Emekli olunca dükkanı kapatacak

Büyük sanayi şirketlerinin kurulmasıyla birlikte küçük dokuma tezgâhlarının kapanma noktasına gelmesi küçük esnafı bitirme noktasına getirdi. Üçler Mezarlığı’nın karşısında bulunan Yaşar Dokuma dükkânı da bunlardan biri.

Yaşar Dokuma dükkânının sahibi Yaşar Ağar ile dokumacılık ve dokumacılığın sıkıntıları üzerine konuştuk.


İstanbul’da iki yıl dokumacılık yaptığını ve Doğanbey’de tezgahları bulunduğunu dile getiren Ağar “25 yıllık dokumacıyım. 1993 yılında bu dükkânı açtım. Aynı yıl o zaman Mark 3-4 bin iken hurdalık mekikli makineyi 66 milyona aldım. Ben bu tezgâhı açtığım sıralarda havalı makineler yoktu. Havalı makineler çıkınca mekiksiz olanlar hurdaya verildi. Son üç senedir işler durgun. Genelde gelen kişiler halı üzerinde korumak için kilim, halı, velemse dokutuyorlar. Bugüne kadar yabancılara 1-2 parça mal dışında bir şey satmadım. Metresini 3,5 YTL’ye dokuyorum. Elindeki ipin ziyan olmasını istemeyen fakir kişiler de müşterimiz oluyor. Bize Ankara, Kayseri, Sivas, Sultandağı, Karapınar’dan da gelir” şeklinde konuştu.


Son üç yıldır işlerin durma noktasına geldiğini ve dokumacılığın bitmek üzere olduğunu belirten Ağar küçük esnafın iş yapamaz duruma geldiğini belirtti.


Ağar, haftada en fazla 3 müşterisi olduğuna dikkat çekerek “Müşteri sayısı az olduğu için günlük işi bir haftaya yayıyorum. Kullandığım pamuk ipliğini Uşak’tan alıyorum ve kilosuna 4 YTL ödüyorum. Bir ayda kazandığım ancak asgari ücrete denk. Dükkânımın kirası 50 YTL. Dokumacılık bu şartlarda bitme noktasına geldi. Tezgâhı zaten hurda almıştım. Şimdi mekikli makineden mekiksize geçsem sermaye lazım. Doğanbey’de arkadaşların üç yıl öncesine kadar yirmi tezgahları vardı. Bugün ise ellerinde 3 tezgah kaldı. Konya’da da benim dışımda bu şekilde 2  dokuma dükkanı var. Devletin küçük esnaf için verdiği krediler büyük şirketlere yaradı. Küçük işletmeciler ise kapanma noktasına geldi. Ben de dükkânı kapatmak için emekli olmayı bekliyorum. Emekli olduğum an kapatıp gitmeyi düşünüyorum. Dükkânımın bana bir getirisi olmadığı gibi cebimden buraya çok para harcadım. İki çocuğum var. Oğlumun çalışmasıyla geçiniyoruz” şeklinde konuştu. Caner Özcan-Memleket


                                                                                                                                                                                                                                                            


 

Kültür Sanat Haberleri

Hierapolis’te Yeni Dönem: Antik Kentin Ruhuna Dokunan Modern Dokunuş
Atıklardan yaptıkları müzik aletleri ile konser verdiler
Antalya'da Şafak Vakti Sıra Dışı Manzara
Alanya Kalesi'nin 800 Yıllık Sırrı
Türkiye’de Sadece 7 Tane Kaldı: İşte Küllerinden Doğan Mavi Değirmen