ANKARA (AA) - MERVE YILDIZALP - Ailesinin "Engel tanımaz Özbek" lakabını taktığı 12 yaşındaki bedensel engelli Özbek Yelok, oynadığı basketbol kulübün kapanması sonucu spora ara vermek zorunda kaldı.
Özbek Yelok henüz 12 yaşında, doğduğu günden itibaren belden aşağısı tutmuyor. Ailesinin "Engel tanımaz Özbek" dediği Yelok'un basketbol oynadıktan sonra hayatı tamamen değişti.
Basketbola olan hevesinin "12 Dev Adam"ı izleyerek başladığını anlatan Yelok, Ankara Yıldızları Bedensel Engelliler Spor Kulübünün altyapısında antrenmanlara başladığını, yaklaşık 3 yıl devam ettikten sonra lisansını aldığını ifade etti.
Yelok, "Basketbola başladığımda tekerlekli sandalye süremiyordum artık basket atabiliyorum. Mücadele edersem bedenimin karşılaştığı tüm zorluk ve engelleri aşacağımı gördüm" dedi.
Kulübünün maddi imkansızlık yaşaması sonucu spora ara vermek zorunda kaldığını belirten Yelok, "Basketbol oynayamayınca kilo aldım, masadan suyu almaya bile üşeniyorum artık. Okulda arkadaşlarla basketbol oynarken potaya topu yetiştirememeye başladım, güçten düştüm. Basket oynarken tüm sıkıntılarımı unutuyordum, şimdi öz güvenimi kaybettim. Gençler takımına geçecektim devam etseydim ama eğitimim yarım kaldı. Kulübüme destek sağlanmasını istiyorum" diye konuştu.
Engelliler için altyapısı olan kulübün çok az olduğuna dikkati çeken Yelok, "Hayalimde Galatasaray'da profesyonel basketbolcu olmak var. Galatasaray beni istemediği sürece kendi kulübümü bırakmak istemiyorum" dedi.
- "Özbek ile beraber hayatın çok farklı yönlerini gördük"
Anne Özge Yelok ise hamilelik sürecinde çocuklarının engelli olduğunu öğrenemediklerini, doktorların Özbek'in doğduktan 48 saat içinde ölebileceğini söylediğini belirtti. Oğlunun yüzde 1 yaşama ihtimali olduğunu ancak daha sonra, hayata sımsıkı tutunduğunu dile getiren Yelok, doktorların oğlunu "mucize bebek" olarak adlandırdıklarını söyledi.
Özbek'in 3. sınıftayken basketbolla tanıştığını anlatan Yelok, "Bir gün tekerlekli sandalye basketbol takımının altyapısı açılacağı afişini gördüm aradım. Basketbolla hayatımızda çok şey değişti. Altyapıda çalışmalara başladı sonra lisansını aldı. Gençlere geçeceği sırada maddi imkansızlıklar nedeniyle kulüp çalışmalara ara vermek zorunda kaldı. Yaklaşık 1 yıldır spor yapamıyor" dedi.
Sporla oğlunun öz güven kazandığını, zorlukları aşabileceğine olan inancının arttığını ifade eden anne Yelok, şöyle devam etti:
"Aileler engelli çocuklarını evde saklamasınlar. Benim oğlum yeri geliyor, '18 yaşında üniversiteyi kazanacağım, gideceğim tek başıma yaşayacağım' diyor. Bunun hayalini kurması bile benim için büyük mutluluk. Hayatımız çok zor yüzümüzdeki gülücükler çoğunlukla yapmacıktır ama neticede onlar bizim evlatlarımız. İyi ki Özbek gibi bir oğlum olmuş, iyi ki engelli olmuş. Kimilerine göre acımasız gelebilecek bir şey bu ama Özbek ile beraber hayatın çok farklı yönlerini gördük."
Anne Yelok, ailelerin engelli çocuklarıyla mutlu olmaları ve onları gerçekten çok sevmeleri halinde engelleri aşmanın çok daha kolay olacağını söyledi.