Erdoğan'dan TSK'ya çağrı

Başbakan Erdoğan AK Parti grubunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu..

Başbakan Erdoğan, “irticayla mücadele eylem planıyla” ilgili olarak, “Bütün yanlışlar ortaya çıkmalıdır ve süreç hakkaniyet içinde devam etmelidir. Kim olursa olsun, nerede olursa olsun bunların ortaya çıkarılması lazım. Ama bunlar ortaya çıkarken kurumlar asla yıpratılmamalı burada da hassas olmamamız gerekir. Bu, silahlı kuvvetlerimiz için gereklidir, bu güvenlik teşkilatlarımız için emniyet teşkilatımız için gereklidir. Bütün mesele nedir? Oradaki zanlılar varsa bunların ortaya çıkarılması, bunların hukuka teslim edilmesidir. Burada da yönetici makamında olanların tutuculuk içine girmemesi gerekir, rahatlıkla gelip yargıya bunları teslim etmelidir” dedi.

3 KASIM HATIRLATMASI
Erdoğan grup konuşmasına 3 Kasım hatırlatmasıyla başladı. "3 kasım seçimleri ve ardından AK Parti olarak siyaset tarzı asla eskisi gibi olmayacağını ortaya koymuştur. Siyasete uslup coşku ve heyecan kazanırmıştır. Kaynak ve vakit kaybettiren meseleler çözülmüş ve çözüm yoluna girmiştir. Tabu gibi görülen nice mesele özgürce konuşulmuştur. Milletin tercihlerini yok sayarak bizden koparmak isteyenler oldu. Tahriklerle komplolarla iftira ve ithamlarla partimiz yıpratılmak istendi. Ancak boynumuzu eğmedik ve taviz vermedik dik durduk." dedi.

EGEMENLİK MİLLETİNDİR
7 yıl boyunca türlü badirelerle karşılaştık. Milletimizin tercihlerini yok sayarak, bizden koparıp almak isteyenler oldu. Zaman geldi hukuk zorlandı, zaman geldi kirli senaryolar uygulandı. çeşitli hilelerle partimiz yıpratılmak istendi. Bizler sağduyumuzu kaybetmedik, sabrımızı yitirmedik. Altını kalın çizgilerle çizerek söylüyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Egemenliğin kullanılması hiçbir kimseye bırakılamaz. Ak Parti var olduğu sürece hiçbir hukuk dışı güç, hiçbir çete, hiçbir mafyatik oluşum milletin emanetine el uzatamaz.

MİLLETİN EMANETİNE EL UZATILMAZ
Egemenliğin kullanılması hiçbir süretle kişilye zümreye bırakılamaz. AK Parti olduğu sürece hukuk dışı güç milletin emanetine el uzatamaz. Uzattığı anda milleti karşısında bulur, AK Parti'yi bulur. Hiç kimse Türkiye'yi karanlık mecralara sürükleyemez. Kirli senaryolarla bu ülkenin kalkınmasını gelişmesine engel olmak nasıl vatanseverlik olabilir.

KARŞILIKSIZ PARALARI SİZ BASTINIZ
Kirli oyunları uygulamaya çalışanlar, nasıl olurda bu ülkeyi sevdiklerini iddia ederler? Buna izin vermedik vermeyeceğiz vermiyoruz. 7 yıl boyunca milletimizin emanetini yere düşürmedik.

Biz hayal üretmiyoruz, hayal dünyasında dolaşmıyoruz. Çok açık net konuşuyoruz. Enflasyon bir canavardı. Yüzde 30’daydı. Şu anda 5.3. Öbür tarafta devletin borçlanma faizi ey MHP yüzde 30’du enflasyon, o dönemde borçlanma faizi yüzde 63’tü. Bunu kimin cebinden alıyordunuz. Bu ülkede karşılıksız paraları siz bastınız. Bunun hesabını verin. Şu anda borçlanma faizi tek haneli rakama düşmüştür.

Beyefendilerin döneminde gecelik faizin bu ülkede yüzde 7500’e çıktığını gördük. Bunu MHP yaşatmadı mı bu ülkeye, bunu DSP, ANAP yaşatmadı mı bu ülkeye. 3.5 yıl bu ülke bunu yaşadı. Bunu görmemiz lazım. Bu bedelleri bu millet ödedi. Bu iktidar geri gitmedi, aldı ülkeyi hem bunları ödedi, hemde farklı bir noktaya getirdi.

Devrim niteliğinde adımlar atıyoruz. Çok daha iyi hedefleri yakalayacağız.

HİÇBİR ŞEY KARANLIKTA KALMAYACAK
İrticayla mücadele belgesiyle ilgili de konuşan Erdoğan, "Geçtiğimiz ardında partimizi de ilgilendiren bir belge ortaya çıktı. Sahteyse de vahim değilse de vahim dedim. Hukuk çerçevesinde olmamız gerektiğini söyledim. Parlamentonun yüzde 65'ini siz yöneteceksiniz sessiz kalacaksınız. Böyle bir şey mümkün mü? Gerçeklerin gün yüzüne çıkması için bütün kurumlar çalışıyor. Hiç bir şeyin üstü örtülmüyor. Hiç bir şey karanlıkta kalmayacak. Bir kaç zanlı yüzünden kurumların hedef gösterilmesi asla doğru değildir. Kimsenin suçu ispat edilmeden de sen suçlusun demeyiz. Bu yaklaşımlar yarar sağlamaz. Bütün yanlışlar ortaya çıkmalı. Süreç hakkaniyet içerisinde devam etmeli." dedi.

PAKİSTAN VE İRAN SEYAHATİ
Geçtiğimiz hafta bir Pakistan ve İran seyahatimiz oldu. Ziyaretimizin akabinde, biz İran’a geçtiğimizde maalesef orada ayrı bir felaket yaşandı. Terör kirli yüzünü orada gösterdi ve İran’dayken oradaki patlamalarda maalesef 96 kardeşimiz ebediyete intikal etti. Ardından daha sonra yeni patlamalar, oralarda da maalesef 30’a yakın ölü. Bütün bunlar bölgedeki sıkıntıların ne duruma geldiğini göstermesi bakımından ayrı bir felaket.

Biz özellikle ulusal barışı temin etmeye çalışırken bölgesel barışı da temin etmenin gayretindeyiz. Bu konuyla ilgili de İran’da aynı çalışmaları yaptık.

Pakistan’daki sıcak ilgiyi görmenin mutluluğunu yaşadım.

İran ziyaretimiz sırasında çok ciddi anlaşmalara imza attık. Bizim orada söylediğimiz 2011 sonuna kadar 20 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmamız halinde, sayın Rahimi’nin niçin 30 milyar dolar olmasın teklifi ayrı bir mutluluk. Arkadaşlarımıza gerekli talimat verdik, 30 milyarı hedefleyen bir dış ticaret hacmine yönelik bir konuşma yaptılar ki bu da bizi ayrıca memnun etti.

Karşılıklı ticaretimizi kendi para birimimizle gerçekleştirme kararı aldık. Bu tabi her iki ülkeyi de kurdan kurtarmış olacak. Rusya ile de yine kendi yerli paralarımız ile ticareti yapacağız. Bunlar dünya ekonomisinde çok çok önemli yer alacak ayrıntılar.

İran’ın nükleer programını da konuştuk. Bizim nükleer silahlar konusunda tavrımız açık ve nettir. Lütfen hem ulusal hemde uluslar arası medya buradan söylediklerimi kendi istedikleri şekilde değil, ne söylediysem aynısı şeklinde duyursunlar. Aksi takdirde şahsıma da partime de haksızlık yaparlar.

Biz nükleer silahlardan tamamen arındırılmış bir bölgede yaşamak istiyoruz. Bunu BM Güvenlik Konseyi’nde aynen böyle konuştum.

Burada bizim anlam veremediğimiz nokta, İran’a nükleer silah nedeniyle karşı çıkanların,aynı silahları kendilerinin bulundurmalarına devam ediyor olmalarıdır.

TÜRKİYE YÖN MÜ DEĞİŞTİRİYOR
Yapılması gereken bu arındırılma adımlarını topyekûn atmak, nükleer silahlardan tamamen vazgeçmektir. Çözüm budur. Bu fikrimizi de İran’lı dostlarımla paylaştım. Bölgemizde bakıyoruz ki nükleer silah ve kitle imha silahları kullananlar var.Türkiye’nin dış politikası kulvar mı değiştiriyor? Yön mü değiştiriyor? Hayır, eksen değiştirmiyor, kulvar değiştirmiyor. Olması gerektiği gibi kararlı adımlarla ilerliyor.

Türkiye'yi batıya mahkum gibi gösterenler Türkiye'yi içine kapatmak isteyenlerden başkaları değildir. Bu vizyonsuzluktur, hazımsızlıktır. Türkiye İran ile ortadoğu ile ilişkilerini normalleştirmek için adım attığında malum koro sesini yükseltyor. Belli kavramların ifade ediliyor. Araplar bizi arkadan vurdu diyorlar. Ne diyorlar yeşil sermaye bu itirazları hep görüyorum. Ortadoğu ülkelerinin batılı ülkelerdeki yatırımı trilyon dolarlara ulaştı. Bunun arkasında başka odaklar var diye görüyorum.

ANTİ SEMİTİZM DE İSLAMİFOBİA DA İNSANLIK SUÇUDUR
Orada 1500 savunmasız yavru öldürüldü. İki de bir söyledikleri şu. Efendim onlar bize füze attı. İki tane üç tane.. Siz kaç tane öldürdünüz. Siz sahilde bir aileyi yok ettiniz. Beni İsrail karşıtı olarak gösteriyorlar. Dinimizin anlamı barıştır. Barışı emreden dinimiz terörle bir tutulamaz.

Bunu söylediğim için İsrail karşıtı, Musevi karşıtı, benim ülkemde binlerce Musevi var. Neymiş Antisemitizm Türkiye’de ilerliyor. Antisemitizm’in de bir suç olduğunu ilk ilan eden lider de benim. Yine aynı şeyi savunuyorum. Ama İslamofobiayı da kayıtlara geçiren de biziz.

BAN Kİ MUN SÖYLEYİNCE OLUYOR
Gazze’yi izole etmek, sınırları kapalı tutmak çözüm değildir. Filistinli vatandaşlar okullarını evlerini yeniden inşa edemiyor. Bu sözlerin sahibi ben değildim. Bunu ben söyleseydim o malum dünya yine ayağa kalkardı. Türkiye yüzünü doğuya çevirdi diyeceklerdi. Bu sözlerin sahibi BM Genel Sekreteri sayın Ban ki Mun. Nerede söylüyor biliyor musunuz:? ABD’de. Kime söylüyor? Musevi cemaatine söyleniyor.

Şimdi bu görüşleri dile getirdiği için BM’nin yönü mü değişti? Filistinli trajedi ortaya çıkarıldığı içn BM’nin ekseni mi kaydı. Türkiye tarihiyle kültürüyle büyük bir ülke. Türkiye dış politikası yönlendirilen değil, dış politika üreten bir ülkedir.

3 KIRMIZI ÇİZGİMİZ VAR
Demokratik açılıma değinen Erdoğan, Süreçte pek çok başlık var. Tüm sorunlar masada... En büyük sorun ise terördür. Bü ülkede etnik ve bölgesel milliyetçilik yaşandı. Biz bunların hepsinin karşısında durduk. Biz bu yolun zor bir yol olacağını söyledik. Çelik gibi sinirlere sahip olmamız gerekiyor şeklinde uyarılarda bulunduk. Provokasyonların olacağını söyledik. Habur'da yaşana sorumsuz tavır ülkenin diğer kesimlerinde tahrike zemin hazırlamıştır. Demokratik açılımdan kasıt ne? Öncelikli sorun terör sorunu. Partimizi kurduğumuzda basın açıklamasında üç kırmızı çizgimizi açıkladık. Bölgesel milliyetçilik bizim iktidar döneminde kalktı. Güneydoğu'ya Karadeniz'e görülmemiş yatırımlar yapıldı. Enerjinin olmadığı köy kalmayacak dedik. Kimileri Kürt kardeşlerimizi istismar ediyor kimileri de Türk kardeşlerimizin hassasiyetlerini istismar ediyor. Şehit ailelerine hassaiyetimizi samimidir. Şahit ailelerine ve gazilere hiçbir dönemde verilmeyen hakları verdik.

MEHMET AKİF DİZELERİNİ OKUDU
MHP, DSP, ANAP koalisyonu benim şehidime gazime kaçtane yasa çıkardı? Birde bizim yaptıklarımıza bakarız. Hiçbir dönemde verilmemiş hakları bizler verdik. İstiklal marşı şairi merhum Mehmet akif ersoy’un şu dizeleri ruhumuzu ayakta tutan dizelerdir. Biz bundan sapma yapmadık.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Ak Parti illegal örgütlerle, kişilerle hiçbir zaman masaya oturmamıştır oturmaz. Bizim muhatabımız legal örgütlerdir. Milletin arzuları dışında bizler kendilerimize hedefler belirlemedik. Şehitlerimize gazilerimize bizi mahçup ettirecek, hiçbir hal ve tavrında içinde olmadık. Bir kez daha söylüyorum, hassas bir süreçten geçiyoruz. Özellikle gazilerimizin, ilgili sivil toplum örgütlerinin sabırlı olmalarını kendilerinden rica ediyorum. Biz bu yola şehit yakınlarının artık akan kanı durdurun.. Başbakan’ım ne zaman duracak bu kan dediler? Biz bunu görev telakki ederek bu adımı attık. Bu kan devam mı etsin? Bunun bedelini o yavrular ödemeye devam mı etsin?

MHP DAĞA ÇIKACAKMIŞ BUYURSUN ÇIKSIN
MHP dağa çıkacakmış buyursun çıksın. Dağda olanlar bellidir. Kimse onu engellemiyor zaten. Biz terör örgütleriyle mücadelemizi sonuna kadar yılmadan sürdüreceğiz. Ama biz şunu biliyoruz ki hiçbir zaman o mücadele bu iş için çözüm olmadı. Bunun psikolojik süreci var. Bunun ekonomik diplomatik süreci var. Bütün bu meseleleri masaya yatırdı.

KRİZ TEĞET GEÇTİ
Yine söylüyorum kriz teğet geçti. Bu konuda sözü olanlar ne diyor? Türkiye bu süreci en iyi atlatanlardır diyor. IMF toplantısını başarıyla organize eden bir ülkeyiz biz. Bütün bunları yaparken şu olsun bu olsun bir bekleyiş içinde değiliz, her şeyimizi açık oynuyoruz.

Şu anda dünyada kredi değerlendirmesi yapan kuruluşlar bile, Türkiye’nin derece notunu artırmaya başladılar. Türkiye doğru bir çizgide yoluna devam ediyor. Hiç kimsenin bundan endişesi olmasın.

DİYARBAKIRSPOR - ANTEP MAÇI
Birileri ırkçı sloganlarla kardeşler arasında fitne sokmaya gayret ediyorlar. Kimse dostluk vesilyesi olan sporu kendi siyasetlerine alet etmesinler. Ayrımcılık içine girmesin. Bir avuç kendini bilmesin adını şehre mal etmek asla doğru değildir. Diyarbakır yöneticilerine sesleniyorum. Lüfen hissi değil serinkanlı düşünmeli.

AÇILIMDA SONUNA KADAR GİDECEĞİZ
Demokratik açılımı şova dönüştürelere söylüyorum Demokratik açılımda sonuna kadar gideceğiz. Ben sil baştan derken geri dönüşler hakkındaki fikrimi söyledim. Burada taviz yok. Gördünüz Avrupa'dan gelenleri engelledik. Birinin emriyle değil 221. maddeden istifadeyle silaha bulaşmamış varsa gelsin diyoruz. Onları terörist olarak görmüyoruz görmek istemiyoruz.

DOMUZ GRİBİ
Aşı konusunda Sağlık Bakanı ile aynı düşünmüyorum. Muhakkak yaptırmanız gerekir diye bir kampanya yanlış. Siyasi irade olarak amacımız isteğe bağlı hale getirmektir. Arzu edenlere ücretsiz yapılıyor. Tedbirlerini aldık.

Türkiye Haberleri

Trabzon'dan Rize'ye güzel haber
5 ŞARTI TUTMAYAN BEKÇİ OLAMAZ
PLAKALAR ÜCRETSİZ DEĞİŞECEK
Adalet Bakanlığı 15 Bin Personel Alımı 2026: Kadrolar Belli Oldu, Gözler Resmi İlanda
BUNLAR YOKSA 1246 TL'Yİ HAZIRLAYIN