Dostluk Üzerine Bir Hikâye ve Seçimler hakkında

Salih Sedat Ersöz

İki hafta önce kaleme aldığım, ‘Adam harcamakta üstümüze yok’ başlıklı yazımda dostluğun önemi üzerinde durmuş, maalesef bizim camianın dostluk konusunda sınıfta kaldığı, 40 yıllık dostların bir çırpıda harcandığı üzerinde durmuştum.

Bilgisayarımda kayıtlı olduğu halde unutup gittiğim bir hikâyeyi daha sonra hatırladım. O yazıyı tamamlayıcı mahiyette olması nedeniyle bu anlamlı hikâyeyi sizinle paylaşmayı uygun gördüm.

 Hikâye şöyle:

Yolları oldukça uzunmuş, yokuş yukarı gidiyorlarmış, güneş yakıcıymış, ter içinde kalmışlar, susamışlar. Bir dönemecin ardında harika bir mermer kapı görmüşler; kapı, ortasında bir çeşme bulunan altın döşeli bir meydana açılıyormuş, çeşmeden berrak bir su akıyormuş. Yolcu, kapıdaki bekçiye dönmüş.
“İyi günler.”
“İyi günler,” diye cevap vermiş bekçi.
“Burası harika bir yer, adı ne?”
“Burası cennet.”
“Ne iyi, cennete gelmişiz, çünkü çok susadık.”
“İçeri girip dilediğiniz kadar su içebilirsiniz,” demiş bekçi ve eliyle çeşmeyi göstermiş.
“Atımla köpeğim de susadılar.”
“Kusura bakmayın,” demiş bekçi. “Buraya hayvanlar giremez.”
Yolcu çok üzülmüş, çok susamış, ama suyu tek başına içmek istememiş. Bekçiye teşekkür edip yoluna devam etmiş. Epeyce bir süre yamaç yukarı gittikten sonra eski görünümlü, küçük bir kapıya varmışlar, kapı iki yanı ağaçlıklı toprak bir yola açılıyormuş. Ağaçlardan birinin altında, şapkasını alnına indirmiş, uyur gibi yatan bir adam varmış.
“İyi günler,” demiş yolcu.
Adam da “iyi günler” diyerek cevap vermiş.
“Atım, köpeğim ve ben çok susadık.”
“Şurada taşların arasında bir pınar var,” diyen adam eliyle orayı işaret etmiş. “İstediğiniz kadar su içebilirsiniz.”
Yolcu, atı ve köpeği pınara gidip susuzluklarını gidermişler.
Yolcu bekçiye teşekkür etmiş.
“İstediğiniz zaman yine gelebilirsiniz,” demiş bekçi.
“Buranın adı ne?”
“Cennet.”
“Cennet mi? Ama mermer kapıdaki bekçi bana orasının cennet olduğunu söyledi.”
“Orası cennet değil, cehennemdi.”
Yolcunun aklı karışmış. “Sizin adınızı kullanmalarına niye izin veriyorsunuz? Yanlış bilgi vermeleri büyük karışıklığa neden olur!”
“Hiç de değil. Aslında onlar bize büyük bir iyilikte bulunuyorlar. En iyi dostlarına sırt çevirenlerin hepsi orada kalıyor.”

Dostlarına sırt çevirenlerin ve vefasızların akıbetini anlatan anlamlı bir hikâye…

Efendimizin o yazımda da belirttiğim; "Eski dostluğu devam ettirmek imandandır" Hadis-i Şerif’inin tam tecelli ettiğini gösteren bir hikâye… Fazla söze gerek yok.

 

 ***   ***   ***

Bu hafta sonunda Belediye Başkanlarımızı seçmek için sandık başına gideceğiz.

Vatandaşlık görevimizi en iyi şekilde yaparak şehirlerimizi 5 yıl boyunca teslim edeceğimiz yöneticilerin seçiminde azami dikkati göstereceğiz İnşaallah.

Bu seçimlerin sadece Belediye Başkanı seçimi olmadığını, ülkemizin geleceği açısından son derece büyük önem arz ettiğini de göz ardı etmeyeceğiz. Zira, içeride ve dışarıda Türkiye’mizi bölme planları yapanlar, bu seçim sonuçlarına gözlerini dikmiş durumdalar. 

Ülkemizin Güneydoğusuna daha şimdiden Kürdistan diyerek bölme planlarını açığa vuranlar ve bunlarla kol kola olanların bir de seçimlerde istedikleri sonucu aldıklarını düşünürseniz çok vahim bir neticenin bizi beklediğini görüp anlamamak mümkün değildir.

Venezuela konusunu unutmayalım. Halkın çoğunluğu ile seçilen bir devlet başkanını darbe ile düşürerek, ülkenin zenginliklerini peşkeş çekmek uğruna ABD ile anlaşan bir adamı devletin başına getirmek için ne dolaplar çeviriyorlar.

Pazar gününden sonra ülkemizi bölme planları yapanların sandıkta çoğunluğu alması ihtimalini düşünmek bile istemiyorum. Zira böyle bir sonuçta, başta Siyonist İsrail’in emrine amade olan ABD olmak üzere tüm Avrupa’nın çıkaracağı tamtam seslerini şimdiden tahmin ediyorum.

Tüm İslâm ülkelerine küçük bir bahaneye sığınarak aygır gibi saldırmayı adet edinen ABD, seçimlerden sonra çoğunluğun bölücülere ve onlarla ortak olanlara geçtiğini görürse ülkemiz hakkında neler düşüneceğini hepimiz az çok biliyoruz.

Suriye konusunda PKK’nın uzantısı olan PYD’ye onbinlerce TIR silah vererek terör örgütünü en modern silahlarla donatan ve sınırlarımızı onların kontrolüne vermeye hazırlanan ABD’nin Türkiye’mizi bölme planları, böyle bir sonuçla hız kazanacaktır.  Bunu unutmayalım.

Onun için, sadece Belediye Başkanı seçmek için değil, ülkemizin geleceğini de düşünerek oylarımızı ona göre kullanacağımızın bilincinde olmamız gerekir.

Seçimlerin Konya’mıza ve Türkiye’mize hayırlı sonuçlar getirecek şekilde sonuçlanmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Bu arada gözlemlerime dayanarak, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin % 70 -75 arasında bir oyla Uğur İbrahim Altay tarafından, Karatay’ın aynı oranlar arasında, Meram ve Selçuklu’nun da % 65 - 70 arasında bir oyla Ak Partili adaylar tarafından kazanılacağını tahmin ettiğimi de belirtmiş olayım.

Sağlıklı ve mutlu yarınlar efendim.

NOT: 30 Mart Cumartesi günü saat 15.30 da Kule Site’de TYB Konya Şubesi’nin düzenlediği Konyalı Yazarlar imza gününde olacağım. Tüm dost ve kardeşlerimi bekliyorum. Selam ve dua ile…