Doğal anıtlarımızdan biri daha

Toroslar’da olmanın en keyifli, en doyumsuz yanlarından biri bir zirveye çıkıp doğudan batıya uzayıp giden dağları, dağları birbirinden ayıran vadileri seyretmektir.

Zeki OĞUZ


GÖKSU IRMAĞI ve YERKÖPRÜ ŞELALESİ


Anamas Dağları'ndan Taşeli Platosu'na kadar yüzlerce tepe, vadi; enginli yüksekli gözlerinizin önündedir. Sonsuz bir boşluk hissine kapılırsınız. Meşeliklerle, ardıçlarla kaplı tepeler, vadiler ürkütür insanı. Oysa kıpır kıpır canlıdır Toroslar. Henüz Yörükler yaylalarına göçmemişlerse bile, her an önünüze bir keklik sürüsü, ürkek bir tavşan çıkabilir. Tepenizde bir kartalın kanat çırpışını duyabilirsiniz. Eğer, bahar ayları gelmişse Toroslar’ın bayramıdır zaten. Vadiler, koyaklar keçi sürüleri, kara kıl çadırlar, yaylasını özlemiş gülyüzlü insanlarla dolar. Bir Karacaoğlan türküsünün ezgisi çalınır kulaklarınıza, yüreğiniz bir hoş olur.


                                  


"Sarı çiçek savran kurmuş oturur,


   Yaz gelince taze otlar bitirir.


   Bir yel eser, rayihasını getirir,


   Güllerin leylağa, karıştığı dağlar."


           


Neredeyse her zirvede, her vadide binlerce yıllık yaşamların izine rastlarsınız. Bozkır Zengibar'da İsaura'dan kalma bir korsan kalesi çıkar karşınıza. Asarlık bağlarının arasında Romalılar’dan kalmış bir sarnıç görürsünüz. Köylüler binlerce yıldır o sarnıcın suyunu içerler, bağlarını sularlar, ama hiç eksilmez sarnıcın suyu. Köyün ortasında Selçuklular’dan kalma ahşap işlemeli, ahşabı görkemli motiflerle süslü bir cami görürsünüz, yıkılmak üzeredir, yüreğiniz burkulur. Vadilerden akan küçük çaylar hem Göksu Irmağı'nı beslerler hem vadi boyunca sıralı bağlara, bahçelere bereket saçarlar.


Bütün dağların, vadilerin, coşa durula akıp giden ırmakların bir anısı vardır bu bölgede yaşayan insanların yüreğinde. Geyik Dağı'nın ise daha çoktur. Geyik Dağı yöre insanının Akdeniz'e ulaştığı bir geçiş noktasıdır. Dönüş kış aylarına rastlarsa çok zorluklar çıkarır Geyik Dağı. Kimini canından eder tipisiyle, boranıyla. Geyik Dağı'nın kuzeyinde Eğrigöl vardır. Konya ile Antalya'nın sınır çizgisinde. Bahar gelince Dedemliler’in, Antalya Gündoğmuşlular’ın yaylacıları ile dolar gölün çevresi. 


Göksu, Dedemli beldesinin sınırları içinde, Eğrigöl'ün hemen yakınlarında doğar. Kimi yerde durgun, kimi yerde deli dolu, kimi yerde düdenlerin içinde yiterek yüzlerce kilometre kat eder ve Silifke yakınlarında 15 bin ha.'lık bir delta oluşturarak Akdeniz'e ulaşır. Göksu deltasında 330 çeşit kuş barınır.


Göksu, Dedemli'den Akdeniz'e kadar görkemli doğa manzaraları oluşturur. Kimi yerde bir düdenin içinde yiter, birkaç yüz metre sonra yeniden gün yüzüne çıkar. Göksu üzerindeki en görkemli doğa oluşumlarından biri olan Yerköprü Şelalesi de böyledir. Çakallar Köyü’nün hemen altında düdene giren Göksu Irmağı, 500 metre sonra gün yüzüne çıkar. Düden yaklaşık yerin 25 metre altında büyük bir mağaradır. Alüvyon üzerine traverten çökelmesi ve daha sonra alttaki alüvyonun Göksu tarafından oyulması sonucu, traverten tabakasının askıda kalmasıyla oluşan Yerköprü Şelâlesi’ni, Çakallar Köyü'nün hemen altında, dağın eteğinden kaynayan Karasu oluşturur. Suyu yoğun karbonat içeren Karasu, çevredeki bağ ve bahçelere bereket saçtıktan sonra şelale olarak Göksu'ya dökülür.


Taşeli platosunun doğu kısımlarını içeren bu bölgede Akdeniz iklimi etkisini gösterir. Bu yüzden yörede her türlü sebze ve meyve yetiştirilir. Aladağlar bölgesi ise bağcılığı ile ünlüdür. Bütün yamaçlar bağlarla kaplıdır. O yüzden bağbozumu günleri haftalarca pekmez ocaklarının dumanı kaplar köylerin üzerini.


Anamaslar'dan Taşeli platosuna kadar vadiler, zirveler doğa ve tarih tutkunları için görsel bir şölen sunar. Özellikle Yerköprü Şelalesi sabah ve öğle saatlerinde o görkemli görüntüsüyle mükemmel fotoğraflar çekmenize olanak sağlar. Bahar ve yaz aylarında sabah tam karşıdan gelen güneş öğle saatlerinde şelâleye dik olarak vurur ve yoğun ışık huzmelerinden gökkuşağı oluşumuna neden olur.


Çevre köylerde, Hadim ve Taşkent ilçelerinde Toroslar’a özgü yapı tarzı büyük oranda korunuyor. Hadim'e adını veren Ebu Said Muhammed Hâdîmî'nin türbesi önemli bir ziyaret yeri. Ayrıca tarih tutkunları için Bolat Yaylası’ndaki Temaşalık Tepesi'nde bulunan Astra antik kenti ve antik tiyatro görmeye değer.


 


Nasıl Gidilir?


 


Yerköprü Şelalesi'ne Güneysınır ilçesi, Habiller Köyü yolu ile gidilebilir. 116 km olan bu Konya - Hadim yolundan gidenler, Kaplanlı Köyü'nden Aladağları aşarak şelaleye inebilirler. Bu yol da Kalanlı Köyü'nden sonra stabilizedir. En uygunu turla gitmektir.


 


Konaklama ve Yemek:


 


Bu yöreye birkaç gününü ayırarak hem çevreyi tanımak hem bol bol fotoğraf çekmek isteyenler, istedikleri bir su kaynağının başında çadır kurabildikleri gibi Hadim ve Taşkent'teki otellerde de kalabilirler.


Belediyeler tarafından işletilen bu oteller her türlü konfora yanıt verecek durumda.


Taşkent'te, otelin hemen yanında, belediyenin alabalık tesisleri var. İsteyenler Sultanpınarı'nın yanındaki parkta, hem yorgunluk çayı içebilir, hem kendilerine mükemmel bir alabalık ziyafeti çekebilirler.


Taşkent'ten sonra Akdeniz'e ulaşmak isteyenler, ülkemizin en zengin florasına sahip Gevne Vadisi'nden ya da Taşeli Platosu'nun ortalarına doğru yolu biraz uzatarak Göktepe'den Akdeniz'e ulaşabilirler.


Göksu Irmağı'nın kaynağını görmek, Eğrigöl çevresindeki yaylacılara bir merhaba demek isteyenler Dedemli yolundan gidebilirler. Dedemli Belediyesi kaynağa yakın bir yerde alabalık tesisleri işletiyor. Burada son bir alabalık ziyafetinden sonra Eğrigöl yaylalarına,  Gündoğmuş ilçesinden Antalya'ya ulaşılır.

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?