Ekmek Arası Siyaset

M. Faik Özdengül

Hafta Sonu ve Ekmek Arası Siyaset

Geçtiğimiz cuma, cumartesi, pazar ve pazartesi Antalya’daydım. SADAV(Sosyal Araştırmalar ve Dayanışma Vakfı) tarafından organize edilen 2007 yılı faaliyetlerinin planlanması ve geçtiğimiz dönemlerin değerlendirilmesi ile ilgili toplantı için bir otelde ilgililerle bir araya geldik.

Toplantıya SETAV ( Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, www.setav.org) da destek verdi. İlk gün SETAV adına ekonomi araştırmaları koordinatörü Taha Özhan küresel ekonomi ve Türkiye konusunu irdeledi. Taha Bey’in çizdiği tablo ve verdiği rakamlar oldukça kötümser olduğunu gösterdi. Zaten kendisi de kahve içimi esnasında ben kötümser birisiyim ama karamsar değilim dedi. 2030 yılına kadar öngörüsüne göre ekonomik hiçbir iyileşme toplum katmanlarına yansımayacak. Şu an Türkiye’de istikrarlı gibi görünen durum iyi değil iyilik havası. Ve kolayca dilenildiği zaman bu hava indirilebilir.

Bugün Dünyada 225 kişi Dünyada dönen paranın yaklaşık yüzde sekseninden fazlasına sahip. Gelir adaletsizliği had safhada. Türkiye’de de durum çok farklı değil. Ve rakamlara göre artık Afrika devre dışı. Ortadoğu’da her hangi bir gelişme ve istikrar öngörülmüyor. En çok gelişmesi beklenen bölge Uzakdoğu ve Pasifik. En önemlisi de artık sermaye çok rahat bir yerden bir yere istenildiği zaman taşınabiliyor. Ve en zengin bu az sayıda kişi de üretimden değil paradan para kazananlar. Bu küresel kapitalizme Çin biraz direnç gösteriyor ve onun dışında da Asya kökenli amatör bir Müslüman kesim. Ve küresel kapitalizmin düşmanları da böylece ortaya çıkmış oluyor.

Önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak siyasi krizler buna yönelik olacak. Peki çözüm ne önerdi Taha Bey: nitelikli insan yetiştirmek ve Arge çalışmalarına verilecek önem. Sadece bunu yapanlar rotalarını bulabilirler. Benim bu çözüm önerisine kendi sosyopolitiğimiz açısından bir itirazım oldu. Tarihsel açıdan Türk Milleti daha çok devlet geleneği olan savaşçı bir millet. O yüzden bence biz siyasi düşünmeli ve kolektif bilinçaltımızdaki bu devletçi geleneğe göre düşünmeliyiz. Zaten büyük devletler de nitelikli insanı devşirme usulü topluyorlar. Ve Ar-Ge için de harcadıkları para hep sömürge döneminde bugün berbat durumda olan kıta ve ülkelerden hırsızlık yoluyla çaldıkları paralar. Hırsızlığı önermiyorum ancak bizim için çözümün siyasi aranması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin Türkiye Suriye ile arasındaki sınırı kaldırmayı planlayabilir. Zaten birbirine yakın bu iki ülke için bu çok fazla sorun teşkil etmeyecektir. Suriye ile aramızdaki sınır kalkarsa Lübnan ve İsrail ile komşu olacağız. Lübnan üzerinde oluşturulacak etki neredeyse tüm Ortadoğu’yu kapsayacaktır.

Daha sonraki oturumlarda konular enine boyuna tartışıldı. Siyaset araştırmacısı Talha Bey, Lübnan ve onun bağlamında Irak ve Ortadoğu’dan söz etti. Ortaya çıkan sonuç:Türkiye’nin özellikle Irak’ta sadece Türkmen’lere değil tüm Irak’a yönelik politika geliştirmesi gerektiğiydi. SETAV’a çalışmalarımıza verdiği destekten dolayı teşekkür edildi. Ve ileri dönemde de karşılıklı işbirliğinin yararlı olacağı teyid edildi.

SADAV bugüne dek Konya merkezli bir vakıf olmasına karşın tüm Dünya ölçeğinde önemli çalışmalara öncülük etti. Özellikle savaş ve kriz bölgelerine bizzat yerinde olmak üzere ulaştı ve küresel ölçekte yardım ve destekte bulundu. Bu gün itibariyle Sadav’ın başlattığı faaliyetler ölçeğinde benzerlerinin sayısı arttı ve Türk gönüllüleri Dünya’nın bir çok yerinde zor durumdaki insanların yanındalar artık. Hatta bu gönüllü faaliyetler Kızılay’ı da motive etti. Ve bugün Kızılay eskiye oranla çok daha aktif. Amerika gibi ülkeler Dünya’nın bir çok bölgesine gönüllü sivil kuruluşlar adı altında ulaşıyor ve misyonerlik faaliyetlerinde bulunuyor. O yüzden Türk Hükümeti’nin de gönüllü sivil organizasyonları daha çok desteklemesinin önemi çok büyük.

Toplantının son gününde SADAV’ın da bugüne dek oluşturduğu birikimlerini raporlar halinde yayınlaması ve daha çok toplumsal ve küresel Ar-Ge çalışmalarına önemsemesi gereği üzerinde duruldu.

Yağan kar, dönüş yolumuzu sıkıntılı hale getirdi.  Araştırma ve stratejinin önemli olmasına rağmen hiçbir siyasi ve ekonomik olayın evrenin asıl sahibinin varlığı ve hâkimiyetini de unutmamamızı ikaz etti.

Son söz rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in olsun: Tarihi Allah Yazar

www.pozitifdegisim.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.