Gemi kaçırıp yolcuları rehin alan bombalı teröriste sahip çıkan BDP'li vekiller, Başbakan Erdoğan'ın hedefindeydi.
"AİHM'in Türkiye kararları, sorunlar ve çözüm önerileri" konulu konferansta konuşan Erdoğan, BDP ve PKK'yı eleştirdi. Güvenlik ve özgürlük dengesinin korunacağı sözünü bir kez daha tekrarlayan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle oldu:
-Biz yeni adımlar atarken çeteler bürokratik oligarşi ve en çok da statüko ile mücade ettik. Demokratikleşme de hak ve özgürlükleri geliştirme de nihayete erecek süreçler değildir. Dün ileri dediğimiz standartlar bugün yetersiz kalabiliyor. Her zaman daha iyiyi ve daha ileriyi kovalamak durumundayız.
-AK Parti iktidarı olarak bizim temel felsefemiz 'insanı yaşat ki, devlet yaşasın' anlayışına dayanmaktadır. Bu çerçevede insanı merkeze yerleştirerek, insana hizmeti devletin de siyasetin de temel gayesi olarak görüyoruz. Artık devlet öncelikli değil, insan öncelikli bir anlayış ülkemizde hakimdir.
-Türkiye'nin kendine has şartları var demiyorum. Enkaz devraldık demiyorum ama dikkat ediniz. Türkiye'nin karşısında güvenlik güçlerine saldıran çocuklara dahi saldıran bir terör örgütü var.
-Bir terörist vapur kaçırıyor, onlarca insanın canına kast ediyor daha sonra bir siyasi parti çıkıp o teröristi kahraman ilan ediyor. Siyasi partilerimiz terörle mücadeleye gereken desteği vermiyor.
-Silahı meşru bir yöntem göstermenin demokrasiyle bağdaşmayacağı gerçeğini herkesin temel değer kabul etmesi gerekiyor.
-Teröre göz yuman anlayış ise evrensel değerlerin altını oymaktadır. Avrupalı liderlere defalarca belgeleriyle ispat etmemize rağmen hala terör örgütüne göz yumuyor, finansal kaynaklarına müsamaha gösteriyor.
Hangi demokrasi 4 yaşındaki çocuğun ane babanın gözü önünde katledilmesine göz yumar?
-Çifte standartı asla mazeret olarak görmüyoruz. Tam tersi demokrasi ve hukukun terörün panzeri olduğuna inanıyoruz. Güvenlik ve özgürlük dengesi terör örgütünün ciddi taban kaybetmesini sağladı.
-Farklı sesleri susturmak için tahrik edici eylemler içine giriyor. Silahla bombayla kendine göre yasalar tanzim ediyor. Paralel devlet oluştururuyorlar. KCK da budur.
-İnsan haklarındaki hassasiyetimiz Avrupa ülkelerinden geri değil. Biz geri adım atmadan reformlarımızı sürdüreceğiz. Hak ihlalleri ve özgürlükler noktasında hiçbir mazereti kabul etmiyoruz.