Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu..
Amacımız “Biz birlikte Türkiye’yiz” anlayışını daha da güçlendirmektir. Tarihte nasıl yaptıysak, tarih boyunca nasıl ki bütün farklılıklar bu topraklarda bir arada yaşadıysa, yine yaparız, yine başarırız. Milli mücadele sırasında nasıl kenetlendiysek, cumhuriyetin kuruluşundan sonra nasıl hareket ettiysek bugünde aynı anlayışla canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Cami, kilise ve havrayı yan yana hoşgörü içinde yaşatan yüzlerce yıllık tecrübesi Türkiye’yi Medeniyetler İttifakı’nın sembol ülkesi haline getirmiştir. Ben bu potansiyelin en çok bizim ülkemizde bulunduğuna inanıyorum. On gün kadar önce geleneksel hale getirdiğimiz istişare toplantılarımıza bir yenisini daha ekledik. Ülkemizin meselelerini sorunları masaya yatırdık. Yürütmekte olduğumuz gündeme alacağımız çalışmaları değerlendirdik.
AK PARTİ'DEN RAHATSIZ OLUYORLAR
Kızılcahamam'da gündemdeki konuları ve yapacaklarımızla ilgili istişare ve değerlendirmelerde bulunduk. 7 yıldır ülkemize yaptığımız her eserle gurur duyduk. Bunlardan başkaları rahatsız olabilir. Eser üretmeyen siyasete alışmışlar, AK Parti'nin üretken siyaset gelince rahatsızlık duydular. Muhalefeti beyaza kara demekle tanımlıyorlar. Muhalefet yanlışı söyleyip doğruyu göstermelidir.
KORKAKLAR KİFAYETSİZLER VE ÇAPSIZLAR
Korkakların en büyük özellikle paranoyası barıştır. Kifayetsizlerin en büyük çekincesi demokrasidir. Çapsızların en büyük kaygısı özgürlüklerin gelişmesidir.
Çünkü onlar barışı demokrasiyi hukuku taviz tehdit olarak algılarlar. Çünkü onlar acıları dindirmeyi, çığlıkları susturmayı, vatanperverlikten cumhuriyetçilikten ödün vermek sanırlar. Bu yüzden barışa düşmanlık besliyorlar. Bu yüzden özgürlüklerin gelişmesini rahatsızlıkla karşılıyor.
MEHMET TEZKAN'A KIZDI
Ak Parti anaların babaların gözyaşları dinsin diyor. Onlar öyleyse terörle pazarlık masasına oturacak, öyleyse bölünmeye kapı açacak diyorlar. Bunların yardakçıları milletimizin dengelerini istismar ederek, kin ve nefret duygularını tahrik ederek, milli birlik sürecini provoke etmeye çalışıyorlar. Mehmet Tezkan'ın bugünkü yazısına kızan Erdoğan, "Bu planlı haberlere kimse itibar etmesin. Bugün bir tanesi yazmış. Siyasetçiler ne kadar az konuşursa ülke o kadar huzur bulur. Ben de diyorum ki siz de ne kadar az yazarsanız ülke o kadar huzur bulur." dedi.
SİPARİŞ GELİYOR YAZI YAZIYORLAR
Eskiden köşe yazarları haftada bir yazarlardı. Artık yarım saat içinde yazı yazmaya başladılar. Sipariş geliyor yazıyı döktürüyor. Bunları istismar edenler millet düşmanı ve devlet düşmanıdır. Millet bu oyunlara gelmez. Bunlar bizimle cumhuriyetçilik, milliyetçilik, vatanseverlik yarışına giremez. Bunlar öyle bir vatanseverlik icat etmişler ki her şey soyut. Çaktıkları bir çivi bile yok. Kuru hamasetle milleti kandırıyorlar. Slogan milliyetçiliği yapıyorlar. Vatanseverlik proje ister.
BU MİLLET SİZE GÜVENMİYOR
Şimdi ülkem için ne yapabilirimdir vatanseverlik. Bunlar çok partili hayata geçerken de rahatsız oldular. Bunlar Boğaz köprüsü yapılırken de rahatsız oldular. Şimdi bak 3. köprü yapılırken de rahatsız oluyorlar. Tembel, çapsız ve vizyonsuz muhalefetten hiçbir ülkeye fayda gelmez. Türkiye yedi yıldır muhalefet sorunu yaşıyor. Bu millet size tek başına iktidar vermez. Niye bu millet size güvenmiyor.. Bunlar akşam yatıp paraya bir sıfır sabah kalkıp paraya bir sıfır koymuşlar.
SEN ALEVİLERİN BEKÇİSİ MİSİN
Dersim'de "Anlar ağlamadı mı" Bütün ülke infiale kapıldı ama sözlerin sahibi pişkinlikle açıklama yapıyor. "Dersim'de analar ağlamışır diyor bugün de ağlayabilir" diyor. Tepkileri savuşturmaya çalışıyorlar. Sayın Baykal ne yapacağını bilmez halde hala AK Parti'ye saldırıyor. "Alevilerden sana hayır yok" diyor. Sen o kapının bekçisi misin? Alevilere CHP’nin kapılarını kapatırken sen değil miydin? Ahmet Gülyüz Ketenci’yi seçtirinde, işte İstanbul İl Başkanlığı’na seçtiğimiz arkadaşımız hem Türk hem sunidir. Diyerek mutlulukla verdiğiniz beyanat unutulmadı sayın Baykal.
Hem Kürt, hem alevi vatandaşları partinizden dışladınız. Onları istifaya zorlamadınız mı? Sizin ne kadar hizipçi olduğumuz dillere destandır. İyi tanınırsınız. Genel başkan yardımcım Hüseyin Çelik gereken cevabı verdi. "Aleviler sizin arka bahçeniz değildir" dedi. Evet olmayacakta. Siyasi iradelerine ipotek koyma hakkınız yok.. Siz insanları kökenlerine meşreplerine göre ayırdıkça bu halk sizi siyasetin dışına atacaktır.
BAHÇELİ TUNCELİ'Yİ BİLMEZ
MHP'liler bu surada yeni şeyler bulmaya çalışıyor. Dudak okuma yoluyala benim ağzımdan bazı şeyler çıktığını iddia ediyorlar Kendi kimliklerini biz de görmek istiyorlar. Bu bizim ahlak değerlerimizde yok. Bizden bu tür sözler çıkmayacağını bilen bilir.
Alevilik ile ilgili yapılan çalışmalar Türkiye'de ilk. Sayın Bahçeli diyor ki; Türkiye Alevilik Araştırmaları Merkezi kurulmalı.. Tunceli üniversitesi bünyesinde bir Türkiye Alevilik Araştırmaları Merkezi kuruldu. Ama Sayın Bahçeli hiç Tunceli'ye gitmedi ki yeri neresidir neler yapılıyor bilsin. Haritayı göstersen harıtada da bilmez.
Sayın Bahçeli ders kitapları müfredatlarında Alevilikle ilgili değişiklik yapılmasını istiyor. Bunlar yapıldığını bilmiyor. Bu kitapların hala okutulmakta olduğunu bilmiyor. Alevilerin iftarlarına katıldım. Alevilik konusunda 5 çalıştay yaptık. İki çalıştay daha yapılacak. Nihai adımlar netleşecek.
İSVİÇRE'DEKİ MİNARE REFERANDUMUNA TEPKİ
İsviçre'de hafta sonu yapılan bir referandumla minare dikilmesine yasak getirildi.. İsviçre'deki referandum sonucu Avrupa'daki ırkçılığın yükseldiğini gösteriyor. Antisemitizm ne kadar insanlık suçu ise İslamifobia da o kadar insanlık suçudur. Çağdışı ilkel bir anlayışın tezahürüdür. Hep birlikte hareket etsinler ve dünyayı böyle bir gerilime sevk etmesinler. Şovenist yaklaşımların ortadan kalkması lazım. İsviçre Adalet Bakanı köktencilikle mücadele için yasak getirdiklerini söylüyor. Minarenin köktencilikle ne alakası var. Bu kabul edilemez bir değerlendirmedir. Bu tür konular referanduma götürülmez. Bunlar doğuştan verilmiş haklardır. Doğuştan alınmış haklardır. İnanç özgürlüğü referandum konusu olamaz.