MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Orta Doğu'daki gelişmeleri masaya yatırdı. Bölgedeki çatışmaların sadece İran-İsrail ekseninde okunmaması gerektiğini belirten Bahçeli, İsrail'in saldırgan politikalarının Lübnan, Suriye ve Doğu Akdeniz’i kapsayan bir "yangın haritasına" dönüştüğünü ifade etti.
Bahçeli, ABD'nin bölgedeki politikalarını eleştirerek, müzakere masasına "bomba gölgesi" düşüren bir yaklaşımın diplomasi değil, bir şantaj olduğunu dile getirdi. Bölgesel gerilimin Türkiye’nin iç cephesine yönelik sabotaj ihtimallerini artırdığı konusunda uyarıda bulundu.
"Terörsüz Türkiye" Stratejik Bir Zorunluluktur
Bölgesel fırtınalar karşısında Türkiye'nin birlik içinde kalmasının önemine dikkat çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin sadece bir temenni değil, milli güvenlik meselesi olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır" diyen MHP lideri, Cumhur İttifakı olarak bu hedeften asla taviz verilmeyeceğini yineledi.
Bahçeli, Türkiye'nin jeopolitik depremlere karşı korunması için içeride kardeşlik hukukunun tahkim edilmesinin şart olduğunu vurgulayarak, "Suriye ve Irak sahasındaki kırılganlıklar, Doğu Akdeniz'deki hareketlilik ve gerilim kuşağı, ülkemizin iç cephesini sağlam tutmayı zorunlu kılmaktadır" ifadelerini kullandı.
CHP'de "Çift Başlılık" Eleştirisi
Konuşmasının son bölümünde CHP’deki tartışmalara değinen Bahçeli, belediyelerle ilgili gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddialarının partinin genel merkezini çökerttiğini savundu. CHP’nin iki ayrı meşruiyet iddiasıyla karşı karşıya olduğunu belirten Bahçeli, Özgür Özel'e şu sert çağrıda bulundu:
İç gerilimi meydanlara taşımaktan vazgeçilmelidir.
Parti içindeki çatlak, memleket sathına yayılmamalıdır.
Mevki yarışı, demokrasi kahramanlığı gibi servis edilmemelidir.
Bahçeli, CHP yönetimini "kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmakla" suçlayarak, "Motoru yakmadan, direksiyonu kilitlemeden bu gidişata nizam verilmelidir" uyarısında bulundu.