Düşlere yolculuk

Bu yıl 6-9 mayıs tarihlerinde Gülnar Çataloluk yaylasında bir göç şenliği düzenliyorlar .

Zeki Oğuz

Biz ilk denemede beceremedik ve kitap fuarı o ilkle tarihe karıştı. Bursa, Adana, İzmir yaşatıyorlar kitap fuarlarını. İzmir’de bu yıl 17-25 nisan tarihleri arasında gerçekleştiriliyor kitap fuarı. Aynı zamanda 15. yılı kutlanacak.
Bu satırları Perşembe günü yazıyorum. Cuma sabahı ise yollarda olacağım. Cumartesi sabahı kitap fuarında olacağım. Okurlarımla, yıllardır görüşemediğim dostlarımla olacağım. Kordonda gün batarken çay içeceğim. Belki birkaç kare fotoğraf da çekerim.

Şehrimiz gezginlerinin ve fotoğraf sanatçılarının şanslı olduğunu düşünürüm hep. Başka illerden çekim için gelen arkadaşlar da aynı düşünceyi paylaşırlar. Şehrimiz merkezi bir konumda olduğu için tarihi ve doğal güzelliklere ulaşmak kolay ve ucuz.

Bunları yazarken Bozkırlılar Derneğinden bir ileti aldım. 25 nisanda Aygır şelalesine oradan da Sarot yaylasına bir gezi düzenliyorlar. Yolculuk, Bozkır’ın ünlü böreği ve Sarot yaylasında mangal dahil 35 lira. İnsanın göreceği güzellikler karşısında sözü bile edilmez bu ücretin. Yıllar önce gitmiştim o yaylaya. Yıllardır adını duyduğum Dipsiz Göle de geçtiğimiz yaz gitmiştim. Nasıl müthiş güzellik öyle. Bu bahar aylarında gidilebilecek en güzel rotalardan biri Bozkır Dipsiz Göl.

Nisan ayını ortaladık. Güneyde sahillerde kışlayan göçer dostlarım kıpırdanmaya başlamışlardır artık. Belki yola düşenler bile olmuştur. Bu yıl onlar 6-9 mayıs tarihlerinde Gülnar Çataloluk yaylasında bir göç şenliği düzenliyorlar . Mayıs ortalarında ise Ermenek civarında olurlar. Yani İzmir dönüşü gideceğim yer şimdiden belli.

Onların hikayesini araştırmış, 2004 yılında Yaylaların Özgür Çocukları Yörükler adıyla yayınlamıştım. Sonra bu araştırmanın ne kadar yetersiz kaldığını anlamış, yeniden düzenlemiştim kitabı. İçinde Yörük yaşamına ilişkin bolca renkli fotoğraf olunca yayınevleri yayınlamaktan kaçınmışlardı. Bir dilekçe ile İl Özel İdaresine başvurdum kitabın yayınlanması için. Bir ses çıkmadı. Koskoca dövlet bu, ivecek hali yok ya.

Şimdi kimi okurlarım, senin kitabından dövlete ne diyebilirler. Maalesef öyle değil. Bizim göçer Yörükler in hali aborjinlerden de beter. Göç başladı ya onların dertleri de başladı. Kimi yerde muhtar, kimi yerde ormancı çıkacak karşılarına. En büyük korkuları da ormancılar. Üç il bu sorunla karşı karşıya. Mersin, Karaman ve Konya. Belki üç-beş yıl sonra göçerlik bitecek, tarihe karışacak. Onların yaşamından bir iz olarak o kitap ve içindeki soluk kareler kalacak belge olarak.

Bu yıl yalnızca bir kare navruz çekebildim. Mart ortalarında Naci amca ile Taşkent’e gitmiştik. Niyetimiz Bolay yaylasına doğru gidip bahar çiçekleri çekebilmekti. Bolay belediye başkanı bizi yaylaya götürdü. Maalesef kışın olmadığı kadar ayaz olmuş yaylalarda. Çiçekleri vurmuş. Eliboş döndük. Geçtiğimiz yıl da aynı tarihlerde oralara gitmiştik. Her taraf binbir çeşit çiçekle doluydu. Adam beli gibi su akıyordu pınarlardan. Bu yıl kar yağmayınca kurumuştu pınarların hepsi.


 Bahar aylarında gitmeye değer rotalardan biri de Taşkent tarafı. Oradan Boğaziçi beldelerini geze geze Çetmi’nin Ayboğazı Şelalesine ulaşmak bütün yorgunluklara değer. İki günlük, kamplı bir geziyi göze alabilenler için Beyşehir tarafı en güzel rotalardan biri. Hele bu bahar günlerinde müthiş güzellikler sunar bu rota. 50. km de Balıklayalar var. Gölün kuzeyinde Eflatunpınar binlerce yıl öncesine götürür insanı. Fele’den sola dönüp Anamas Dağlarının eteklerinden göl boyunca yapılacak bir yolculuğun tadına doyulmaz. Büklüm büklümdür dağların etekleri. Kurucuova yakınlarında Alaattin Keykubat’ın yadigarı tol karşılar gezginleri. Tolu gezerken 800 yıl önce buralardaki yaşamı düşler insan.

Burada sözüm Mevlana’ya takılıp kalanlara. Turizm altın yumurtlayan bir tavuk. Ama alt yapısını gerçekleştirmek şartıyla. Göller Bölgesine tur düzenleyen hiçbir şirket Beyşehir’i listesine almıyor. Çünkü özellikle Kurucuova çevresindeki bütün yollar sorunlu. Beyşehir’de gelen konukları ağırlayacak orta halli bir tesis yok. Bunlar çözülse Eğirdir Gölüne kadar gelen turlar Beyşehir’i de katarlar listelerine.

Kamp yapmayı sevenler için Anamasların eteklerindeki yaylalar eşsiz güzellikte yerler. Bu yaylalarda sabah erkenden kalkıp Beyşehir Gölünü seyrederken gün doğumunun güzelliklerini izlemek başlı başına bir keyif.
Beyşehir dönüşünde Yeşildağ’ın eski evlerini gezmek, leylekler Vadisinde leylekleri izlemek, iskele civarında bir balık keyfi yapmak insanın yaşamına yeni zenginlikler katar.

12 Mayısta fotoğraf sanatçısı ve gezgin dostum Memduh Ekici ile Ereğli Meslek Yüksek Okulunda bir gösterimiz olacak. Yani yine sevdiğim rotalardan birinde olacağım yine. Ereğli’li gezginlerle birlikte nasıl güzelliklere koşacağız şimdiden merak ediyorum. Meke, Çıralı, İvriz kesin. Ben en çok Memduh ustanın yılkı atlarını merak ediyorum. Düşlere bile olsa güzeldir yolculuklar.







Yerel Haberleri

TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA