Ekmek, süt ve çocuk bezi istiyorlar

Savaş ve açlıktan kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Konya'ya gönderilen yaklaşık 100 mülteci Şefkat Evleri’nde kış şartlarında ayakta kalma mücadelesi veriyor. Mültecilerin en büyük sorunu ise çocuklarına bez ve süt bulamamak...


Sığınma talebinde bulunan mülteciler, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Şubesi tarafından aralarında Konya’nın da bulunduğu 26 ile gönderiliyor. Somalililerin ağırlıkta olduğu yaklaşık 100 kişilik grup bir hafta önce Konya’ya gönderildi. Ancak iç savaş ve açlıktan kaçan bu insanlar kendilerini bir yaşam mücadelesinin içinde buluyor.

Konya sokaklarında son günlerde sıkça rastladığımız mülteciler, yardım alabilmek için önce Valilik’e gidiyor oradan eli boş döndükleri için bu kez belediyelerin kapılarını aşındırıyor. Son yıllarda sosyal hizmetleriyle öne çıkan belediyeler maalesef bu sığınmacılara kucak açmıyor. Hiçbir kurum ve kuruluştan yardım alamayan mültecilerçaresiz, çok zor şartlarda kalma pahasına Şefkat-Der’in ve Genel Başkan Hayrettin Bulan’ın kapısını çalıyor.


Burada ise yeni bir mücadele başlıyor. Onlarca sığınmacı büyük küçük, kara kışın kapıda olmasından endişe ediyor. 24 odalı Şefkat Evlerinde yakıt ve ısınma sorunu bulunuyor. 30-40 kişinin ancak kalabileceği binada bir anda 153 kişinin olması ise beraberinde yiyecek, ısınma ve hastalık gibi önemli sorunları  beraberinde getiriyor.


Doğalgaz kapılarına  kadar geldiği halde maddi imkansızlıklardan dolayı alamamış. Kalorifer peteklerinin de değişmesi gerekiyormuş.


ACILARINA KARDEŞ OLUYORLAR


Etiyopya, Somali, Eritre ve Fildişi Sahilleri vatandaşı olan mülteciler ile mağdur durumdaki Türk kadınları aynı odaları paylaşıyor. Birbirlerinin acılarına kardeş oluyor.


Şefkat-Der’e gittiğimizde yazdan kalma bir günü değerlendiren Somalili mülteci çocukları Selçuklu Belediyesi parkında futbol oynarken bulduk. Savaş ve açlığı geride bırakan çocukların mutluluğu bizim sahaya girmemizle sekteye uğradı. Aralarında Türkçe’yi çat pat konuşan 13 yaşındaki Mahmut Yasin Ömer’i alarak binaya geçtik. Binadaki manzara ise son derece ürkütücü ve insanlık dramıydı. İki katlı binada bir biri üstünde kalan yüzlerce mültecinin dramı insanın kanını donduran türdendi. Hasta olanlar, çocuğuna süt ve bez bulamayan anneler ve birbirinden farklı ama aynı sonla biten hayat hikayeleriyle karşılaştık.


Şefkat-Der Genel Başkanı Hayrettin Bulan, kapasite bakımından Türkiye'deki en büyük sığınma evi olan Şefkat-Der Kadın Sığınma Evi’nin kimsesiz, şiddet mağduru kadınların çocuklarıyla beraber kalmış olduğu bir yer olduğunu belirtiyor. Yılda yaklaşık 300'den fazla mağdur kadının faydalandığı ve şimdiye kadar 3 bine yakın kadın ve genç kızın kaldığı evde, Ocak ayından itibaren dünyanın çeşitli ülkelerindeki savaşlardan, katliamlardan, iç çatışmalardan, açlıktan, yoksulluktan kaçarak ülkelerini terk etmiş mağdur mültecilere yardım elini uzatıyor.


DERNEĞE HACİZ GELMİŞ


Sığınma evinde kalan ihsanların ihtiyaçlarına yetişmeye çalışan Hayrettin Bulan ise çaresiz. Yetkililerin yapması gerekenleri ve derneğin hali hazırdaki durumunu “Şefkat-Der’e haciz geldi. Borcumuz her geçen gün artıyor. Ama hiçbir yetkili elimizden tutup da yardım etmiyor. Ben bütün imkanlarımı kullandım. Ne olur şu insanlar burada ölmesin. acilen  bu insanların tedaviye ihtiyacı var. Isınmaya ihtiyacı var. Yemeğe ihtiyacı var, Biz hangi dinden, hangi milletten olursa olsun zor durumdaki bu insanlara kapımızı açıyoruz” cümleleriyle özetliyor.


Mülteci kadınlardan Somali vatandaşı Safiye Hacı Osman, Türkiye'ye nasıl geldiğini "Sokaklarda gezen çete üyeleri evimizi basarak kocamı gözlerimin önünde öldürdü. Babamı ve erkek kardeşimi de öldürdüler. Beni de uyutup tecavüz ettiler. Bana tecavüz edenlerden hamile kaldım. Hamile kaldığımı kimseye söylemedim. Çünkü söyleseydim, iki çocuğumu benden ayırırlardı. Ben de çocuklarımı yanıma alarak kaçtım. Sonra da Türkiye'ye geldim" şeklinde gözyaşlarıyla anlatıyor.


Sığınma evinde kalan bir Türk kadını ise 8 yıldır burada yaşadığını anlatırken "Eşim, bana ve çocuklarıma işkence yapıyordu. Esrar ve alkol bağımlısıydı. Çocuklarıma elektrik veriyordu, beni de sopayla dövüyordu. Dayanamayıp kaçtım" ifadesini kullanıyor.


Sığınmaevinde kalan Hatice Süleymaniyeli ise eşi tarafından şiddete maruz kaldığını şöyle dile getiriyor: "Kocam beni tornavidayla şişledi ve boş bir araziye attı. Beni komşum buldu ve hastaneye kaldırdı. Oradan beni Adana Balcalı Hastanesi'ne sevk ettiler. Felçli olduğum için ilk önce beni öldü zannettiler. Almanya'dan gelen kız kardeşim yaşadığımı anladı ve beni tedavi ettirdi. Çocuklarım bile kocamdan boşanmamı istedi"


Adını söylemek istemeyen bir kadın ise her yıl onlarca kadının şiddete maruz kaldığını ya da cinayete kurban gittiğini söylüyor ve yetkililerin bir an önce önlem almasını gerektiğini belirtiyor. Başka bir kadın ise annesi babası ölünce halasının yanına taşındığını ancak halası tarafından şiddete maruz kaldığını ifade ederek, halası tarafından zorla evlendirilmek istendiğini, kabul etmeyince de dayak yediğini anlatıyor.


Şefkat-Der’den ayrılırken ise Konya halkına seslenen ve dua eden Somalili mülteciler ise ‘ne olur bize yardım edin, çocuklarımız ölmesin’ çağrısında bulunuyor.


Anlatılan her hikâye, insanların bir şekilde hayatta kalmanın yolunu aradıklarını ortaya koyuyor. Evlerini terk etmek zorunda kalmaları yetmezmiş gibi sığındıkları şehirlerde yetkililerin duyarsızlığı nedeniyle de ağır darbeler alıyorlar. Mültecilere destek sağlayan herkes bir dram yaşayan bu insanlar için acilen atılması gereken adımlar olduğuna dikkat çekiyor. Sıkıntıları hafifletmek için hukuki düzenlemelerin bir an önce yapılması, toplumun sığınmacılar konusunda bilinçlendirilmesi ve başta Kızılay olmak üzere gönüllü kuruluşların harekete geçmesi gerekiyor. Mustafa Varol-Memleket



2005’TE TÜRKİYE’YE YAPILAN BAŞVURULAR

İran 1717


Irak 1047


Somali 473


Afganistan 364


Sudan 76


Etiyopya 32


Özbekistan 24


Filistin 18


Çin 18


Eritre 18


Moritanya 14


Kongo 11


Suriye 10


Diğer 67


Toplam 3914

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?