Türkiye'nin en değerli sulak alanlarından olan Eşmekaya Sazlığı, devletin baraj kurma ısrarının kurbanı oldu. Yöre köylülerinin karşı çıkmasına rağmen 1996'dan beri devam eden baraj projesi, yaklaşık 16 milyon YTL'lik yatırımın ardından iptal edildi. Uzman görüşleri ve raporlara rağmen devam ettirilen barajın inşaatı daha bitirilemeden durduruldu. Bir zamanlar 158 çeşit kuş türüne ev sahipliği yapan Eşmekaya, şimdi çöl olma tehlikesiyle karşı karşıya. Sulu tarım hayaliyle yıllarca para harcanan Aksaray ili sınırlarındaki Eşmekaya Barajı, su birikmediği için yarım bırakıldı. Dogal zenginliğin kaybedilmesi bir tarafa, eskiden olduğu gibi hububat, meyve, sebze ve alabalık yetiştiremeyen yöre halkı geçim sıkıntısı çekiyor.
Eşmekaya Sulama Kooperatifi Başkanı Hasan Hüseyin Aygün, kuraklıktan önce beldelerinden saniyede bin 400 metreküp su çıktığını hatırlatarak, DSİ'nin baraj kurma çalışmaları sonrası Eşmekaya Sazlığı'nın kuruduğunu belirtiyor. Aygün, önemli kuş alanı özelliğindeki 110 kilometrekarelik sulak alandan geriye büyük bir su çukuru kaldığına dikkat çekiyor.
Eşmekaya Sazlığı çevresinde bulunan Büğet Köyü Muhtarı Mehmet Özgan, "Biz gözümüzü bu topraklarda açtık. Eşmekaya Barajı'nın su tutmayacağını buraya gelen dönemin enerji bakanına bile anlatmaya çalıştık. Hiçbir yetkili köylüyü dinlemedi. Şimdi sonuç ortada" diyor. Yeşiltömek Köyü Muhtarı Recep Ergin, baraj inşaatı başlamadan önce Devlet Su İşleri (DSİ) yetkililerine başvuruda bulunduklarını ancak "Köylü ne bilecek" cevabını aldıklarını anlatıyor.
Dönemin devlet görevlileri tarafından dikkate alınmayan köylüler, çölleşmeye başlayan Eşmekaya'da yaşam mücadelesi veriyor. Yıllar önce her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bölgede, tarıma dayalı yöre ekonomisi can çekişiyor. Büget Köyü Muhtarı Özgan, 1990'lı yıllarda 200 haneyi bulan köyden her geçen yıl onlarca ailenin göç ettiği bilgisini veriyor. Köydeki hayvan sayısında da azalma olduğuna dikkat çeken Özgan, "Hayvancılık yapamıyoruz. Kavaklıklar kurudu, balık üretecek su kalmadı, hububat, kayısı, kavun, elma ve armut da yetişmiyor. Çok zor durumdayız." diyor. Eşmekaya'da çirtçilik yapan Recep Pehlivan, sazlıklardan geçimini sağlayan binlerce insanın büyük mağduriyetler yaşadığını anlatıyor.
DSİ yetkilileri, 1993 yılında yatırım kapsamına alınan Eşmekaya Barajı Projesi için şimdiye kadar bugünün fiyatlarıyla 16 milyon YTL harcandığı bilgisini veriyor. Yetkililer teknik olarak belirlenen bu rakamın devlete yükünün ise on kat daha fazla olduğunun altını çiziyor. Devlet Su İşleri 4. Bölge Müdür Yardımcısı Mevlüt Pınarkara, Eşmekaya Projesi Planlama Raporu kapsamında, inşaatın yapımından tek taraflı olarak vazgeçildiğini kaydediyor. Müteahhit firma ve DSİ'nin işi feshettiğini açıklayan Pınarkara, "Şimdiye kadar devam ettirilen projenin 1 Haziran itibariyle tasfiye kararı çıktı. Baraj inşaatı şimdi olduğu haliyle aynen kalacak." diyor. Pınarkara, sazlığın baraj projesi nedeniyle değil, bilinçsiz sulama ve ruhsatsız kuyular nedeniyle kuruduğunu dile getiriyor. Pınarkara, baraj inşaatına başlanmasıyla eşzamanlı olarak sazlığın kurumasını yağış rejimiyle açıklıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca 1992'de sit alanı ilan edilen Eşmekaya Sazlığı, 1994'te bölgedeki 4 bin 500 hektarlık alan Çevre ve Orman Bakanlığı'nca 'Yaban Hayatı Koruma Sahası' kabul edilmişti. Koruma statülerine rağmen, yasalara aykırı baraj inşaatına 1995 yılında başlandı. 1996 yılında baraj projesinin devamı için Enerji Bakanlığı'nca sit alanı kararına iptal başvurusu yapıldı. Konya Havzası'nda 'Dünya Kuş Gözlem Alanı' statüsünde bulunan sazlık, 1999'da Konya İdare Mahkemesi'nin aldığı kararla hukuken sit alanı özelliğini yitirdi. İnşaat, 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nın, 1999 yılında da Çevre ve Orman Bakanlığının olumsuz görüşlerini bildirmelerine rağmen devam etti. Eşmekaya Barajı Projesi'ne ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı'nca hazırlanan raporda, "Tüm bitki örtüsünün yok olmasına ve alanın ekolojik karakterinin bütünüyle değişmesine yol açacak olan bu projenin ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir." ifadesine yer verilmişti. 1997 yılında WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) inşaatın yasalara aykırı olduğu, bölgede halihazırda yeterli miktarda su bulunmadığı ve projeden beklentilerin gerçekçi olmadığı kaygısı ile projenin durdurulması için mahkemeye başvurmuş ancak mahkeme başvurusu red edilmişti.
İç Anadolu'da Tuz Gölü'nün güneyinde yer alan Eşmekaya Sazlığı'nda 10 yıl öncesine kadar eşsiz bir ekolojik alan bulunuyordu. Anadolu'nun en önemli kuş ve bitki alanlarından olan bölgede, tarım amacıyla yeraltından kaçak su çekilmesi ve kuraklık, Eşmekaya'nın tamamen kurumasına neden oldu. Sadece bu bölge değil, sulama, drenaj ve baraj projelerinin uygulanması nedeniyle Tuz Gölü, Ereğli ve Sultan Sazlığı gibi birçok koruma statüsüne sahip Orta Anadolu'daki sulak alanlar, çölleşme tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor. Musa Kirazgiller