Dökülen takvim yaprakları

Prof. Dr. Ali Akpınar

Yeni bir yıl, masamızı ve duvarlarımızı süsleyen yeni takvimler. Her yeni yıl, bize açılmış yeni bir kredi, bize tanınmış yeni bir fırsat. Bakalım bu krediyi yerli yerince kullanabilecek miyiz, bakalım bu fırsatları gereği gibi değerlendirebilecek miyiz? Herkes dolduruyor günlerini, bakalım bizler günlüklerimize hayırlı ve kalıcı Salih ameller kaydedebilecek miyiz?

Yüce Yaratıcımız, sorumlu tutulan her insana, düşünüp öğüt alacağı ve gereğini yerine getireceği bir süre, bir fırsat bahşetmiştir. Zaten kendisine böyle bir fırsat verilmeyen çocuk yaşta ölenlere ve akıl nimetinden yoksun olanlara herhangi bir sorumluluk yoktur. O zaman onlara söyle deriz: «Öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği kadar bir süre sizi yaşatmadık mı? (35/37)

Yapraklı takvimler vardır, dini içerikli. Yaprağın arkası önü, dinî bilgilerle doludur. Aslında her bir yaprak, yaşadığımız günlere tekabül ediyor. Her bir takvim yaprağı, bizim hayatımıza ayna tutuyor.

Kimi yapraklı takvimler vardır, arkalı önlü doğru ve faydalı bilgilerle doludur. Kimi ise asılsız, boş laflarla doludur. Kiminde hikmetsiz fıkralar ve lüzumsuz bilgi yığınları vardır. İnsanın geçirdiği günler de öyle değil mi?

Şimdi akşamleyin kopardığımız bir takvim yaprağı ile kendi günümüzü mukayese edelim. Takvim yaprağının ön yüzünde ayet ve hadisler var. Peki, bizim günümüzde kaç ayet kaç hadis var. Söz ve davranışlarımız, ne kadar ayet ve hadislere uygun olarak gerçekleşti?

Takvim yaprağında beş vakit namaz vakitlerini bildiren çizelgeler var. Peki, bizim günümüzde bu vakit namazlarından kaçını vaktinde eda edebildik? Günlük olarak her namaz vakti, dakika dakika değişerek bizi dakik olmaya hazırlıyor. Peki biz, taahhüt ettiğimiz sözlerde dakik olabildik mi?

Yaprağın arka sayfasında, tarihe mal olmuş İslam büyüklerinin söz ve hayatlarından kesitler var. Peki, biz bunlardan ne kadar ders alabildik? Ne kadar onlara benzeyebildik? Sahi biz ne kadar tarihe mal olacak söz ve davranış sergileyip arkamızdan geleceklere bırakabildik?

Unutmayalım, her takvim yaprağı bize bir çok şey hatırlatır. Kopardığımız her takvim yaprağı ile, bizim de ömür takvimimizden bir gün eksilmektedir. O halde koparılıp çöpe atılacak günlükler değil, arkamızdakilere yön verecek, onların yollarını aydınlatacak ve bizim de kıyamet günü iftiharla herkese göstermek isteyeceğimiz günlükler hazırlayalım.

Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, «Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!» derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez. (18/49)

Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner. Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: «Mahvoldum» diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer. (84/712)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.