Dolandırılıyoruz!

Konya’daki tüketici hak ihlalleri, 2011 yılında bankacılık, GSM operatörlüğü ve kapı önü satıcılığı olmak üzere 3 ana kategoride rekor bir artışa imza attı

Konya’daki tüketici hak ihlalleri, 2011 yılında bankacılık, GSM operatörlüğü ve kapı önü satıcılığı olmak üzere 3 ana kategoride rekor bir artışa imza attı. Bir önceki yıl Türkiye genelinde 7 bin 68 kişinin konularla ile ilgili başvurusu olurken bunun 862’si Konya’dan geldi. 2011 yılında ise bu rakam bin 500’e yaklaştı

 

Konya, tüketici hak ihlalleriyle 2012 yılına girdi. 2010 yılında tüketici hak ihlalleri konusunda 862 şikâyet gelirken bu rakam 2011’de bin 500’e yaklaştı. Üç ana kategoride değerlendirilen hak ihlallerinde bankacılık sektörü birinci sıradan yerini alırken, GSM operatörleri yanılgıya düşürme metoduyla ikinci sırayı elinde bulunduruyor. Yüzde 80’inin dolandırıcılık sıfatıyla yapıldığı kapı önü satıcılığı ise bankacılık ve GSM operatörlüğünü üçüncü sıradan izliyor. Şikâyetlerin büyük çoğunluğunun sözde kaldığı, hukuki mücadelenin sonuna kadar sürdürülmediği ise alınan verilerle ortaya çıkıyor. En çok tüketici hak ihlalinin yapıldığı iller raporunda İstanbul, Antalya ve Kütahya’dan sonra 4. sırada yer alan Konya’yı Ankara, Adana ve İzmir takip ediyor. Konu ile ilgili olarak gazetemize bilgi veren Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç, tüketicilerin haklarını arama noktasında gerekli ihtimamı göstermelerini önerdi. Tüketicilerin bu tür sorunları yıllardır yaşadığına işaret eden Dinç, münferit ya da örgütlü biçimde gerçekleştirilen hak ihlallerinin kimi zaman dolandırıcılık safhalarına ulaştığını kaydetti.

BANKACILIK YOLUYLA İŞLENEN HAK İHLALLERİNE ZABITA DA ORTAK

En fazla şikayet edilen sektörlerin başında bankacılığın geldiğini söyleyen Dinç, bankalarda işlem fiyat tarifesinin görünür biçimde asılması gerektiğini fakat buna hiçbir bankanın riayet etmediğini vurguladı. Bu kanunun denetleme görevi zabıtada olmasına rağmen herhangi bir incelemenin söz konusu olmadığına dikkat çeken Dinç, “Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Yönetmeliği gereği bankaların işlem ücretlerini vatandaşların görebilecekleri bir yere asmaları gerekiyor. Fakat buna riayet edilmediği için neredeyse bir saat sırada bekleyen müşteriler, işlem ücretlerini ancak sıra sonunda öğrenebiliyor. Hatta askerdeki veya üniversitedeki çocuğuna 50 TL para göndermek isteyen bazı ebeveynler, 35 TL’yi bankaya ödemek zorunda olduğunu öğrenemeden işlemini gerçekleştiriyor. Maalesef bunu denetlemekle yükümlü olan zabıta ise herhangi bir işlem uygulamıyor. Yani bu hukuksuzluğa zabıta da ortak oluyor” dedi.

AİDATLARDAKİ HUKUKSUZLUK YARGI MAKAMLARINCA ONAYLANDI

Türkiye’de 45 milyon kredi kartı kullanıcısının bulunduğunu belirten Dinç, kart aidatlarındaki anormalliğe sadece yüzde 1’inin itiraz ettiğini dile getirerek, ““Hukuksuzluğu yargı makamlarınca onaylanmasına rağmen kredi kartlarından alınan aidatlar, bankaları en çok şikayet edilen kurumlar haline getirmiştir Vatandaşlarımızın uğradıkları haksızlıkları hukuk vasıtasıyla çözmeleri, bu hukuksuzluğa sessiz kalmamaları gerekiyor. Bunun için gerekli merciiler var” diye konuştu.

GSM OPERATÖRLERİ VE TELEFON SATICILARINA DİKKAT!

GSM operatörlerine yönelik şikayetlerin başında tarife değişiklikleri, kontörden TL'ye geçişte yapılan zamlar ve sabit ücretlerdeki artışların yer aldığını vurgulayan Dinç, tüketicilerin haberi olmadan bazı paketlere abone edildiğini bu aboneliğin ise faturalara yansıtıldığını ifade etti. Ayrıca siber kopyalama yöntemiyle numaraların görüşme yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilmesinin de diğer bir hukuksuzluk yöntemi olduğunu vurgulayan Dinç, “Gerek 5809 sayılı Haberleşme Kanunu, gerekse 4077 sayılı Tüketici Kanunu ve Reklam Yönetmeliği'ndeki hükümlerin hiçbiri dikkate alınmaksızın GSM operatörleri tüketicilerin haklarını ihlal etmekte kararlılar. Birçok vatandaşımız, faturalarındaki fahiş fiyatı görünce şaşkına dönüyor. GSM internet servislerinde herhangi bir siteye girildiği zaman faturalı müşteriler bu siteye isteği alınmaksızın abone ediliyor. Ay sonunda ise 15-20 TL civarında ücret ödemeye mecbur bırakılıyorlar” şeklinde konuştu.

ARIZANIN NE OLDUĞUNA HAKEM HEYETLERİ KARAR VERİYOR

Telefon satıcılarının garanti kapsamında olan cihazlardaki fabrikasyon hatalarını kullanıcı hatası olarak nitelemeleri konusuna da değinen Dinç, “Değeri bin 161 TL’nin üzerinde olan cihazlarda karşılaşılan arızalar kullanıcı hatasından kaynaklanıyor denildiğinde mahkeme yolu açıktır. Vatandaşlarımız bunu Tüketici Mahkemelerine sunabilir. Eğer bedelin altındaysa tüketicilerimizin kaymakamlıklarda bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurmaları gerekiyor. Burada bilirkişilerin yaptığı değerlendirmeler sonucunda arızanın fabrikasyon mu yoksa kullanıcı kaynaklı mı olduğu ortaya çıkacaktır. Buraya başvuranların yüzde 80’inin haklı olduğu anlaşılmış ve paraları geri iade ettirilmiştir” ifadelerini kullandı.

MİLLİ EĞİTİM’DEN, SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN GELİYORUM DİYORLAR

Kapı önü satıcılığının en çok dikkat edilmesi gereken sektörlerden olduğuna dikkat çeken Dinç, bu sektörün yüzde 80’inin dolandırıcılık sıfatıyla icra edildiğini kaydetti. Bazı art niyetli kişilerin Milli Eğitim Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürlüğü ve Valilik kurumlarının adını kullanarak özellikle kenar mahallelerde yaşlılar başta olmak üzere, eğitim seviyesi düşük vatandaşları dolandırdıklarını vurgulayan Dinç, “Bu sektörün sadece yüzde 20’lik kısmı ekmek parası için bu işi yapıyor. Geriye kalan yüzde 80’lik kısmı art niyetli kişilerden oluşuyor. Vatandaşın evine telefon açarak Milli Eğitim Müdürlüğü’nden geleceklerini belirten dolandırıcılar, ebeveynlere çocuklarının eğitim durumu konusunda yanıltıcı bilgiler veriyor ve ücretsiz olarak kitap desteği sağlayacaklarını söylüyorlar. Bunun karşılığında da bir evrak imzalatıyorlar. Tabii ebeveynlerimiz eğitim konusunda hassas oldukları için buna itiraz etmiyorlar. Bu da hayatlarını karartıyor. Çok yüksek miktarda para ödeyenler olabiliyor” dedi.

YAŞLILAR KAPLICA VAADİYLE KANDIRILIYOR

Bazı yaşlı vatandaşların da termal tesislere götürülme vaadiyle dolandırıcılar tarafından kandırıldığını ve 20-25 bin TL tutarında senet imzalatıldığını belirten Dinç, “Bu tür dolandırıcılık faaliyetleri daha örgütlü gerçekleştiriliyor. Paravan bir şirket kuruluyor ve 10 yıllık termal devremülk satışı yapılıyor. Bu tür dolandırıcılıkta ise hedef odağı yaşlılar. Kaplıcalarda tedavilerini daha rahat sağlayacağını düşünen yaşlılar, bunu gözü kapalı kabul ediyorlar” diye konuştu. M. Emin Yumuşak-Memleket

 

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?