Zeki Oğuz
Yaylalarda, beldelerde şenlikler başladı. Bu şenliklerin birçok bakımdan yararlı olduğunu düşünürüm. Herşeyden önce yıllarca birbirlerini görmeyen insanlar şenlik bahanesiyle belde ya da köyüne gidiyor, orada görüşme hasret giderme imkanı buluyorlar.
Şenliklerin bir yararı da belde ya da köyün sorunlarının orada tartışılması, birlik beraberlik içinde çözümler aranmasıdır.
Bazı şenlikler bu şekilde amacına ulaşıyor ama bazı şenlikler giderek amacından saparak bir siyasi partinin, zümrenin gövde gösterisi yaptığı alan haline geliyor.
Her şeyden önce gittiğim bir şenlikte yerel kültürü tanımak,yaşamak isterim. Yıllardır yapılan Lille şenliklerinde bunu kısmen bulabiliyorduk. Gittiğim bazı şenliklerde ise hayal kırıklığına uğradım. Yıllar önce Cankurtaran Yörük şenliklerine gitmiştik birkaç arkadaş.Öyle kaba bir siyasi şov vardı ki hemen oradan ayrılıp Sultandağları’ndan Yalvaç’a indik. Yalvaç’ın tarihi yerlerini gezdikten sonra Eflatunpınar’ı çektik, Beyşehir’de gün batımını çektikten sonra Konya’ya döndük.
Geçtiğimiz pazarda Beyşehir Dumanlı şenliğindeydim. Bu yıl yedincisi yapılan şenliğe daha önce gitmek kısmet olmamıştı. Bu yıl Konya Yörükleri Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği üyeleriyle birlikte gittim. Bir daha gider miyim,hiç sanmıyorum. Cankurtaranda olduğu gibi burada da siyaset ön plandaydı ve şenlikte Yörük kültürüne ait hiçbir iz yoktu. Kocaman bir panayır havasındaydı yayla. Serik tarafından develer getirmişler,boşuna bir gösterişti. Seriki bir Yörük de bir helikopterle gelmiş şenlik yerine,aracın başında gubarıyordu.
Şenliğe Konya dernek başkanı Halis Gümüş, Çumra eski belediye başkanı Zeki Türker, fotoğrafçı arkadaşım Bayram Sarıtaş ve dernek üyeleriyle birlikte gittik. Bu ara derneğin bayan üyelerine teşekkür etmem gerek.Yol boyu ikram ettikleri ç
Dumanlı Beyşehir’in batısında yaklaşık üçyüz nüfuslu küçük bir köy.Doğru dürüst ekecek toprağı yok, Anamas dağlarının eteğinde olmasına rağmen suyu kıt Bunun için gençlik kaçmış, yalnız yaşlılara kalmış..
Beyşehir’in her tarafı güzel, her tarafını severek gezerim ama Dumanlı’da daha vahşi bir güzellik var.Yolun iki gecesinde sedir,a rdıç, meşe ağaçları yükseliyordu.Şenliğin yapıldığı Saraycık yaylasıda ormanlarla kaplı dağlarla çevrili. Bu yaylaya önceki yıllar Antalya, Manavgat ve Serik taraflarında kışlayan Yörükler çıkarmış. Şenliği de Dumanlı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Solaklı Yörükleri Kültür ve Dayanışma Derneği ortak düzenlemişler.
Bu tip şenliklerde bir gelenek var,her yıl bir kişi şenlik ağası seçiliyor.Bu yılın ağalığını Aydın’da yaşayan Kamil Savat 22 bin YTL ödeyerek aldı. Şenlik anısına güzel bir tüfek 5 bin liraya satılırken Almanya’da yaşayan Yörüklerin gönderdiği arabalar engelli vatandaşlara verildi.
Hilmi Şahballı ve TRT sanatçılarının konserleri renk kattı şenliğe.
Sabah giderken günlük güneşlik olan hava öğleye doğru yağmurlu bir havaya dönüştü.Kocaman bir kara çadırın altına sığınmak zorunda kaldık.Aynı sıralarda Konya’ya dolu yağıyormuş.
Bayram Sarıtaş ile birlikte kara çadırların,modern çadırların arasında özgün bir şeyler aradık,birka
Dumanlı köyü ve çevresi gerçekten görmeye değer yerler.Saraycık yaylası kamp yapmayı sevenler için eşsiz bir yer.Beyşehir gölü ve sorunlarıyla ilgili tartışmalar sürüp gidiyor ama ben şu sevinçli haberi vereyim okurlarıma Altunapa barajı her yılkınden daha dolu.
Yeni güzelliklerde buluşmak dileğiyle.