Akşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne gelen hastalara gerekli muayene yapılamazken, hasta yakınları sedyeleri kendileri taşıyor, Ambulanslar da şoför tahsis edilmediği için bahçede bekliyor
Geçirdiği bir trafik kazası sonrası sağ tarafı felç olan Sabri Aktaş, geçtiğimiz Cumartesi günü merdivenden düştü. Engelli gencin yakınları hastanedeki ilgisizlik yüzünden isyan ettiler.
Hasta gencin dayısı Ahmet Buğra, hastanede yaşadığı sıkıntıları, gazetecilere şöyle anlattı: 15.07.2006 Tarihi’nde saat 19.30’da, yeğenim Sabri Aktaş merdivenden düşerek başını yere çarptı ve şuurunu kaybetti. Akşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne gittiğimizde, o akşam nöbetçi olan Dr. Muzaffer Işıklı ilk müdahalesini yaptı ve kafa röntgeni çekilmesini istedi. Röntgeni inceledikten sonra hastamızın önemli bir şeyinin olmadığını, rahatlıkla eve götürebileceğimizi belirtti. Yeğenim taburcu edilmek üzereyken kulağından kan geldiğini gördük ve doktoru bir beyin tomografisi çekilmesi için uyardık. Doktor Bey önce “gerek yok” dedi, sonra ısrarımız üzerine kabul ederek tomografi için sevk yaptı. Tüm bu olup bitenler arasında, hastamızı KBB’ye, Röntgene ve istenilen tahlillere biz götürüp getirdik. Bölge Hastanesi diye sevindiğimiz ve övündüğümüz hastanemizde ne yazı ki hastamızla ilgilenecek, sedyeyi taşıyacak, serumu tutacak hiçbir görevli yoktu. Doktor Işıklı, tomografi’yi inceledikten sonra-tekrar- yeğenimin hiç bir şeyi olmadığını ve kendisini alıp götürebileceğimizi söyledi.
“Kulağından kan gelen bir hastanın nasıl bir şeyi olmaz?” diye uyarıda bulunmama rağmen kendisi bu uyarımı dikkate almadığı gibi, uzman bir doktor çağırma ihtiyacı da hissetmedi. Bunun üzerine KBB Uzmanı Dr. Bayram Odabaşıoğlu’nu telefonla aradım ve hastaneye çağırdım. Dr. Odabaşıoğlu, yaptığı muayene sonrasında yeğenimin ‘orta kulak zarı’nın yırtılmış olduğunu, ‘beyin kanaması’ geçirme ihtimalinin bulunduğunu, bu yüzden de acilen müşahade altına alınması gerektiğini söyledi. Dr. Odabaşıoğlu, hastamızı Konya Tıp Fakültesi’ne sevketti. Yetkililerden ambulans istediğimizde önce “yok” dediler. Kendilerine, hastane morgu önünde iki ambulans durduğunu söylediğimde, şoförlerinin bulunmadığını, bu nedenle de ambulans tahsis edemeyeceklerini bildirdiler. Bunun üzerine Akşehir Özel Polikliniği’ni aradık ve oradan getirttiğimiz ‘özel ambulans’la yeğenimi Konya Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne götürebildik.
Ne acıdır ki hastanede Dr. Muzaffer Işıklı’dan başka doktor bulamadık. Kendisi de 48 saattir görev yaptığını ve anlayış beklediğini söyledi. Meram Tıp Fakültesi’ndeki görevli doktorlar ise “Başı ağrıyanı acil sevk ediyorlar. Bu çocuğu eve nasıl gönderdiler” diyerek hassasiyet gösterdiler. Hastanede yapılan muayene ve tetkiklerde yeğenimin; çarpma sonucu geçirdiği beyin travması sebebiyle sağ gözünün refleks kabiliyetini yitirdiğini, ayrıca orta kulak zarının yırtıldığını belirttiler ve hemen ‘Göz Servisi’nde müşahade altına alınması gerektiğini bildirdiler. Hastanemizde görevli doktorların, böylesine önemli travmalar karşısında bile ‘bir şey yokmuş’ gibi davranarak hasta yakınlarını mağdur etmeleri son derece üzücüdür. Memleket