Çayın en iyi dostu ve milletimizin en sevdiği kahvaltılıklardan olan simit üzerine Çıtır Simit yetkilileri ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Adını Konya ile özdeşleştiren Çıtır Simit’in bu kadar sevilmesinin sebebini Çıtır Simit işletmesinin sahibine sorduk.
Birbirinden leziz, birbirinden çeşitli, birbirinden nefis ve kaliteli çıtır simitleri yapan Çıtır Simit’in sahibi Asım Sezer Bey ile birlikteyiz. Çıtır simitlerin ilk defa Konya’da çıtır çıtır yenmeye başladığı zamanı biliyorum. Bu nedenle Konya’ya yeni bir damak tadı, yeni bir lezzet, yeni bir gün başlamıştır.
-Konya’da simitçilik belirli bir modern geçişten sonra unlu mamuller adını alıyor. Asım Bey bu serüveni bizlerle paylaşır mısınız?
Asım Sezer: 2003 yılında sabah satılan simitlerin sıcak ve taze olduğunu iddia eden simitçilerin gerçek şeyler söylemediğini hissettik. Çünkü simitler gece yapılıyordu ve bunların çoğu resmi olmayan yerlerde yapılıyordu. Günümüzde de fast food türü yiyecekler gündemde olduğu için bizde bunlara nasıl ayak uydururuz dedik kendi kendimize. Türk halkının yüzde 100 simit sevdiği halde hijyen olmadığı için simit yemekten imtina ediyordu. Şu anda kendimizle iftihar, izden giden değil iz bırakan olduk. Herkes bizi taklit etmeye başladı.
-Asım Bey, bu nadide ve lezzetli simitlerinizin mutlaka çeşitleri vardır. Çeşitlerinizi söyleyebilir misiniz?
Asım Sezer: Başta sade simit, tereyağlı simit, kaşarlı, sucuklu, sosisli, çikolatalı, haşhaşlı, tahinli ve hamsili (mevsimine göre), kepekli, light, çavdarlı, mısır unlu vb. simit çeşitlerimiz var.
-Uunlu mamuller deyince aklımıza çeşitli unlu ürünlerde gelmektedir. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Asım Sezer: Biz şu anda un denilince aklınıza ne geliyorsa hepsini üretiyoruz. Söz gelimi şerbetli tatlılar, poğaça çeşitleri, yöresel su böreği, baklava ve pasta çeşitleri, yaş pasta grubu ve daha ismini sayamayacağım çeşitlerimiz bulunmaktadır.
-Asım bey yakınlarda bir çiftlik kurduğunuz duyumunu aldım. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Asım Sezer: 2009 yılında dondurma imalatına geçmiştik. İyi bir dondurmanın yapımında keçi sütünün önemli olduğunu araştırdık. Daha sonra yüz adet saanen çeşidi keçiler aldık. Şu anda yüzde 100 kendi üretimimizi yapıyoruz ve ağızlarda değişik ve nefis tatlar bırakan dondurmalarımız üretiyoruz. Bu konuda iddialıyız.
-Dondurma ve diğer çeşitleriniz çok lezzetli bu konuda halkımız son derece memnun. Şimdi her zaman aklımı kurcalayan bir soruyu sormak istiyorum. Bu kadar kaliteli mamulleriniz, yaptığımız piyasa araştırmasına göre son derece ucuz. Bu kadar kaliteyi ucuza nasıl verebiliyorsunuz/
Asım Sezer: Çok güzel bir konuya temas ettiniz. Bu kadar nefis (sizin tabirinize çok teşekkür ediyorum) ürünlerimiz her kesimden insanlar faydalansın diye uygun fiyata veriyoruz. Aynı zamanda kelimenin tam anlamıyla son derece kanaatkârız.
-Asım Bey, takip ettiğimiz kadarı ile Çıtır Simit logosunu her yerde görmek mümkün. Bu logo ve amblem bütün Konya’da var. Adeta Çıtır Simitleri Konya’ya atfetmişsiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Asım Sezer: Ben sadece Çıtır Simitlerin işletmecisiyim. Çıtır Simitlerin gerçek sahipleri Konyalılar. Çünkü bizleri bu noktaya onlar getirdi. Bu nedenler onlara çok teşekkür ediyoruz.
-Asım Bey, biraz önce Konya’nın her tarafında Çıtır Simit’e rastlamak mümkün demiştim. Şubelerinizin sayısı bir hayli fazla. Bize şubeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Asım Sezer: Bizim gerçek Çıtır Simit logosuyla 3 yerimiz var. Bunlar merkez yani Atatürk Caddesi’nde Gazi Lisesi karşındaki yerimiz, Vatan Caddesi’ndeki Adalhan Karşısı ve Selçuk Üniversitesi Kampüsü.
-Peki Asım Bey, bu üç yer arasında konsepti farklı olan var mı?
Asım Sezer: Kampüsteki şubemizin vizyonu ve misyonu tamamen farklı. Şöyle ki oraya Türkiye’nin her yer yöresinden öğrenciler geldiği için, her yörenin enlerini ürün çeşitleri olarak üretiyoruz. Söz gelimi İstanbul’un Sarıyer böreği, Kayseri’nin ketesi, Konya’nın su böreği ve saç böreği, Ayvalık’ın tostu vb. şeklinde.
-Asım Bey verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Son olarak neler söylemek istersiniz?
Asım Sezer: Teşekkür etmeden önce bizi taklit eden firma var. Biz Çıtır Simit olarak çizgimizi hiçbir zaman bozmadık. Bizi taklit ederek bizim emeğimizden maddi çıkar sağlamak isteyen firmalara hiçbir zaman tahammülümüz yok. Halkımızdan ricam, Çıtır Simit ürünlerinin kalitesini ve iddiasını ağızda bıraktığı damak tadını diğer unlu mamullerden ayırmalarıdır. Konya ile Çıtır Simit özdeşleşmiştir. O halde kendi markalarına da sahip çıksınlar. Bu arada Memleket Gazetesi’ne ve Hasbice köşesine bizi konuk ettiği için çok teşekkür ederiz. Ayrıca Çıtır Simit ailesinin de teşekkürlerini arz ederiz. Tereyağlı simit alana sürpriz hediyeler ve altın fırsatı kampanyamıza da başlatmanın müjdesini de Konyalı hemşerilerimize haber vermekten onur duyuyoruz.
+++
MAL SEVGİSİ KALBİ KAPLAMAMALI
Büyük fıkıh (hukuk) bilgini, Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebû Hanîfe'nin (VIII. yüzyıl) ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu malumdur. Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi:
- Ya imam, gemin battı!... (İmamın ticari mal taşıyan gemileri mevcut)
İmam-ı Azam bir anlık tereddütten sonra
- Elhamdülillah dedi.
- Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip haber verdi:
- Ya imam, bir yanlışlık oldu batan gemi senin değilmiş.
İmam bu yeni habere de:
- Elhamdülillah, diyerek mukabele etti. Haber getiren kişi hayrete düştü:
- Ya imam, gemin battı diye haber getirdik "Elhamdülillah" dedin. Batan geminin seninki olmadığını söyledim yine "Elhamdülillah" dedin. Bu nasıl hamdetme böyle?
İmam-ı Azam izah etti:
- Sen gemin battı diye haber getirdiğinde iç âlemimi, kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının yok olmasından, elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah'a hamdettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde de aynı şeyi yaptım. Dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Dünya malına karşı bu ilgisizliği bağışladığı için de Allah'a şükrettim.