Wikileaks internet sitesi ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait diplomatik sırları yayınladı. CIA'in wikileaks sitesini çökertmesi üzerine New York Times, The Guardian, Der Spiegel, El Pais, ve Le Monde gazetelerinin aynı anda internetten yayına verdiği belgelerde Amerikalı diplomatların Washington'la yazışmaları, yabancı liderlerle ve dünyadaki nükleer ve terörist tehditlerle ilgili değerlendirmeler bulunuyor.
250 BİN BELGE VAR
ABD Dışişleri Bakanlığı ile diplomatlarının arasındaki yazışmaları içeren 250 bin belgeden 7 bin 918 tanesi Türkiye ile ilgili ifadeler içeriyor. Belgeler, ABD'nin dünyadaki toplam 270 büyükelçilik ve konsolosluklarla 2004 yılından 2010'un Mart ayına kadarki günlük yazışmalarının içeriğini ortaya koyuyor.
DAVUTOĞLU TEHLİKELİ ERDOĞAN İSLAMCI
Belgelerde Amerikalı diplomatlar bir ortak olarak Türkiye'nin güvenilirliğine ilişkin şüphelerini dile getirirken ve bu kapsamda Başbakan Erdoğan ve danışmanlarına yönelik olumsuz ifadeler yer alıyor.
TÜRKİYE AB'YE ÜYE OLAMAZ
| SAYILARLA WİKİLEAKS BELGELERİ |
251 bin 287 belgenin en eskisi 1966 yılına dayanıyor, en yenisi ise Şubat 2010’da yazılmış! 251.287 Wikileaks’in yayınladığı toplam telgraf sayısı. Bunlar arasında “top secret” yani çok gizli belge yok. Ancak en az 15 bin 652 belge “gizli” statüsü taşıyor. 274 Belgelerin toplandığı elçilik sayısı. En çok ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden kripto gönderilmiş. Ancak belgelerde Uganda’ya kadar her ülkeden gelen yazışmalar var. 8.017 ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan gönderilen telgraf sayısı. Bazılarının altında bizzat Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın imzası bulunuyor. 7.918 Türkiye’den gönderilen kripto sayısı. Türkiye en çok kripto gönderen ülke. Ankara’dan giden mesajların 577 tanesi gizli belge sayılıyor. 15.365 Washington ve elçilikleri arasındaki yazışmalarda Irak’ın ismi 15 bin 365 kez geçiyor. Irak’la birlikte İran da en çok adı geçen ülkeler arasında... |
Erdoğan için 'işkolik, inatçı, despot değil' ifadeleri kullanılıyor. ABD'li diplomatlar son dönemde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak, 'Türkiye'nin ekseni doğuya kayıyor. Gelecekte İslam devleti olma yolunda ilerliyor. AB'ye üye olamaz' gibi görüşler yer alıyor.
VİYANA'NIN ÖCÜNÜ İSTİYOR
ABD Dışişleri'nin gizli belgeleri, Amerikan Hükümeti'nin Türk Hükümeti ile ilgili endişelerini de gün ışığına çıkardı. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nden gönderilen çok gizli belgelerde, ABD'lilerin Davutoğlu'nun yeni Osmanlıcı fikirlerinden son derece rahatsız olduğu belirtilerek, 'Davutoğlu Erdoğan üzerinde İslamcı etkisini kullanabilir' ifadesi kullanıldı.
ABD'li diplomatlar, Davutoğlu için 'aşırı derecede tehlikeli' ifadesini kullandı. Belgede, AKP'ye danışmanlık yapan bir başka yetkilininin 'Türkiye'nin Endülüs'ü geri almak istediği ve 1683 Viyana kuşatmasının öcünü almak istediği' şeklindeki ifadelerine yer verildi. ABD'li diplomatlar, AKP içindeki pek çok kişinin Müslüman örgütlenmelerden geldiğini ve Erdoğan'ın İslamcı bankacıları önemli pozisyonlara getirdiğini yazdı. Erdoğan'ın İslamcılarla yakın olan gazetelerden bilgi aldığı ifadesine de yer verilen metinde, Başbakan Erdoğan'ın kendisini 'Anadolu'nun savunucusu' olarak sunan danışmanlarla çevrili olduğu vurgulandı.
TÜRKİYE İRAN'DA İKİLİ OYNUYOR
İtalya Dışişleri Bakanı da Türkiye'nin İran konusunda ikili oynadığını söylüyor. Başka bir belgede de, Türkiye'nin İsrail-Suriye görüşmeleri konusunda takıntılı bir tavır sergilediği belirtiliyor.
Suudilerden iran'a saldırı çağrısı
Belgelere göre, Suudi Arabistan Kralı Abdullah, İran'ın nükleer programını durdurmak için ABD'den defalarca bu ülkeye saldırmasını istemiş. Ortadoğu'daki Amerikan temsilciliklerinin belgelerinden birinde, "Suudi Kralı sık sık ABD'ye İran'a saldırmasını öğütlüyor" deniliyor.
Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Adil el Cubeyr 2008'de Amerikalılara, "Kral, size yılanın başını kesmenizi söylüyor" demiş.Ürdün ve Bahreynli yetkililer de İran'ın nükleer programının, askeri müdahale de dahil olmak üzere her ne şekilde olursa olsun durdurulmasını istemiş.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısırlı liderler İran'dan "şer", "varoluşsal tehdit" ve "bizi savaşa götürecek bir güç" olarak söz etmiş. İsrail askeri istihbarat şefi Tümgeneral Amos Yadlin geçen yıl, "İsrail, İran'ı hafife alıp, 11 Eylül'de ABD'nin şaşırdığı gibi şaşırmayacak" demiş.
Berlusconi ve Putin aşırı yakın
Roma'daki Amerikalı diplomatlar 2009 yılındaki bir yazışmada İtalya Başbakanı Berlusconi ve Rusya lideri Putin arasında artan yakınlığa dikkat çekti. İkilinin birbirine çok pahalı ve lüks hediyeler aldıklarını söyleyen diplomatlar "Berlusconi Putin'in Avrupa'daki sözcüsü haline geldi" dedi. Belgelerde ikili arasında iletişimi sağlayan Rusça konuşan bir İtalyan olduğu da belirtildi.
Randevu isteyenle mahkum pazarlığı
Amerikalı diplomatlar Guantanamo Körfezi'ndeki hapishaneye boşaltmak için buradaki kişilerin farklı ülkelere dağıtılmasını sağlamaya çalışıyordu. Bunu yaparken Slovenya'ya Başkan Barack Obama ile görüşmek istiyorlasa bir mahkum almaları gerektiğini söyledi. Ada ülkesi Kiribati'ye ise mahkumları almaları karşılığında milyonlarca dolarlık yardım teklifi yapıldı. Yazışmalarda Belçika'nın mahkum almasının Avrupa'daki yerini güçlendirmek için ucuz bir yöntem olacağı da belirtildi.
El kaide terörünün finansörü Suudiler
Belgelerde El Kaide gibi Sünni terörist örgütlerin en büyük finansörünün Suudi Arabistan olduğu belirtiliyor. Ayrıca Katar'ın teröristlerle mücade etmekten kaçındığı belirtiliyor.
Sarışın hemşiresi olmadan gezmiyor
Belgelere göre Afganistan lideri Hamid Karzai "paranoyakça hareket ediyor" ve Libya lideri Kaddafi ise sürekli sarışın bir hemşireyle dolaşıyor.
İran K. Kore'den füze almış
24 Şubat 2010 tarihli bir belgeye göre, İran Kuzey Kore'den 19 füze satın almış. Bu belgeyle ilgili haber yapan New York Times gazetesi, ABD Başkanı Barack Obama'nın ricası üzerine belgenin tamamını yayımlamadı. Ancak yayımlanan kısımlarda "Gizli Amerikan istihbarat değerlendirmelerine göre İran, bir Rus tasarımına dayanan gelişmiş füzeler aldı.
ALİYEV SIRTIMIZDAN HANÇERLİYOR
- 25 Şubat 2010 tarihli belgede, Azerbaycan Devlet Başkan İlham Aliyev'in ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Burns ile görüşmesinin detayları mevcut:
- Aliyev, Türkiye'nin enerji merkezi olmaması için Rusya ile gaz anlaşması yaptıklarını söylüyor.
- Aliyev, anlaşmanın 'Türk dostlarımıza' doğalgaz dağıtım merkezi yaratmasına izin verilmeyeceğini göstermek için yaptık diyor. Aliyev, Erdoğan hükümetinden 'haz etmediğini' söylüyor.
| CIA WİKİLEAKS'İN SİTESİNİ ÇÖKERTTİ |
İngiliz yayın kuruluşu BBC, açıklayacağı yeni belgeler öncesi Wikileaks'in internet sitesinin çökertildiğini bildirdiğini kaydetti. Wikileaks'ın twitter'daki takipçilerine mesajı ise şöyle... BBC, Wikileaks'in sosyal iletişim ağı Twitter'daki mesajında, ''Şu anda sitemizin servisi saldırı altında'' yazdığını belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı yeni belgelerin birçok masum kişinin hayatını riske atabileceği uyarısında bulunmuştu. |
- Aliyev Türkiye'nin 'yapıcı bir tutum' sergilemesi durumunda gaz geçiş anlaşmasının yapılabileceğini belirtiyor. Bu anlaşma haziran ayında imzalandı.
- 'Aliyev, Enerji Bakanı Yıldız'ın Azerbaycan devlet petrol şirketinin başkanına 'Neden Rusya ile ilişkilerinizi bozuyorsunuz ki? Nabucco'ya gerçekten ihtiyacınız var mı?' dediğini söylüyor.
- 'Aliyev, Burns'e 24 Nisan'ın Dağlık Karabağ sürecinin yanı sıra Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin üzerinde 'Demokles'in Kılıcı' gibi sallandığını söyledi' denildi.
DİPLOMATLAR CASUS GİBİ ÇALIŞMIŞ
The Guardian gazetesi, yayınlanan belgelerin, ABD tarafından büyükelçiliklerinin nasıl bir uluslararası ajan ağının parçası olduğunu ortaya koydu. ABD'li diplomatlar, sadece görüştükleri kişiler hakkında bilgi toplamak değil, ama aynı zamanda uçuş bilgileri, kredi kartları ve hatta DNA'ları hakkında bilgi toplamakla görevlendirildiklerinin anlaşıldığını yazdı.
Hillary Clinton veya Condolezza Rice tarafından yayınlanan 'İnsan Bilgileri Direktifleri'ne göre, yetkililer, silah markaları, askeri teçhizat, siyasi liderlerin araç bilgileri, iris (göz) taramaları, parmak izleri ve DNA bilgileri hakkında bilgi toplama yetkisi veriyor. Söz konusu belgeler arasında, BM'nin de hedef olduğu görülüyor. BM yetkilileri ve onların yardımcılarının resmi iletişim için kullandıkları özel VIP iletişim ağları, güvenlik önlemleri ve şifreleri de elde edilmeye çalışılıyor. ABD'li görevliler açıkça BM yönetimi hakkında ajanlık yapmaları konusunda yönlendiriliyor.