “keşke sussa” diyorum. Ertuğrul Özkök keşke bir nefes alsa ve sussa. Ahmet Kaya konusu açıldığında gözlerini gözlerimizden kaçırsa ve minik, küçücük bir utanma belirtisi gösterse.
Hatıralarıma bakmaktan utanacağım yeni fotoğraflar eklemese. Ben bakamadım o fotoğraflara. Onun adına utandım. Tamamen mizansen olduğu çok belli olan ve konuşulmak hatta bu yazdığım tarz yazıları yazdırmak için planlanmış olan fotoğraflara bakarken çok utandım. Hele bu fotoğrafların TRT'de yayınlanacak bir programın reklamı olduğunu öğrendiğimde yer yarıldı ve içine girdim. Ama Özkök asla oralı değil. Yazısının sonunda o çok böbürlendiği iPod'unda yer alan şarkılardan biriyle final yapıyor. Merak etmeden duramıyorum, Ertuğrul Özkök'ün iPod'unda vicdan var mı? Utanma? Birazcık empati? Gerçi o da haklı bunların hiçbirini iTunes'dan filan indirmek mümkün değil ki.
habertürk