Ergün: Krize karşı her tedbir alınmıştır

ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca’dan Demokratik Açılım’a farklı bir perspektif: Rojin başını da örtebilecek mi?

Anadolu Aslanları Derneği (ASKON)’un geleneksel iftar programı Topkapı Eresin Hotel’de muhteşem bir atmosferde gerçekleştirildi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, milletvekilleri, bürokratlar, ilim adamları ve çok sayıda katılımcının iştirak ettiği iftar programında ekonomik kriz ve demokratik açılım süreci ele alındı.

Programda ilk konuşmayı ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca yaptı… Dünyanın bir çok açıdan kaoslar yaşadığını kaydeden Koca, “En son ve belirgin olanı 2008’in bu aylarında başlayan ve küresel sisteme tabi olan tüm ülkeleri kuşatan ekonomik krizdir. Bir Başkası, adına terör denilen şiddet olaylarıdır. Ayrıca ülkemizin dinamik gündemi olan Demokratik Açılım meselesi de en çok konuşulan konular arasında yeralmaktadır. Krizden çıkış konusunda ortaya çıkan olumlu sinyaller, eğer büyük bir ikinci çokla yok edilmez ise ümitvar olunacak bir sürece girilmiş demektir. Kriz maalesef küreseldir. Başlaması da gelişmesi de etkilemesi de küresel olmuştur. Öyle anlaşılıyor ki, bitişi de küresel olacaktır. Ülkemize dolaylı olarak sirayet etmiş olmasının bir yararını göremedik. Çok ciddi anlamda dış ticaret darboğazı, üretim kısıtlaması, istihdam zayıflaması ve Milli Gelir düşüşü gibi büyük etkilerini yaşamış olduk. Halen yaşamaya devam ediyoruz ve çıkış istikametindeki küçük sinyallerin krizi yutma becerisine sahip politikaların habercisi olduğu konusuna ikna alamıyoruz. Ama bunu temenni ediyoruz. Gerçekleşsin diye elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

Koca, yaşadığımız küresel ekonomik krizin sistem krizi olduğunu belirterek, “Liberal kapitalist sistemin doğasında saklı muhteris şehvetin şımarık tezahürü olan bir krizdir. Ve biliyoruz ki kapitalist sistem 1944 yılından beri her 1.5 senede bir kriz üretmiştir” diye konuştu. Küresel emperyalist güçlerin Ortadoğu bölgesinden ellerini çekmeleri gerektiğini kaydeden Koca, “Ülkemizin yatırımlar için güvenli bir liman haline gelmesi bizleri memnun ediyor” dedi.

Koca, hükümetin demokrasi açılımı atağını desteklediklerini kaydederek, “Gerekli desteği kurum olarak verdik, vermeye devam edeceğimizi deklare ettik. Özüm zemininin temel taşlarından bir tanesinin adalet olması gerektiğinin altını çizmek isteriz. Bir taraftan bir sorunla ilgili çözüm üretirken diğer taraftan yeni bir sorun biriktirmeye başlamanın bir anlamı olmayacaktır. Sorun çözmeye başlamışken ülkemizin müzmin sorunlarını da çözüm potasına sokmak gerekir. Haklı endişe ve haklı soru şudur: “Anladık Rojin Kürtçe konuşacak ve yazacak, ama başını da örtebilecek mi?” açıklamasını yaptı.

Kurtulmuş: Açılım sürecinde üsluba dikkat

Daha sonra kürsüye gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Güneydoğu sorununun uluslar arası terör çetelerinin beslediği, Türkiye’nin 25 yılına malolan, 100 milyarlarca liralık kayba yol açan, binlerce insanın canına malolan bir mesele olduğunu belirterek, “Bu mesele açıldı. Bundan sonra çözüm için her şey yapılmalıdır. Elbette bir konu halledilirken ortaya belli riskler çıkabilir, ama, risk algılanması bu konuda zamana yayılmalıdır. Bu konu iyi niyet, kararlılık ve ferasetle çözülmesi gerekiyor. Bu üç kavramdan bir tanesi bile eksik olmuşsa olsa, problemin çözümünde doğru dürüst yol alınamaz” dedi.

Bazı konuların ortaya konulmasında ve tartışılmasında eskilerin deyimiyle “Usul esasa mukaddemdir” sözünü hatırlatan Numan Kurtulmuş, “Bu meselenin çözümünde barış ve kardeşlik esasını kesinlikle gözden kaçıramayız. Ama konuya nasıl bir temelde ve nasıl esaslarla yaklaşacağız. Nasıl çözeceğiz? Ne yapacağız? Bu konu artık bir kere ortaya atılmıştır. Maalesef Türkiye’de bir çok mesele, ortaya atılır, bir müddet tartışılır, fakat daha sonra top ya taca atılır ya da tartışılan konu rafa kaldırılır. Bu konu bizi yüreğimizden vuran bir konudur, kesinlikle taca atılacak, rafa kaldırılacak bir mesele değildir. Biz, bu topraklarda bin 100 sene birlikte yaşamış, Anadolu coğrafyasının hamurunu birlikte karmış insanlardan bahsediyoruz. Konuştuğumuz insanlar Alparslanın, Kılıçarslanın, Selahaddini Eyyubinin torunlarıdır” diye konuştu.

Kurtulmuş, Demokratik Açılım konusunun ortaya atıldığı günden beri, siyaset sahnesinde yakışıksız ve şık olmayan bir tartışma üslubunun hakim olduğunu belirterek, “Bu meseleyi hallederken amacımız bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olmalıdır. “Sen uludun, Sen çakallaştın” diye birbirimizi kıran, kapıları kapatan, tartışmayı başka mecralara çeken üslubu bir kenara koyup, meseleyi kökten çözecek bir yöntemle hareket etmeliyiz” dedi.

Türkiye’de sorunun sistemin temel sorunu olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, “Siyasi ve hukuki bir reform sürecinin başlangıcını bir türlü gerçekleştiremedik. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçtiğimiz dönemlerde verilen yüksek yekünlü oyların arkasında daha özgürlükçü bir anayasa isteği ve desteği vardır. Hükümetin bu süreçte daha özgürlükçü daha demokratik ve daha reformist bir Anayasa’yı ortaya koymak gibi bir zorunluluğu vardır. Önemli olan Anayasa metnini yazmak değil, Anayasa’yı özgürlükçü bir kimliğe sokabilmektir” açıklamasını yaptı.

Kurtulmuş konuşmasının son bölümünde ekonomik krizi ele alarak, bu krizin salt bir ekonomik kriz olarak görülmemesi gerektiğini, bu krizin bir medeniyet krizi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin de küresel sisteme entegre olabilme adına kapitalist sistemin tüm değerlerini bir ekonomik program olarak uyguladığına dikkat çeken Kurtulmuş, “Kemal Derviş’le IMF eliyle Türkiye’ye dayatılan program, maalesef bugün hala uygulanmaktadır. Bu programın Türkiye halkını mağdur etmeden sürdürülebilirliği mümkün değildir” dedi.

Kurtulmuştan sonra kürsüye Prof. Dr. Ali Özek geldi… Ali Özek, Ramazan’ın fazileti ve rahmetiyle ilgili bir konuşma yaptı. Özek, ASKON gibi kuruluşların maneviyat açısından birikimli işadamları kuşakları oluşturmak için çabaladıklarını vurgulayarak, “Hayatı tek yönlü olarak değil çift yönlü olarak düşünmemiz gerekiyor. Bu sebeple ASKON gibi kuruluşların önemi çok büyük” dedi.

Bakan Ergün: Demokratik Açılım Süreci devam edecek

Kürsüye en son Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün geldi. Nihat Ergün, Türkiye’nin global bir ekonomik krizin parçası olduğunu belirterek, “Fakat hükümetimiz krize karşı gerekli olan her türlü tedbiri almıştır, almaktadır, almaya da devam etmektedir” dedi.

Türkiye’nin çok önemli bir süreçten geçtiğini belirten Ergün, Türkiye’nin 25 yılına malolan bir konuda çok önemli adımlar attıklarını kaydederek, “Demokrasiyi daha çok taçlandıracak açılımlarımız, daha çok özgürlük ve daha çok insan hakları sağlayacak girişimlerimiz sürecektir” diye konuştu.

Politika Haberleri

ICYF Başkanı Taha Ayhan Kimdir? Hayatı ve Kariyeri
Yeni Parti'li Akar'dan Gelir Adaleti Tepkisi
Bahçeli'den Fon Krizi Açıklaması: Ekonomimiz Güvende
FON KURULU KURULDU
FON ZİRVESİNDE KRİTİK 5 KARAR