KTO Karatay Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Gürel, dijital teknolojilerin bilinçsiz kullanımının gençlerin ruh sağlığını tehdit ettiğini vurguluyor. Araştırmalara göre, sosyal medyadaki sonsuz kaydırma özelliği ve hızlı tüketim, gençlerin dikkat sürelerini ciddi oranda düşürüyor. Uzun süreli odaklanma gerektiren görevlerde zorlanan gençler, akademik başarı kaybı ve bilişsel yorgunluk gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor.
Yüz Yüze İletişim Zayıflıyor
Dijital bağımlılığın etkileri sadece dikkatle sınırlı değil. Sosyal medyada idealize edilmiş hayatları takip eden gençlerde yetersizlik duygusu, yalnızlık ve kronik kaygı artıyor. Sanal etkileşimler artarken gerçek hayattaki sosyal bağlar zayıflıyor. Gürel, aile içi iletişim eksikliğinin de bu süreci hızlandıran kritik bir faktör olduğunu belirtiyor.
Uyku Düzeni ve Fiziksel Sağlık Risk Altında
Ekranlardan yayılan mavi ışık, melatonin hormonu salgılanmasını engelleyerek uyku kalitesini düşürüyor. Kronik uyku sorunları ise depresyon riskini beraberinde getiriyor. Ayrıca uzun süre hareketsiz kalmak; duruş bozuklukları, göz yorgunluğu ve fiziksel performans kayıplarına yol açıyor.
Dijital Bağımlılıkla Mücadelede Stratejik Adımlar
Dr. Öğr. Üyesi Gürel, bu küresel krizle mücadele için multidisipliner bir yaklaşım öneriyor:
Dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması.
Ekran süresi yönetimi becerilerinin kazandırılması.
Spor, sanat ve kültürel faaliyetlerin teşvik edilmesi.
Ailelerin bilinçlendirilerek yüz yüze iletişimin artırılması.