En uzun soluklu ibadet: Oruç

Prof. Dr. Ali Akpınar

Kullarına ibadetleri buyuran Yüce Allah’ın bir adı da el-Hakîm’dir. Hakîm, söylediğinde ve eylediğinde sayısız hikmetler olan hikmet kaynağı demektir. Elbette bizler ibadetleri, Yüce Rabbimizin emri olduğu için yapacağız. Ancak onlardaki hikmetleri bilmek, ibadet arzumuzu ve coşkumuzu artıracaktır. Rabbimizin buyurduğu her ibadette sayısız hikmet vardır, her ibadetin hem dünya kazanımı vardır, hem de ahiret kazanımı vardır.

Sözgelimi namaz, dünya hayatında vakit bilinci kazandırır, zamanlarımızı disiplin içerisinde değerlendirmemizi sağlar. Namazı kılarken Huzurda duruşun hazzını; onu kıldıktan sonra, vazifemizi bitirmişliğin huzuru içerisinde elimizi dua için açtığımızda hissettiğimiz huzuru, herhangi bir dünyalıkla mukayese etmemiz söz konusu değildir. Bunlar namazın düyevî kazanımlarından sadece bir kaçıdır.

Ruhu arındıran, nefsi terbiye eden, midemizi dinlendiren, organizmanın kendini dinlemesini sağlayan oruç ibadeti de sayısız hikmetlerle doludur. Oruç, aynı anda belki bir milyar insanın katıldığı muhteşem bir cemaat ibadetidir. Dünyanın değişik yerlerinde, sırf Yüce Allah’ın emri olduğu için oruç tutan kardeşlerinizle aynı ibadet cemaatinin içerisinde olmak, size muhteşem bir ümmet bilinci kazandırır. Cemaatle yapılan ibadetlerde cemaat sayısı arttıkça, sevaplar da ona göre katlanır. Öte yandan oruçla birlikte bizler, hiçbir şeye yemeyen içmeyen melekler cemaatinin içerisine de katılmış oluruz.

Bir Kudsî hadiste Rabbimiz şöyle buyurur: Oruç Benim içindir, onun mükafatını yalnızca Ben veririm. Oruç, içerisine asla riya karışmayan bir ibadettir. Kullar, sırf Yüce Allah’ın emri olduğu için kendi iradeleriyle oruç tutarlar. Zira başkalarının dayatmalarıyla oruca başlamış olsalar, kenarda köşede bir şeyler yiyip içerek oruç tutuyor görünebilirler. Ama böyle yapmayıp gerçekten oruç tutanlar ancak Allah Teâlâ için oruç tutmuş olurlar. Bunun için oruç ibadetinin puanlamasını Rabbimiz yapacak ve onun mükafatını şanına yaraşır bir şekilde O verecektir.

Yine oruç ibadeti, diğer ibadetlere göre en uzun soluklu ibadettir. Şöyle ki: İslam’ın en temel ibadeti namaz, belli vakitlerde ve belli süre içerisinde kılınır. Sözgelimi dört rekatlık bir namaz on dakikada sona erer. Zekatı bir mümin birkaç dakika içerisinde yerine getirebilir. Hac ibadetini ise bütün menâsiki ile üç-beş günde yerine getirmek mümkündür. Ve siz bu ibadetlerin içerisinde iken yalnızca bu ibadetlerle meşgul olursunuz, başka bir iş yahut ibadet yapamazsınız. Evet, namaz içerisinde Kur’ân okursunuz, ama namazda kıraat namazın bir parçasıdır/ruknüdür. Namazda iken dünyalık bir iş yapmanızla ise namazınız bozulur.

Oruca gelince o, en uzun soluklu bir ibadettir. İmsakla birlikte başlayan oruç, iftara kadar saatlerce sürer. On beş saat, yirmi saat sürebilir. Bu süre içerisinde siz hep oruç ibadetinin içerisindesiniz. Bu ibadetin içerisinde siz, hem oruç tutar ham namaz kılarsınız, hem oruç tutar hem zekat verebilirsiniz, hem oruç tutar hem Kur’ân okuyabilirsiniz, hem oruç tutar hem hayırlı bir hizmetin içerisinde bulunabilirsiniz, hem oruç tutar hem sohbet edebilirsiniz,hem oruç tutar hem cihad edebilirsiniz, hem oruç tutar hem alış veriş yapabilirsiniz, hem oruç tutar hem çalışabilirsiniz, hem oruç tutar hem seyahat edebilirsiniz, hem oruç tutar hem uyuyabilirsiniz.

Görüldüğü üzere oruçlu iken ibadet içerisinde ibadetler kervanına katılabilirsiniz yahut başka işlerinizi görebilirsiniz. Bu özellik yalnızca oruç ibadeti için geçerlidir. Orucun sevabının katmerli oluşunu, içerisine hiç riya karışmayan ibadet olması yanında, onun kesintisiz süren en uzun soluklu ibadet oluşu ve başka ibadetleri de bağrında barındırışı ile birlikte izah etmek gerekir.

Burada şunu göz ardı etmemek gerekir: Oruç ibadetinin içerisinde iken yapacağımız diğer dünya işlerini, ibadetin ruhuna aykırı davranmadan yapmak gerekmektedir. Sözgelimi oruçlu iken alışveriş yapacaksak, asla aldatmadan helalinden yapmalıyız. Oruçlu iken sohbet edeceksek, asla boş ve günah sözler söylememeliyiz. Oruçlu iken gezip tozacaksak, bu gezmeleri asla günahlara bulaştırmamalıyız. Kısaca söyleyecek olursak oruçlu iken, yapacağımız her şey ibadetin ruhuna uygun olmalıdır. Ve biz Yüce Yaratıcı karşısındaki bu esas duruşumuzu/O’na bağlılığımızı oruçta sürdürdüğümüz gibi, oruçtan çıktıktan sonra da sürdürmeliyiz. Oruç bize bunları kazandırmalıdır.

Rabbimiz, Sana yaraşır oruçları tutmayı bizlere nasip eyle! Tuttuğumuz oruçları, en yüksek sevapları hak eden oruçlardan eyle!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.