Selçuk Üniversitesi Fen - Edebiyat Fak. Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Mahmut H. Akın, Türkiye’de devletin Ankara’da değil, vatandaşın kafasında büyük olduğunu belirterek “Türkiye ‘devlet baba’ anlayışından biran evvel kurtulmalıdır. Devlet ‘baba’ filan değildir” dedi.
Akça Konak Kültür Merkezi’nde her hafta cumartesi günleri gerçekleştirilen Sivil Toplum Okulu’nda konuşan sosyolog Akın, sivil toplumun Türkiye’de, 19. yüzyılda Jön Türkler ile birlikte ve Abdülhamit iktidarını devirmeye çalışan derneklerle ortaya çıktığına dikkat çekerek “Türkiye’yi Mülkiye, Harbiye ve Tıbbiye’den mezun elit tabaka kurmuş ve yönetmiştir. Sivil toplum Meşrutiyet döneminde çok gelişmişti. O gelenek eğer sürdürülebilseydi bugün çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık” diye konuştu.
Elitist yaklaşımlar ile darbelerin, Türkiye’de demokratik yapılanmanın, sivilleşme ve özgürlüklerin önünü tıkadığını ifade eden Akın, şunları kaydetti: “Türkiye’de, 1964’den itibaren 80’e gelinceye kadar iki şey serbest idi. Futbol takımı tutmak, diğeri de futbol takımı tutar gibi parti fanatizmidir. Bu anlayıştır ki, bir dönem kardeşi kardeşe vurdurmuştur. Bizim bir düşman ve “öteki” üretme alışkanlığımız var. Sivil toplum ise, ötekine tahammülü gerektirir. Sivil toplumu önemsemek açısından ötekine tahammül ve özgürleşmeden söz etmemiz gerekir.”
Türkiye’de darbeye karşı olan, bunun yanında darbe için orduyu göreve davet eden sivil toplum örgütlerinin olduğunu/olabileceğine dikkat çeken Akın, “Darbeci ‘aydın’ olamaz. Darbe isteyen hiç kimseye de ‘aydın’ denilemez” dedi. Akın ayrıca, bizim geleneğimizde devletin kutsandığını ve “devlet baba”nın da buradan kaynaklandığını belirterek şunları söyledi: Türkiye’de devlet Ankara’da değil, vatandaşın kafasında büyüktür. Bizim ‘devlet baba’ anlayışından kurtulmamız gerekiyor. Devlet ‘baba’ falan değildir.
TÜRKİYE ULUSLAR ARASI ARENADA YALNIZ
“Uluslararası Lobicilik Faaliyetleri ve STK’ların Politika Oluşturması” konusu üzerinde duran ikinci konuşmacı SÜ. İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder Kutlu, da, “STK’ların uluslararası gücünün, bağlı oldukları ülke ve devletlerin gücüyle doğru orantılı” olduğunu söyledi.
Kutlu, sivil toplum kuruluşlarının şeffaf ve yasal bir yapıya sahip olmaları gerektiğinin altını çizerek “STK’lar vatandaşın üzerinde, devletin altındadır. Ve her ikisinden de etkilenebilir. Amerika ve İngiltere gibi ülkelerde zayıf devlet, güçlü toplum oluşmuştur. Bizde ise güçlü devlet ve zayıf toplum söz konusudur. Bizde devlet kıskançtır. Sivil topluma sıcak bakılmaması bu açıdan gayet normaldir. Siyasi talep söz konusu olduğu zaman devlet, STK’lara nötr davranabilmektedir” diye konuştu.
Kutlu ayrıca, uluslararası lobi oluşturmada STK’ların aktör rolü oynadıklarına işaret ederek Türkiye’nin, Ermeni ve Kıbrıs gibi haklı olduğu meselelerde güçlü lobiler oluşturamadığı için uluslararası arenada yalnız kaldığına dikkat çekti. Memleket
--