Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güler Göçmez, yaptığı açıklamada Konya ve çevresinde obruk oluşumuna yönelik birçok araştırmasının olduğunu söyledi.
Çumra, Karapınar ve Karaman'ın bir bölümünü içine alan karbonik asitçe zengin yer altı sularının kireç taşlarını erittiğini ifade eden Göçmez, ''Bunun sonucunda büyük mağaralar oluşuyor. Zamanla mağaraların boyutları büyüyor ve üzerindeki toprağı taşıyamaz duruma geliyor. Tarla işlenmesi gibi küçük sarsıntılarda ya da yağışlardan sonra aşırı doygunlukta toprak örtü boşluk içine çöküyor'' dedi.
Mağaraların yer altı suyuna kadar ulaşması halinde turistlerin ilgisini çeken tabanında su bulunan doğa harikası obrukların oluştuğunu ifade eden Göçmez, bazı obrukların dibinde su görünebildiğini, bazılarının kuru olduğunu kaydetti.
Obrukların oluştuğu çizgiye bakıldığında yer altı suyunun akım yönünde olduğunun görüldüğünü anlatan Göçmez, şunları söyledi:
''En son Karapınar'da 33 metre derinlikte obruk oluştu. Bu obruğun dibinde su görünüyor. 2000 yılında oluşan Yavşan Obruğu, 54 metrelikti. Oluştuğunda su vardı ama şimdilerde görünmüyor. Obruğun derinliği 5 metre ya da 80 metre olabilir. Bu alt tabakadaki oluşan mağaranın büyüklüğüne bağlı. Yer altı sularının çekilmesi de obruk oluşumunu tetikliyor. Yer altı suyu çekildikçe, taşıyıcı bir kuvvet ortadan kalkmış oluyor. Suyun taşıma gücü ortadan kalkınca da obruk meydana gelebiliyor.''
2006 yılında Karapınar'ın Kurtbasan Yaylası'nda oluşan obruğun evlerin yakınında olduğunu belirten Göçmez, ''Karapınar bu açıdan çok riskli bir bölge. Sadece Karapınar ve çevresinde 100'ün üzerinde obruk bulunuyor. Özellikle Karapınar bölgesinde her an bir yerleşim biriminde obruk oluşabilir. Bunun zamanını ölçüm yapmadan bilmek imkansız'' dedi.
Göçmez, yer altı suyunun akım yönüne göre, Karapınar yerleşim yerleri ve çok yakınlarının ciddi tehlike ve risk altında olduğunu vurgulayarak, ''Karapınar'da bu konuda yapılmış bir çalışma yok. Obruğun önceden sinyali yok, bir dakika sonra bile oluşabilir. Bölgede jeolojik ve jeofizik etütlerle alttaki boşluklar tespit edilmeli ve önlem alınmalı. Belki de yakın zamanda bir mahallenin altında obruk oluşacak. Çalışma ile en azından yerleşim birimleri bölgeden taşınabilir'' diye konuştu.
Göçmez, salma sulamanın toprağı gereksiz yere ağırlaştırdığını ifade ederek, çökmelerin önlenmesi için damla sulamanın benimsenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
aa