Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dinleme olaylarıyla ilgili olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın partisi için yeni bir kapatma davası için inceleme başlattığı iddialarına şöyle cevap verdi:
- Böyle bir adımın atılıp atılmadığını bilmiyorum. Bu konuda bana ulaşan herhangi birşey yok. Bende sizlerden bu tür şeyleri duyuyorum. Bir defa, devlet tüm kurum ve kuruluşlarıyla çalışır. Anayasada, yasada belirlenen neyse bu noktada da adımlar atılır.
- Şu anda yürütmenin atmış olduğu adımlar var. Bu atmış olduğu adımlar, dikkat edilirse hiçbirisi yasaya aykırı bir adım değildir. Herhangi bir mahkeme kararı olmadan atılmış adım söz konusu değildir. Eğer yargının ilgili kurumları ve yetkilileri, mahkemelerin vermiş olduğu kararlarını tanımıyorsa, burada yanlış yaklaşım tarzının kime ait olduğunu apaçık görürüz. Öncelikle yargının temsilcileri bu noktada mahkemelerin vermiş oldukları kararlara kendilerinin uymaları gerekiyor. Bizden her zaman bunlar nasıl bekleniyorsa kendilerinin de aynı şekilde buna uymaları gerekir...
ÇOK ÇİRKİN BULURUM
- Bakınız şahsımla alakalı, geçenlerde ortaya çıktı. Altı aya yakın zamandır beni de hiçbir mahkeme kararı olmadan, farklı yerden, farklı yerlerden, (Kimlerin oldukları tabi çıkacak ortaya) beni dinledikleri ortaya çıktı. Ve bununla ilgili olarak kimlerin dinlediği ortaya çıktı. .
- Şimdi bununlar ilgili bir yargı süreci var. Ve yargının mensupları da bunu şimdi itiraf ediyorlar, "evet" diyorlar "Bu ülkede başbakan dinlendi"
Tüm bu gerçekler ortadayken, nasıl olur da benim partimle ilgili böyle bir yakıştırmayı yaparlar? Bunu çok çirkin bulurum. Partime kimse böyle bir yanlışı, böyle bir yasa dışı uygulamayı, yakıştırma hakkında sahip değildir. Böyle birşeyi hiç kimse müdellel hale getiremez. Kaldı ki bu partinin bir görevi değildir. Şu anda hükümet olan iş başında olan develtin kurumlarıyla, çalışma içerisinde olan yürütmenin atmış olduğu adımlardır. Ve bu da hukuk içerisindedir. Hukuk dışında herhangi bir şey olamaz.
(CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu, Dersim olaylarıyla ilgili sözlerinden dolayı Onur Öymen'in gereğini yapmasını istedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?)
Tabi benim özellikle CHP Genel Başkan Yardımcısı’nın genel başkanı huzurunda ve alevi vatandaşlarımıni kardeşlerimin huzurunda, tüm parlamentoda ve tüm Türkiye'de ekranları başında izleyenlerin huzurunda, "Dersim katliamının" bugün tekrarını talep etmesi, bunun üzerinde ısrarla durması, hatta hatta ertesi gün yaptığı açıklamalarda bunu kendine göre kuvvetlendirici bazı ifadeler kullanması, yani battıkça battığının açıkça net uygulamasıdır.
Bu tabi CHP zihniyetinin bugüne kadar olan tutarsız yaklaşımlarının en açık, en net ifadesidir. Bunlar şecaat arzederken, sirkatin söylemişleridir. Açıkca ortaya çıkmışlarıdır. Artık şu anda kendilerini gizleyecek yanları yoktur.